GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:33
Tarih:15.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve çok kıymetli haklarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın Bakan, gençler ölüyor, çocuklar ölüyor Sayın Bakan. Sayın Bakan, uçmuş! (DEM PARTİ sıralarından gülüşmeler!) Gençler ölüyor, çocuklar ölüyor! Biz eskiden uyuşturucu meselesini konuştuğumuzda gençlerden bahsederdik, gençlerin nasıl uyuşturucu batağına düştüğünden bahsederdik. Ama şimdi ne yazık ki üzülerek söylüyoruz, uyuşturucu artık çocukların kullanımında, 12 yaşa kadar düşmüş Sayın Bakan, 12 yaşa kadar; gerçekten bu, bizler için çok acı verici bir şey.

Değerli milletvekilleri, bu ülkenin gençleri göz göre göre uyuşturucunun ağlarına çekiliyor, sokaklar zehir tacirlerine bırakılmış durumda. Ama bu bütçede sosyal politika yok, önleyici çalışma yok, bağımlılıkla mücadele merkezlerinde gerçek bir yatırım yok çünkü iktidar sorunu kaynağından çözmek yerine, polisiye görüntülerle başarı hikâyesi yazıyor. 15 yaş üstü nüfus içerisinde madde kullanımı sayısı yaklaşık 2 milyon kişidir; bu, Sağlık Bakanlığının son yayımladığı veridir. Peki, Bakanım, siz ne diyorsunuz? Geçen yıl Plan ve Bütçe Komisyonunda Sayın Bakanın uyuşturucuyla ilgili paylaştığı verileri aktarıyorum size: 41 bin operasyon, 30 bin kişi yakalanmış, 81 ton uyuşturucu ele geçirilmiş. Peki, bu yıl ki bütçede 50 bine yakın operasyon, 35 bin kişi yakalanmış, 42 ton uyuşturucu ele geçirilmiş.

Sayın Bakan, aslında ortada bir operasyon falan yok, ortada bildiğiniz bir şov var. Ben avukatlığımdan biliyorum, size aktarayım: Her gelen Emniyet müdürü ilk geldiği zaman basına manşet geçiyor: Falan ilde uyuşturucu operasyonu: Bu kadar kişi gözaltına alındı, bu kadar kişi tutuklandı. Peki, tutuklanan kişiler kim? Yakalanan uyuşturucu miktarı ne kadar? Bunları biliyor musunuz? Her birinde içimlik, birer gram, ikişer gram yakalanıyor ama kameralara, basına bir şov yapılıyor, "müthiş bir uyuşturucu operasyonu" diye lanse ediliyor, aslında ortada uyuşturucu falan yok. Onlara da operasyon yapılsın, içicilere de yapılsın, herkesin içmesine engel olunsun ama işin kaynağına inmediğiniz sürece bu operasyonlar boştur. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Uyuşturucu kaynağına inilmediği sürece, baronlara, çetelere müdahale edilmediği sürece yaptığınız bütün şovlar boştur. Eğer gençlerin işsizliğine, yoksulluğuna, geleceksizliğine, dokunamıyorsanız; torpilde, liyakatsizlikte ısrar ediyorsanız; okuldan kopuşu, barınma sorununu, mahalledeki derinleşen yoksulluğu görmezden geliyorsanız yaptığınız tek şey istatistik makyajlamaktır.

Değerli milletvekilleri, bir diğer konu ise göç ve geri gönderme merkezlerindeki hak ihlalleridir. Göç meselesi yıllardır bu ülkenin üzerine boca edilen plansızlığın, denetimsizliğin ve siyasi hesaplarla yürütülen kirli pazarlıkların en görünür alanı hâline gelmiştir. İçişleri Bakanlığının bu konudaki uygulamaları ne güvenliği sağlamış ne toplumsal huzuru korumuş ne de insan haklarını gözetmiştir. Milyonlarca insanı belirsiz statülerde yıllarca tutan ve toplumdaki gerilimi bilinçli olarak tırmandıran bu yaklaşım hem insani hem siyasi açıdan iflas etmiştir. Bu ülkede milyonlarca göçmen belirsiz statülerde tutuluyor. Aynı zamanda bu ülkede binlerce genç umutsuzluk nedeniyle göç yollarına düşüyor. Bingöl nüfusuna kayıtlı 23 yaşındaki Taner Balat bu gençlerden sadece birisi. Aylardır kendisinden haber alınamıyor. Ailesi kapı kapı dolaştı, iktidar ise tek bir açıklama dahi yapmıyor. Ne göçmenlere dönük şeffaf bir politika var ne de ülkeyi terk etmek zorunda kalan, sınırların belirsizliğinde kaybolan gençlerin ülkede kalmasını sağlayacak bir mekanizma var. Göçmenleri suçlu gibi gösteren, toplumu kutuplaştıran söylemler var ama çözüm yok. DEM PARTİ olarak açıkça söylüyoruz: Siz göçü yönetemiyorsunuz. Göç üzerinden siyaset üretiyor, kriz yaratıyor, sonra da o krizi kendi sorumsuzluğunuzdan kaçmak için kullanıyorsunuz. Bu bütçe de bu sorumsuzluğun devam edeceğini gösteriyor.

Sayın Başkan, bu ülkenin İçişleri Bakanlığı toplumdaki korkuları yönetmeyi güvenlik politikasının sanan bir anlayışla hareket ediyor. İnsan hakları yük, sosyal politikaları gereksiz, şeffaflığı tehdit olarak gören bir zihniyet bu bütçeye damgasını vurmuş durumdadır. Bizler ekmek ve barış için bütçe diyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Devamla) - Ekmeğin ve barışın olduğu bir bütçede silaha, savaşa, nefrete, hak ihlallerine yer olmayacağını savunuyoruz.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)