GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:33
Tarih:15.12.2025

YENİ YOL GRUBU ADINA ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) - Sayın Başkan, Sayın Bakanlar, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Dün dava kardeşimiz, Kocaeli Milletvekilimiz, Hasan Bitmez'in vefat yıl dönümüydü, bugün defnedilmişti. Ben Hasan Bitmez kardeşimize Allah'tan rahmet diliyorum, mekânı cennet olsun, makamı ali olsun diyorum. Bu kürsüde hakikati savunduğuna hepimiz şahitlik ettik ve inanıyoruz ki şehadet makamına kavuşmuştur.

Bugün ekonomi başlığını konuşuyoruz. Şu gördüğümüz tabloda gençliğin çöküşü vardı evvelsi gün, dün ailenin çöküşü, bugün de ekonominin çöküş tablosudur. Son on yılda faiz giderleriyle birlikte bütçe açığı büyümüş, faiz giderlerinin merkezî yönetim bütçe giderleri içerisindeki payı yüzde 15'e ulaşmıştır. Son yirmi üç yılda faize ödenen miktar dolar cinsinden 680 milyar dolar, sadece 2025 yılında 54 milyar dolardan fazla faiz ödemesi gerçekleşmiştir. 54 milyar dolar güncel kurla yaklaşık 8,7 milyon kişinin bir yıl boyunca asgari ücretine denktir. 54 milyar dolarla İstanbul'da 1 milyon 500 bin adet konut yapmak mümkündür. Faiz, hazinede biriken alın terini, emeği, 86 milyon insanın nafakasını yutan bir kara deliğe dönüşmüş vaziyettedir.

Gelirlerinin yüzde 85'i vergi gelirlerinden oluşan bu bütçede bu tablo aynı zamanda milletin emeğinin nasıl sömürüldüğünü gösteren açık bir vesikadır. Evet, çoğunuz hatırlayacaktır, bu konuda dillere pelesenk olan bir cümle vardır "Vatanı satmak yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle, ülkenin kaynaklarını heba etmekle olur." Dün bu sözleri söyleyenler, bugünkü çöküş tablosunun mimarlarıdır. Kaynaklar, heba olmaktadır. Bugün bankaların her yıl kâr rekorları kırdığı modern bir tefecilik düzeni işlemektedir. Toplum hızla yoksullaşmaktadır. Her iki aileden birinin hane gelir toplamı yoksulluk sınırının altındadır. Oysa taşı toprağı altın, toprakları verimli, insanı çalışkan bu memleket, dünyada yoksulluğun en son yaşanacağı yer olmalıdır. Enflasyon, TÜİK verileriyle bile yüzde 32 oranlarındadır. Ancak enflasyonun gerçekte çok daha yüksek olduğu açık ve nettir. TÜİK eliyle milyonlarca maaşlı çalışanın hakkı aleni gasbedilmektedir.

Şimdi "Ücretlere ne kadar zam yapılacak? Asgari ücret, emekli aylığı ne kadar olacak?" tartışmaları yapılıyor. Asgari ücret ve emekli aylığı bugün sefalet ücreti hâline gelmiştir. Bugün asgari ücrete yüzde 35, emekli aylığına yüzde 90 zam yapsanız dahi açlık sınırını geçmiyor; açlık sınırı, 30 bin lirayı aşmıştır. İnsanca yaşam için adil bir artış yapılmalıdır. Maaşlı çalışanları yoksullaştıran bu düzeni kabul edemeyiz.

Sayın Bakanlar, değerli milletvekilleri; çoğu vatandaşımız ne kadar vergi ödediğinin farkında bile değildir. Vergilendirilmeyen bir alan bırakmama hedefinize doğru emin adımlarla ilerlemektesiniz. Bir vatandaş, maaş aldığında, kira geliri elde ettiğinde, serbest meslek icra ettiğinde ya da ticaret yaptığında gelir vergisi öder. Markete gittiğinizde, kıyafet aldığınızda, fatura ödediğinizde, ulaşım kullandığınızda katma değer vergisi yani kısa adı KDV ödersiniz. Akaryakıt, otomobil, cep telefonu, internet için özel tüketim vergisi, ÖTV, vardır. Hatta, bu vergilerde, bir de verginin vergisi yani ÖTV'nin KDV'si alınır. Özel iletişim vergisi, emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, veraset ve intikal vergisi, değerli konut vergisi, damga vergisi; pasaport, ehliyet, tapu, noter işlemlerinde harçlar, ithal edilen ürünlerde gümrük vergileri ödenir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) - Biz bunları ifade ediyoruz ancak emin olun ki o kadar çok vergi kalemi var ki çoğunun adını dahi bilmiyoruz.

Vergide adalet, ücretlerde adalet, paylaşımda adalet şiarınız olmalıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)