| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Şimdi, Özlem Hanım'ı ben dikkatle dinledim, kendisi avukat bir arkadaşımız aynı zamanda da hemşehrim.
Şimdi, önce bir şeye açıklık getirmek isterim: Ben hiç kimseyi tahkir edici, onun hakkını yiyici bir pozisyon almadım bugüne kadar bundan sonra da almam. Geçen sefer ne olduğunu da anlatmak isterim, bu kadar net anlatacağım size. Evet, ben geçen sefer hem ilgili bakanlıklar konusunda hem de mülakatlar ve işe almalar konusunda sonu "Utanmıyor musunuz?"la biten en az 10 tane cümle kurdum. Bence onların tamamı da utanmayı gerektiren eylemlerdir. Birisi o görüşte olur, birisi o görüşte olmaz. Ben sizin "Utanmıyoruz, bundan neden utanalım?" demenizi mülakat için almadım, genel olarak bir şey söylediniz.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Bunu söylemeniz çok iyi oldu.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - İzin verin bitireyim.
Fakat bu, bir siyasetçi olarak sizin sorumluluğunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Onların hangisine utanıyorum, hangisine utanmıyorum dediğinizi ben ayırmam. Ayrıca, sizi temin etmek için söylerim ki ben, onu sosyal medyaya koymadan evvel, çok sayıda sitede o, şakır şakır yayınlanmaya başlamıştı. Biz, siyasetçi olarak hangi söz dizimimizi ne zaman ve nerede koymamız gerektiğine dikkat etmek zorundayız. Dolayısıyla, benim size bir haksızlığım yok ama böyle bir ortamın ortaya çıkması benim arzu edeceği bir şey değildir, bunu söyleyeyim. Şunu da söyleyeyim: Bütün bunlar, benim burada fikirlerimi açıkça söylememe ve utanılması gereken olayları açıkça "Utanmıyor musunuz?" diye bitirmeme engel olmaz. Birileri gidip Trump'tan talimat alıyorsa, bu utanılacak bir şeydir, ben de bunu söylerim.
Kayıt alma meselesine gelince...
MUSTAFA HAKAN ÖZER (Konya) - Yalan söylüyorsunuz!
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Arkadaşlar, izin verin de birbirimizi anlayalım.
Burada cep telefonlarıyla herkes kayıt yapıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez açıyorum, lütfen...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Kayıt yapmayan hiç kimse yok, kimse de "Niye kayıt yapıyorsun?" falan diyemez çünkü kamusal bir alan. Siz kayıt yapıyorsunuz, biz de kayıt yapıyoruz. Ben şimdi kayıt yapmışım "Vay, niye kayıt yapıyorsunuz..." Bunun bir anlamı yok.
Son olarak da şunu söyleyeyim: Arkadaşlar, ben bütün siyasi tablolarımdan uzak bir şekilde İstanbul'a, İstanbul'un tarımını kurmak için gittim, yalnızca sekiz ay orada görev yaptım ve o sekiz ayın sonrasında İstanbul'da çiftçi sayısının arttığı bir başarı ortaya çıktı; döndüm, geldim. Şimdi size bir şey söylüyorum, bırakın bunların hepsini, ben bir şey söyledim: Bütün mal varlıklarımızı MASAK'ın araştırmasına yönelik kanun teklifi verdim, gelin, bütün milletvekilleri buna "evet" deyiverin, bu sorunları kökten çözelim. Var mısınız?
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Varız, yapalım, ben imzalarım.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Hadi, varsa biriniz "evet" deyin ve bunu kökten çözelim.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Zaten veriyoruz ki biz, mal varlıklarımızı biz veriyoruz, tescil ediyoruz milletvekili olurken.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - İki: Ben, bu memlekette beş yıl Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yaptım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Son kez uzatırsanız, bitiriyorum.
BAŞKAN - Son kez buyurun.
TUBA KÖKSAL (Kahramanmaraş) - 4'üncü dakika Başkanım.
NURETTİN ALAN (İstanbul) - Sayın Başkanım, yarım saat daha uzatın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Üç yıldır da Grup Başkan Vekilliği yapıyorum. Yedi sülalemden bir tek kişi CHP'li belediyelerde çalışmıyor. Varsa aranızda "Benim yedi sülalemden bir kişi AKP'li belediyelerde çalışmıyor." diyen, çıksın söylesin.
MEHMET BAYKAN (Konya) - Rektörler ne oldu Gökhan Bey, rektörler? CHP'li rektörler ne oldu?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bu işler böyle tavır koyarak ve tavır koyduğun gibi yaşayarak anlatılabilecek işlerdir. Öyle yaşıyoruz, öyle yaşamaya da devam edeceğiz.
Teşekkür ederim.