| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA KADİM DURMAZ (Tokat) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri, Sayın Bakanlarımız, kıymetli bürokratlar; Millî Eğitim bütçesinin 2026 yılında ülkemizin olumsuzluklarını gideren bir bütçe olması noktasında görüşlerimi paylaşacağım.
Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Eğer Cumhur Reisi olmasaydım Mili Eğitim Bakanı olmak isterdim." dediği kadar önemli bir Bakanlık. İşte, Ata'mızın da bu denli önem verdiği cumhuriyetimizin teminatı Millî Eğitim bütçesini konuşmak hepimizin ödevi, vicdani bir mesuliyeti. Mili Eğitim Bakanlığı bütçesi yalnızca rakamlarla değil çocuklarımızın yaşam hakkı, eşit eğitim hakkı, laik ve kamusal eğitimin geleceği açısından belirleyici bir belgedir. Bugün burada yalnızca bir Bakanlığı değil ülkemizin öğretmenlerini, velilerini, gençlerini ilgilendiren hayati bir meseleyi konuşacağız. Millî Eğitim Bakanlığı ne yazık ki uzun süredir eğitimi yönetemiyor. Ortada vizyondan, istikrardan, güvenden yoksun her yıl değişen müfredatlar; sürekli oynanan sınav sistemleri, liyakat yerine sadakatin esas alındığı kadrolar eğitim sistemini bir belirsizlik alanına dönüştürmüştür. Bakanlık bütçesi bu yıl yüzde 34 artış göstermiştir ancak bu artışın dağılımı eğitim sistemimizin hangi önceliklerle yönetildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu bütçede engelliler yok, okula aç giden çocuklar yok, hayat boyu öğrenme yok; güzel sanatlar, spor okulları yok. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2002'de yüzde 0,35'ken Sayın Bakanım, bugün yüzde 0,23'e gerilemiştir. Öğrenci başına yapılan harcama OECD ülkeleri ortalamasının ancak dörtte 1'i kadardır, çocuklara reva gördüğünüz bütçe bu.
Değerli milletvekilleri, Atatürk "Eserinin üzerinde imzası olmayan yegâne sanatkâr öğretmendir." diyor. İşte siz bu saygın mesleği ücretli öğretmenlikle, atanamayan öğretmenlerle, özel okul öğretmenleriyle ve öğretmenliğiyle itibarsızlaştırdınız. (CHP sıralarından alkışlar) Buradan açıkça ifade ediyorum: Öğretmeni geçim derdiyle baş başa bırakan sistem nitelikli bir eğitim üretemez.
Gelelim velilere. Bugün milyonlarca veli devletin vermesi gereken eğitimi özel dersle, kursla, borçla tamamlamaya çalışmaktadır. Bugün kamu okullarındaki imkân farkları büyümüştür, fırsat eşitliği ağır bir yara almıştır. "Okullarda bir öğün ücretsiz yemek." dedik, kanun teklifini reddettiniz "Bari Cumhuriyet Halk Partili belediyelere izin verin." dedik, onu da reddettiniz. 3,5 milyon çocuk açlıkla mücadele ederken okullarımızda hâlâ bir öğün ücretsiz yemek, suya erişim, hijyen, yardımcı personel gibi en temel haklarda maalesef hizmet alınamıyor. Veliler "Benim çocuğum neden geri kalıyor?" diyor. Cevap nettir çünkü Millî Eğitim Bakanlığı eşitliği değil ihmali büyütmüştür.
Ve gençler... Gençlerimiz yorgundur, gençlerimiz kaygılıdır, gençlerimiz ülkemizde değil başka ülkelerde gelecek aramaktadır. (CHP sıralarından alkışlar) On iki yıl boyunca çocuklarımızı sınavdan sınava sürüklediniz, ezberi dayattınız, eleştirel düşünceyi dışladınız. Sonuçta diploması var ama işi yok, umudu var ama yarını belirsiz bir gençliği ortaya çıkardınız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu, sıradan bir kader değil; bu, yanlış tercihler ve AK PARTİ'nin yirmi üç yıldır çalışılmış bir pozisyonunun sonucudur. (CHP sıralarından alkışlar) Eğitim ideolojik değil, bilimsel bir alan olmak zorundadır. Millî Eğitim Bakanlığı siyasi kadrolarla değil, liyakatli kadrolarla yönetilmelidir. Biz, köy okullarının yeniden açıldığı, MESEM'lerde çocukların ölmediği, öğretmenin hak ettiği ücretini aldığı, velinin çocuğu için borçlanmadığı, her çocuğun eşit ve nitelikli eğitime eriştiği bir eğitim sistemi istiyoruz; her gencin geleceğini ülkemizde kurabildiği, laik, bilimsel, çağdaş bir eğitim sistemi istiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KADİM DURMAZ (Devamla) - Ve son olarak şunu ifade ediyorum: Eğitim çökerse devlet çöker, gençliğini kaybeden bir ülkenin geleceği olmaz. Millî Eğitim Bakanlığını öz eleştiriye, gerçek reformlara ve sorumluluk almaya davet ediyorum. Eski bir öğretmen olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu ülkenin öğretmenlerini, velilerini, gençlerini geleceğe hazırlama noktasında mücadeleye devem edeceğiz diyorum ve yine de bir öğretmen olarak hatırlatıyorum ve notunuzu veriyorum Sayın Bakanım: Millî Eğitim Bakanlığını sınıfta kalmıştır. (CHP sıralarından alkışlar)