GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:32
Tarih:14.12.2025

CHP GRUBU ADINA SELMA ALİYE KAVAF (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçeyi konuşurken yalnızca kâğıt üzerindeki rakamlara değil gerçek hayatta insanlara dokunup dokunmadığına bakmak gerekir. Bakanlık aileyi korumayı ve güçlendirmeyi hedeflediğini söylüyor. 2026 için boşanma hızını binde 1,7'ye düşürme hedefi geçen yılın hedefiyle aynıdır; 2025'te bu oran binde 2,18 olarak gerçekleşmiştir. Aynı hedefleri tekrar etmek strateji değil, çözüm üretilemediğinin açık ifadesidir.(CHP sıralarından alkışlar) Boşanmanın temel nedenlerine baktığımızda ekonomik yetersizlik ilk sıradadır. Türkiye'de ev kurmanın maliyeti bir asgari ücretlinin en az beş yıllık geliriyle bile karşılanamaz durumdadır. Ortalama kiralar birçok şehirde asgari ücreti aşmıştır. Böyle bir ekonomik tabloya rağmen "Aile birliğini koruyoruz." demek gerçeklerle bağdaşmayan bir söylemdir. (CHP sıralarından alkışlar)

Aileyi tehdit eden bir diğer başlık bağımlılıklardır. Yeşilay verilerine göre bağımlılık başvurularının yüzde 34'ü kumar kaynaklıdır ve başvuranların yüzde 97'si erkektir, kumara başlama yaşı 15'e düşmüştür. Bu tablo sadece bağımlılık değil, aile içi yıkım, gelir kaybı, iletişim kopukluğu, şiddet ve boşanmanın yapısal sebebidir. Türkiye'de 9,1 milyon 65 yaş üzeri yurttaş vardır ve bunların yaklaşık 1,2 milyonu hâlâ çalışmaktadır. Bu çalışma aktif yaşlanma tercihi değil, geçinme zorunluluğudur. En düşük emekli maaşı 16.880 lira, TÜRK-İŞ yoksulluk sınırı ise 92.547 lira. Aktif yaşlanma pazarda tarlada ya da güvenlik kulübesinde çalışmak değildir. Aktif yaşlanma sosyal hayata katılım, sağlık, bakım hizmeti, güvenli yaşam ve onurlu bir emekliliktir.

Bu bütçede yaşlı yoksulluğunu azaltacak, bakım hizmetlerini yaygınlaştıracak, yaşam kalitesini yükseltecek bir politik çerçeve olduğunu söylemek çok zor. (CHP sıralarından alkışlar)

Çocuklara gelirsek, Bakanlık, ailesi yanında desteklenen çocuk sayısını 2025'te 195 bin, 2026'da yine 195 bin olarak öngörmektedir. Oysa Türkiye'de 7 milyon 39 bin çocuk yoksuldur. 5,4 milyon çocuk gıda yoksulluğu yaşamaktadır. 195 bin çocuğa ulaşıp 6 milyon 700 bin çocuğu yok saymak vicdanlara sığmaz. Bu rakamlarla çocuklar ülkenin geleceği değil, maalesef yoksulluğun aynası hâline gelmiştir.

Engellilere gelince "Kamu kurumlarında engelli memur sayısı 81.600'den 82 bine çıkacaktır." deniyor. 400 kişilik artış engelli istihdam politikası olamaz. Erişilebilirlik hâlâ bir sorun olarak duruyor; rampa olmadığı için binaya giremeyen, asansör olmadığı için katlara çıkamayan insanlar vardır.

Şehit yakınları ve gaziler için bütçede "yüzde 100 yararlanma hedefi" ifade edilmektedir. Şehit yakınları ve gazilerimizi "yararlanan" diye tanımlamak doğru değildir. Onlar bu hakların sahibi ve devletin onurudur. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, sosyal yardımların millî gelir içindeki payı 2025'te yüzde 1, 2026 hedefi yüzde 1,2'dir. Emekli ödemeleri hariç sosyal korumaya ayrılan toplam kaynak millî gelirin yüzde 3,4'üdür. Almanya'da bu oran yaklaşık yüzde 16'dır.

Bu bütçeyle iktidar yoksulluğu azaltmıyor, yalnızca yönetiyor üstelik yardımların önemli kısmı ayni yardımlardan oluşmaktadır gıda kolisi, yakacak, dönemsel destekler. Oysa insanların ihtiyacı kalıcı gelir desteği ve onurlu yaşam hakkıdır. Türkiye'de yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik ekonomik terim olmaktan çıkmış insanların kaderi hâline gelmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SELMA ALİYE KAVAF (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bu bütçe aileyi güçlendirmiyor yalnız bırakıyor, yaşlıyı aktif yaşama değil yeniden çalışmaya mecbur bırakıyor, çocukları korumuyor, yoksulluğu istatistiğe dönüştürüyor, sosyal yardımı güçlendirmiyor. Oysa devlet vatandaşını istatistik olarak değil insan olarak görebildiği ölçüde güçlüdür. (CHP sıralarından alkışlar)