| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA AYLİN YAMAN (Ankara) - Sayın Bakanlar, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün konuştuğumuz bütçe, teknik bir metin gibi görünebilir; sayfalarca tablo, yüzlerce rakam ama gerçekte bu bütçe bir ülkenin vicdanıdır çünkü Aile Bakanlığının bütçesi, bir çocuğun gelişimini, bir kadının yaşam hakkını, bir engelli bireyin bağımsızlığını, bir yaşlının onurunu doğrudan belirler. Dolayısıyla, bugün tartıştığımız şey yalnızca parasal bir dağılım değildir, bu ülkenin en kırılganlarını ne kadar sahiplendiğimizdir. Bir ülkenin geleceğinin nerede durduğunu anlamak isterseniz, çocuklarının nasıl yaşadığına, Korunmaya muhtaç çocuklara nasıl sahip çıkıldığına bakın. (CHP sıralarından alkışlar) Bir çocuğun gıdaya erişememesi, biz bütçede görmesek bile çocuğun büyüme eğrilerinde, öğrenme güçlüğünde görülür; enerjisi yüksek, besin değeri düşük gıdalarla beslenirken çocukluk obezitesinde görülür. Erken çocukluk döneminde yapılan her 1 birimlik yatırımın gelecekte 7 birim olarak topluma geri döndüğünü biliyoruz. Yani bugün bir çocuğun beslenmesine, bakımına, okul öncesine bütçe ayırmak bir maliyet değil en güçlü yatırımdır. Bu nedenle, bütçenizdeki gibi her yıl sadece bir çocuk bakım evi açmak ya da her yıl sadece bin çocuğa destek vermek yeterli değildir.
Gelelim kadınlara. Kadına yönelik şiddet, bu ülkenin en derin yarasıdır. Her şiddet olayı bir evde değil aslında tüm toplumun ortak vicdanında yaşanır. Bugün bir kadının maruz kaldığı şiddet acil servise bir kırık olarak yansır ama yaşamına bir travma olarak kazınır. (CHP sıralarından alkışlar) Ruh sağlığını, iş hayatını, çocuklarıyla ilişkisini ve toplumla bağını derinden etkiler. Yılda sadece 1 adet artırma hedefi koyduğunuz ve adına "konukevi" dediğiniz sığınmaevlerini yüzlerce kadının öldürüldüğü bu ülkenin bütçesinde öne çıkan bir hedef olarak görmeliydik.
Engelliliğe gelecek olursak, gerçek sayıları bile belli değildir, bunun için bir çaba da yoktur. 2026 yılı bütçenizde sadece 20 engellinin hizmet alacağı tek bir adet rehabilitasyon merkezi açılması hedeflenmektedir. (CHP sıralarından alkışlar) Oysa rehabilitasyon en önemli konudur, erken müdahale geciktiğinde ileride daha ağır bakım yükleri ortaya çıkmaktadır. Yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamında bulunamayan, iş gücüne katılımı düşük kotalarla sınırlandırılan, emeklilik hakları bir gecede ellerinden alınabilen, kısacası bağımsız yaşam hakkı olmayan ve bütçede buna dair hiçbir destek göremediğimiz bir gruptur. Öyle bir bütçedir ki zaten son derece hakkaniyetsiz bir yöntem olan hane bazlı gelire bakılarak alınan engelli aylığını alan kişi sayısının düşürülmesi hedeflenmektedir bu bütçede.
Son olarak yaşlılarımız zamanın yükünü taşıyanlar. Bugün Türkiye'de artan yaşlı nüfus yalnızca demografik bir veri değil bakım ihtiyacının, yalnızlık riskinin ve sağlık yükünün de artışının bir göstergesidir. Yaşlı yoksulluğu dünyanın en sessiz ama en ağır yoksulluğudur. 1 milyon 750 bin yaşlımız tek başına yaşamaktadır ve bu grup yoksulluğu en derin hisseden gruptur. Kadın yaşlılarımızın yüzde 20'si hâlâ okuma yazma bilmez ve bütçede buna yönelik bir hedef görmeyiz. Yaşlımıza evde bakmak önceliktir elbette fakat bakımevi ihtiyacı da artmaktadır, oysa huzurevlerinin yüzde 60'ı özeldedir. Ailelerin artan bakım yükü çoğu zaman kadınların omuzlarındadır ve bunun için yıllardır orta vadeli planda bahsi geçmesine rağmen bakım sigortası âdeta bir hayal ürünüdür.
Sayın milletvekilleri, çocuk, kadın, engelli, yaşlı; bu 4 kırılgan grup bir toplumun en korunmaya muhtaç halkasını oluşturur. Biz bu bütçeyi konuşurken aslında şu soruya cevap arıyoruz: Biz kimin yanında duruyoruz? (CHP sıralarından alkışlar) Sessizlerin sesi bütçede duyulmuyorsa hiçbir rakam gerçeği anlatmaz. Bütçe güçlü olan için değil sesi çıkmayan için yapılır. Bir çocuğun gülüşü, bir kadının güveni, bir engellinin özgürlüğü ve bir yaşlının huzuru; işte asıl bütçe budur.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)