GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:32
Tarih:14.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA ADALET KAYA (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hem Eğitim Bakanı hem de Sosyal Hizmetler Bakanı aramızda olduğu için, ikisinde kesişimsel olarak sorumluluk alanına giren çocuklar hakkında yapacağım konuşmamı.

Şimdi, öncelikle DEM PARTİ Çocuk Komisyonumuzun eylül ayında gerçekleştirdiği bir çalıştaydan bahsetmek istiyorum. "Barış ve Demokrasi Arayışında Çocuklar İçin Gerçek Adalet" adlı bu çalıştay çok bileşenli ve çok yönlü bir katılımla gerçekleşti ve bu çalıştayın sonuç raporuna hepinizin bakmasını ve değerlendirmesini öneriyorum, çok da işe yarayacaktır. Şimdi, bu ortaya çıkardığı en önemli gerçeklerden bir tanesi, çocuklar, güvenlik ve siyaset tartışmalarının edilgen nesneleri değildir, çocuklar, bugünün ve yarının hak sahipleridir ve özneleridir. Diğer verilere baktığımız zaman, saha deneyimleri ve karşılaştırmalı örnekler şunu gösteriyor: Çocukları kanunla ihtilaflı hâle getiren sorunları yalnızca cezalandırmayla yönetmeye çalışan anlayış yani suç ve ceza odaklı anlayış, çocukların yaşamını da toplumsal barışı da derinden zedeliyor. Özellikle, bölgemizde uygulanan politikalar, çocukları yoksulluğa, dışlanmaya ve madde bağımlılığına mahkûm ediyor, bu kıskacın içerisine sıkıştırıyor. Bu koşullar altında çocuklar, çok kolay biçimde kanunla ihtilaflı hâle geliyorlar. Yine, çeteleşmenin yeni biçimleri, çocukların adliye ve hapishane süreçlerinde yaşadığı ihlaller, yoksulluk ve bağımlılıkla derinleşen toplumsal dışlanma, onarıcı adaletin somut etkileri, kız çocuklarının ve annelerinin birlikte cezaevinde kaldıkları çocukların özgün sorunları bu çalıştayda değerlendirilmiş ve çıkan temel sonuç; tüm bu başlıklar, koruma, önleme ve onarma ekseninde değerlendirilmeli ve buna dair mekanizmalar kurulmalıdır diye öneriler yapmıştır. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Bir diğer araştırmadan bahsetmek istiyorum hızlıca: Yine, Marmara Bölgesi'nde bir grup akademisyen bir araştırma yapıyor, bir yıl boyunca 121 istismar vakasını inceliyor; bu vakaların büyük çoğunluğu kız çocuklarından oluşuyor yani 108'i kız çocuğu, 13'ü erkek. Bu 121 mağdurun 26'sı ise 2-12 yaş arasında ve bunlardan 1'i hamile. İstismar ettiği düşünülen şüphelilerin yani faillerin tam 36'sı aile içerisinden yani baba, dayı, amca, ağabey gibi en yakınlar. Bu bize çok net olarak bir şeyi söylüyor: Çocuk istismarı sistemiktir, çocuk istismarı yapısaldır ve sadece ceza odaklı politikalarla çözülemez. Çocuk Koruma Kanunu'nun 6'ncı maddesi açık; bir çocuğun korunma ihtiyacı içinde olduğunu fark eden bir birey derhâl bunu bildirmek zorunda, bununla yükümlü ama soruyorum: Bugün çocuklar gerçekten korunabiliyor mu? Daha önemlisi başka bir soru sormak istiyorum: Çocuk koruma sistemimizin güvenilirliğini neden sorgulamıyoruz? Her gün çocuklar öldürülüyor, her gün çocuklar istismara uğruyor ve biz hâlâ bunu neden sorgulamıyoruz?

Yine, kanunla ihtilaflı çocuklar açısından hiçbir suç tipi bakımından en ağır cezanın talep edilmesi ne hak temellidir ne de onarıcı bir yaklaşım içermektedir. Bugün izlenen politikalar neredeyse tamamen failin cezasına odaklanıyor ama asıl odaklanılması gereken çocuk politikalarına, çocuk koruma politikalarına güvenilmediği; etkili, önleyici, bütüncül müdahalelerin hayata geçirilmediğidir. Buna odaklanılmalıdır.

Şimdi, bugün nüfusumuz artıyor ama sosyal hizmetlerimiz güçlenmiyor, zayıflıyor; ihtiyaçlar artıyor, sosyal devlet geriliyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz çünkü bu hak odaklı anlayışa tamamen aykırı. Kök neden yapısal dedik, sistemik dedik ama kök nedeni besleyen yani bu yapısal sorunları besleyen en önemli şeyler ne? Tabii ki yoksulluk, derin yoksulluk, güvencesizlik ve sosyal devletin eksikliği çocukların yaşam hakkını ne yazık ki ellerinden alıyor. Bunu Dilovası'nda yakın zamanda gördük, yine Pendik'te kâğıt toplayan ailenin 3 çocuğunun yanarak hayatını kaybettiği olayda gördük, geçen sene İzmir'de yine yanarak ölen çocukların gerçeğinde gördük. Şunu bir kere daha belirtmek gerekiyor: İnsan hakları mücadelesinde çok önemli bir söz var: Felaketler biz onlarla mücadele etmedikçe tekrar ederler. Biz mücadele etmiyoruz. Ağırlaştırılmış cezalar mücadele etmek değildir. Mekanizmalar kurmamız gerekiyor; onarıcı, önleyici, koruyucu mekanizmalar kurmamız gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ADALET KAYA (Devamla) - Bugün çocuklar istismar ediliyor, Mecliste staj yapan çocuklar istismar ediliyor ancak ne yazık ki sadece biri şikâyet ettiğinde biz bundan haberdar oluyoruz. Ne yazık ki bu sisteme güven duyulmuyor diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)