| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA KEZBAN KONUKÇU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 yılı MEB bütçesinin yalnızca yüzde 2'si sosyal destek, burs, taşıma ve ücretsiz yemek gibi cari transferlere ayrılmış. Her 5 çocuktan 1'isi okula aç giderken neden çocuklara bir öğün yemeği kaldırdınız, sormak istiyoruz. Ama ÇEDES Projesi'yle bütçeden milyarlarca lirayı tarikatlara ve cemaatlere aktarmayı biliyorsunuz. Halkın vergileriyle öğrencilere bir öğün yemek vermiyorsunuz ama aynı vergileri MESEM Projesi marifetiyle çocukları ekonomik zorla işçileştirerek yanına verdiğiniz patronlara teşvik olarak veriyorsunuz. İşte, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in ve patronların canhıraş savunduğu MESEM gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. Asgari ücretin 22 bin lira olduğu koşullarda bir evde kim varsa çoluk çocuk, kadın demeden çalışmak zorunda kalıyor. MESEM Projesi'yle tamamen güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanan ve hayatını kaybeden çocuklardan sorumlusunuz Sayın Yusuf Tekin. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Dosyanız daha fazla kabarmadan, suç dosyanız daha fazla kabarmadan bir an önce affınızı istemelisiniz; istifa etmiyorsunuz çünkü sizde istifa mekanizması yok.
Bir de meslek liseleri gerçeğine bakmamız gerekiyor. Türkiye'de birçok meslek lisesi eğitim kurumundan çok, emeğin söndürüldüğü iş yerlerine dönüştürülmüş durumda. Çocuklar "stajyer" ve "çırak" adı altında ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. Bu çocuklardan bazıları bu şatafatlı çatının altında yıllarca cinsel istismara maruz kalmışlar. Bundan sorumlu olan en başta Bakan Yusuf Tekin ve Meclis Başkanı istifa etmek zorundadır. Size konfor alanları yaratan o koltuklarda oturuyorsanız sorumluluk da alacaksınız. Sorumluluk almadan yetki almak, konforlu alanlar yaratmak ancak size yakışır.
Türkiye'de eğitim sistemi uzun süredir siyasi iktidarın baskı ve kontrol politikalarının en belirgin hedeflerinden biri hâline getirilmiştir. Bu baskı sürecinin en ağır bedelini KHK'li öğretmenler ödemektedir. Bir KHK'li öğretmen olarak da sesleniyorum ve tekrarlıyorum: KHK'ler biran önce amasız fakatsız iptal edilmelidir. Bütün KHK'liler, kamu emekçileri görevlerine dönmelidir ve hakları iade edilmelidir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Bir diğer önemli konu, barış akademisyenleri. Barış sürecinde samimiyseniz barış akademisyenlerini, savaşa karşı barışı savunan, yaşam hakkını savunan barış akademisyenlerini bir an önce görevlerine iade etmelisiniz.
AKP iktidarında neoliberal eğitim politikaları nedeniyle on binlerce eğitim emekçisi ücretli öğretmen olarak çalışmak zorunda bırakılırken 100 binin üzerinde öğretmen de özel sektörde güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda bırakılıyor. Eğitim emekçileri özel sektörde belirli süreli sözleşmelerle, on aylık belirli süreli sözleşmelerle çalışıyorlar ve bu sözleşmeler yüzünden yaz tatillerinde işsiz kalıyorlar, sigorta primleri yatırılmıyor, sosyal haklardan mahrum kalıyorlar.
Evet, Yusuf Tekin "Taban maaş hakkını geri getireceğim." dediniz. 2014 yılında kaldırılan bu değişiklik için -biliyorsunuz, 2014'te taban maaş vardı ve 2014'te kaldırdınız- "Bu hakkı tekrar sağlayacağım." dediniz. Geldi buraya öğretmen sendikaları, onlara da söz verdiniz. Peki, bu sözler neden tutulmamıştır? Özel okul ve dershaneleri olan vekiller ve bürokratlar yüzünden mi acaba bu sözler tutulmamıştır? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Biz bu sorunun aynısını Komisyonda da sorduk kendisine; orada vakit bulamamış, cevap verememiş, yazılı bir cevap göndermişsiniz bana Yusuf Tekin. Cevap şöyle: "Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin asgari ücret düzeyinde maaş almaları durumu alınabilecek taban maaşı ifade etmektedir." Asgari ücret taban maaşmış zaten. Söz verdiğiniz öğretmenlere ben attım bu cevabı. "Bizimle alay mı ediyor Yusuf Tekin? Bize söz vermişlerdi." dediler. Sizin tıynetinizde sözünüzü tutmak yok ama şunu çok iyi bilin ki öğretmenler alay ettirmez kendisiyle, sizi o koltuklardan indirmesini de bilirler, haklarını savunmasını da bilirler. Buradan tekrarlıyorum: Öğretmenlerin taban maaş hakkı derhâl geri getirilmelidir ve bütün öğretmenler kadrolu bir şekilde çalışmalıdır, ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir. Bir de mülakat mağduru öğretmenler geldi bize. "Mülakatı kaldıracağız." dediniz, tutmadığınız bir söz daha; mülakat da bir an önce kaldırılmalıdır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkürler. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)