| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ HUN (Iğdır) - "Ekmek, barış için bütçe" şiarıyla 12 Aralık günü Tekirdağ, Batman, Hatay, Aydın'da başlayan ve bugün Meclis kapısına gelen emek yürüyüşçülerini saygıyla sevgiyle selamlamak istiyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığında süren sorunlar katlanarak devam etmektedir. Sayın Bakan, sizin Bakanlığınız döneminde MESEM uygulamasıyla 16 çocuk hayatını kaybetti; siz o koltukta nasıl oturuyorsunuz, vicdanınız buna nasıl elveriyor, hiç mi sorumluluk almazsınız? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Hiçbir pedagojik formasyonu olmayan imamların, vaizlerin okullarda, yurtlarda ders vermesine nasıl olanak veriyorsunuz? Bunun yaratacağı pedagojik sorunları nasıl bir gerekçeyle açıklayacaksınız?
Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkardınız ama öğretmenlerin özlük hakları yerine muhalif öğretmenin nasıl eleneceğinin yolunu buldunuz. Üniversitelerin eğitim fakültelerini boşa düşüren, kendi verdiği eğitimden şüphe eden bir konuma düşürdünüz. Sizin dönemizde çocuklar okula gitmekten vazgeçer duruma gelmiştir. Her yıl okul dışı kalan çocuk sayısı giderek artıyor. Sayın Bakan, okul dışı kalan çocuk sayısı birkaç büyükşehir hariç Türkiye'nin diğer şehirlerinin nüfuslarından yüksek bir duruma gelmiştir.
Sayın Bakan, okullardaki temizlik ve hijyeni sağlayamadınız. Okulların temizliği belediyeler üzerinden sağlamaya çalışıldı ama buna da engel oldunuz. Millî Eğitim Bakanlığı bir öğün yemeği ve temiz suyu çocuklara çok gören bir Bakanlık hâline geldi. Çocuklar evlerinden getirdiği suluklarındaki sular bitince lavaboların çeşmelerinden sağlıksız su içmek zorunda kalmaktadır.
Sayın Bakan, 2016'dan bu yana KHK'lerle ihraç edilen öğretmenin çilesi hâlen bitmedi. KHK'lerle birlikte 50 bine yakın öğretmen mesleğinden ihraç edildi. Bu insanlar yalnızca işlerinden edilmedi, pasaportları iptal edildi, özel sektörde çalışmaları engellendi, sosyal yaşamları yok edildi. Bu tablo toplumsal bir adaletsizlik vesikası olarak on yıldır devam etmektedir. Komisyonların yıllarca dosyaları bekletmesi, mahkeme kararlarının uygulanması "Suçsuzsun ama geri dönemezsin." mantığının devamıdır. En az 70 intihar vakası basına yansımıştır.
Sayın Bakan, Türkiye çok kimlikli, çok dilli, çok kültürlü bir toplumdur fakat Millî Eğitim Bakanlığı hâlen bu gerçeği görmüyor. Türkiye taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin 17, 29, 30'uncu maddelerine çekince koyarak ana dilde eğitime engel olmaya devam etmektedir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Ayrıca Türkiye Anayasası'nın 42'nci maddesiyle sadece Türkçe eğitim verilebileceğini belirterek diğer kimlik ve kültürleri yok saymaktadır. Sayın Bakan, anayasal eşitlik ilkesine rağmen neden hâlâ ana dilinde eğitim kamusal eğitim hakkı olarak tanımlanmamaktadır. Bu hak, Kürt halkına neden tam tanımlanmıyor?
Sayın Bakan, Alevi öğrencileri hâlen zorunlu din dersinin baskısı altında kalıyor. Mülteci çocukların yüz binlercesi okul dışındadır. Engelli çocukların büyük bir bölümü erişim engelleri nedeniyle okula devam edememektedir.
Sayın Bakan, Türkiye'de bugün 100 binin üzerinde öğretmen açığı vardır. Buna karşın ataması yapılmayan öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmaktadır. Bu ikilem açık bir parasızlık değil, sistematik bir sorundur, sistematik bir tercihtir. Mülakat sistemi, öğretmelerin kaderini liyakate değil, siyasal sadakate teslim eden bir mekanizmaya dönüşmüş durumdadır. Yıllardır "Mülakatı kaldıracağız." dediniz ama kaldırmadınız. KPSS'den yüksek puan alan gençler mülakatta keyfî biçimde eleniyor. Düşük puanlı bazı adaylar iktidar yakınlığıyla atanıyor. Basına yansıyan haberlere göre 2012 ve 2022'leri arasında ataması yapılmadığı için yaşamına son veren öğretmen sayısı 300'ü aştı.
Sayın Bakan, taleplerimiz nettir: KHK'ler iptal edilmeli. Haksız hukuksuz işlerinden edilen öğretmenler görevlerine iade edilmelidir. Ana dilde eğitim anayasal güvence altına almalı, seçmeli ders aldatmacasına son verilmeli, bu alanlara öğretmen ataması yeterince yapılmalıdır. Mülakat sistemi tamamen kaldırılmalı, öğretmen atamaları yalnızca sınav başarısı ve liyakat temelinde yapılmalıdır. Öğretmen açığını kapatacak en az 100 bin öğretmen ataması ivedilikle yapılmalı, sonraki yıllar için şeffaf bir planlama yapılmalıdır. MESEM'ler kapatılarak emek sömürüsüne son verilmelidir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)