GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:32
Tarih:14.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA NEJLA DEMİR (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; nüfusunun yüzde 50'si kadın olan bir ülkede yaşıyoruz ancak adından kadının çıkarıldığı, sosyal hizmetten çok yoksulluğu yönetme bakanlığına dönüşmüş bir Bakanlığın bütçesini görüşeceğiz.

Bir kez daha kadınların eve hapsedildiği, çocukların yoksulluğa mahkûm edildiği, sosyal devletin tasfiye edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız ve tabii, bu Bakanlığın bütçesi de özellikle erkek bakış açısıyla hazırlanınca ev ve bakım emeği desteği, istihdam, sosyal güvence gibi meseleler ne yazık ki mali yük olarak görülüyor. Bu anlayışın kadınlar açısından yarattığı sonuçlar da ortada. TÜİK 2025 verilerine göre kadın işsizliği yüzde 11,3'müş, DİSK-AR'ın açıkladığı geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 38,8 yani sahadaki gerçeklik TÜİK'in makyajını bir kalemde silmeye yetiyor. Açıkladığınız rakamlar görüyorsunuz her ne kadar sahte ise kadınların yaşadığı yoksulluk da bir o kadar gerçek. Bakınız, 2024'ün ilk çeyreğindeki verilere göre sadece ev işi yaptığı için çalışma hayatına katılamayan kadın sayısı 7 milyonu bulurken erkeklerde bu rakam sadece 6 kişi. Bu tabloyu dünyaya gösterseniz gerçekten "Bu resmî bir istatistik mi yoksa politik bir hiciv mi?" diye sorarlar insana.

Bakın, bu ülkede kadınlar üretiyor ama devlet görmüyor. Sosyal güvenceleri yok, emekleri değersizleştiriliyor. Tarımda kadınların kayıt dışılığı yüzde 96,5; ev temizliğine giden kadınların neredeyse tamamı sigortasız çalışıyor. Her ev bir iş yeri ama devlet bu kadınları işçi saymıyor, işçi olarak bile görmüyor.

Bakanlığın kendi verileri ise tabloyu daha da derinleştiriyor. Ailenin korunması için 21,8 milyar TL ayırmışken kadının güçlendirilmesi için yalnızca 7,9 milyar TL ayrılmış. Bu, bir kadına yıllık 186 lira demek, günlük 51 kuruş demek.

Sayın Bakan da hazır buradayken kendisine de sormak istiyorum: Kadınların yaşamına değer biçtiğiniz bu 51 kuruşla mı şiddeti önleyeceksiniz, yoksulluğu azaltacaksınız? Bu 51 kuruşla mı kadınları güçlendireceksiniz Sayın Bakan? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, kadın ve çocuk yoksulluğu artık birbirinin devamı hâline gelmiş ne yazık ki. Dünya Bankası ve TÜİK'e göre, çocuk yoksulluğu yüzde 35'i aşmış durumda, 7 milyon çocuk açlık sınırında yaşıyor, 6,7 milyon çocuk düzenli protein tüketemiyor. İSİG verilerine göre, 2013-24 yılları arasında tam 742 çocuk yaşamını yitirdi. 2025'te bir kısmı MESEM'li olan 87 çocuk yaşamını yitirdi. MESEM'ler, çocukların emeğini sömüren, şirketlere ucuz iş gücü üreten bir sistemdir. Biz, bu sisteme kesinlikle karşıyız ve lütfen Sayın Bakan, siz de ölüm makinesine dönüşen bu sistem için gereken önlemleri alın, gerekeni yapın.

Ağrı'daki çocukların durumu ise acil müdahale gerektiriyor. Ağrı'da çocuk nüfusu yüzde 37,4'le Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Ağrı'da işsizlik, yoksulluk, yoksunluk ve güvencesizlik anneden çocuğa aktarılan bir kısır döngü içindedir. İnşaat, tarım, tekstil ve hizmet sektöründeki mevsimlik işlerde yoğunlukta Ağrılı çocuklar çalışmakta ve her yıl onlarca çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Tüm bunlar, çocuk yoksulluğunun geldiği noktayı acı hâliyle ortaya koyuyor. Bu yoksulluğun en acı yüzünü, geçtiğimiz yıl annesi hurda toplamaya çıkan 5 kardeşin soba faciasında ölümüyle gördük; yine, Dilovası'nda çalışırken yanarak ölen çocuklarda gördük; aynı şekilde, daha çok yeni, iki gün önce Pendik'te, yine yoksulluktan ve çaresizlikten dolayı evde kalan 3 çocuğun ölümüyle gördük. Açık bir şekilde sömürü ve denetimsizlik bunların, tüm bu yaşananların temel sebebidir. Yoksulluk yüzünden yanan, donan, işçileştirilerek öldürülen çocukların olduğu bir düzende, kusura bakmayın, hiçbir bütçe başarıdan söz edemez.

Son olarak -sürem de yetmiyor ancak- Kürt sorunundaki çözümsüzlükten beslenen kırk yıllık çatışmalı süreç, köy boşaltmaları ve yerinden edilmeler, tarım ve hayvancılığın çökertilmesi neticesinde kadın ve çocuk yoksulluğu derinleşmiştir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NEJLA DEMİR (Devamla) - Bu yüzden, kadın emeğinin kolektif ürünü olan bütçe kaynaklarını adil, eşitlikçi ve toplumsal cinsiyete duyarlı bir şeklide paylaştıran demokratik düzeni biz kadınlar inşa edeceğiz. Bunun için de barışı ve demokratik toplumu konuşmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ederim. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)