| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 14.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, Değerli Genel Kurul; ikinciye söz almamın sebebi 2 önemli bakanlık, 2 ayrı önemli konu; ikisinin birbirine karışmaması için.
Bugün, bu dar zamanda, eğitim sisteminin içinde barındırdığı çoklu krizlerden ancak birine değinebileceğim, bu ara toplum olarak en çok canımızı acıtana; MESEM yani mesleki eğitim merkezleri. "MESEM" dediğimiz sistemin çocuğun hem diplomasını alıp hem beceri kazandığı hem de eğitimden kopmadan iş hayatına hazırlandığı ve aslında doğru uygulandığında çocuğu koruyan, geliştiren ve bir mesleğin içine güvenle adım attıran bir mesleki eğitim modeli olması gerekiyor ancak ülkemizin gerçeği ne yazık ki farklı çünkü daha çok yakın zamanda çok acı olaylar yaşandı, duyduk, kahrolduk hatta "acı" demek belki de hafif kalacak; çocuklar öldü, alevler içinde kalarak, ezilerek öldüler hatta Muhammed işkenceye uğrayarak, şiddet görerek, iç organları parçalanarak öldürüldü; bunları unutmayalım. Bu yıl 87 çocuk çalışırken, staj yaparken öldü; bu çocuklardan 17'si "staj" diye gittikleri MESEM eğitimindeyken canlarından oldular, daha hayata başlayamadan veda eden çocuklar. Kaç çocuk engelli kaldı, bunu bilmiyoruz; kamera yok, erken uyarı sistemi yok, şikâyet hattı yok, risk puanlaması yok, çocuklarla düzenli görüşen PDR öğretmenleri yok; çocukların çalışacağı kişilerle görüşen, onları bilgilendiren, uyaran bir süreç yok; denetim ise kâğıt üstünde ne yazık ki, o da varsa. Yetmedi, ülkenin belki de en güvenilir yeri olduğu düşünülen Mecliste, burada, yanı başımızda MESEM'le staj yapan kız çocuklarının başına gelmeyen kalmamış. Gereğini yapan ve konunun üstüne giden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliğine ve "Suçlular kimse ortaya çıkarılması ve etkin yaptırımlarla cezalandırılması gerekir." taleplerimiz doğrultusunda bir izleme komitesi kuran Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Çiğdem Erdoğan'a ve konuyu titizlikle takip eden tüm milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Staj için geldikleri Mecliste kız çocukları nasıl istismar ve tacize uğradı, sormak zorundayız, bu boynumuzun borcu; MESEM'de staj yaparken gencecik evlatlarımız niye öldüler, nasıl şiddete ve işkenceye maruz kaldılar, sormak zorundayız; bu da boynumuzun borcu. Peki, suç, olayların geçtiği o iş yerlerinin ve kişilerin mi sadece? Hayır Sayın Bakan. İnsan faktörünün olduğu yerlere çocukları gönderiyorsanız süreci başıboş bırakamazsınız; sorunları ve hatta kötülükleri ancak etkin bir izleme ve denetleme ve ardından da cezalandırma sistemiyle önleyebilirsiniz. Dolayısıyla en başta sorumluluk ilgili 3 Bakanlığındır; Millî Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Biz, mesleki eğitim olmasın demiyoruz elbette ama böyle devam edemez. Çocuk "ucuz emek" "ucuz iş gücü" demek değildir, hele ki çocuk "işçi" hiç değildir, unutmayın bunları.
Dünyada mesleki eğitim nasıl işliyor açın bakın. Almanya'da, Avusturya'da, İskandinav ülkelerinde sistem çocuk koruma, sıkı denetim, şeffaflık ve kamu sorumluluğu üzerine kurulu. Türkiye'de ise eski dönemlerin çıraklık mantığı hâlâ işliyor, bugünün piyasa koşullarına uyarlanmış durumda, "eti senin, kemiği benim" mantığıyla neredeyse. İlgili bakanlıklar şapkayı önüne koyup düşünmeli, bu rezalet sonlanmalıdır. Yapılacak şey belli: Mesleki eğitim sistemi, dünyadaki iyi uygulamalar Türkiye'ye uyarlanarak baştan aşağı yeniden kurgulanmalıdır. Çalışma ve staj alanları nitelikli eğitim, çocuğun üstün yararı, çocuğun tam güvenliği; etkili, şeffaf, acımasız denetim mekanizmalarıyla ana kucağı misali yapılandırılmalıdır.
İşte, Sayın Bakan, bütçenizi bir de bu sorunu çözmek, sistemi güncellemek açısından değerlendirin diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)