GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:31
Tarih:13.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve halkımızı saygıyla selamlıyorum.

Enerji yüzyılın ihtiyacıdır. Enerji Bakanı buradadır, GES'lerle ve RES'lerle ilgili konuşmak gerekiyor, özellikle Halfeti'deki örneklem üzerinden yürümek gerekiyor. 6 bin dönüm arazi... Eskiden meralara hazine olarak devşirirlerdi, oradan rantiyeye alan açarlardı, şu an meraları hazineye çevirme gereği bile hissetmiyorlar. Bakınız, Halfeti'nin 2 köyü Nuhrut, Macunlu ve Bozova'nın bir köyü Arpetin. Bu 3 köy GES alanı olarak belirlenmiş, 6 bin dönüme GES yapılacak, 4.500 dönüm paneller döşenecek, 1.500 dönüm depolama alanı oluşturulacak. Sayın Bakan, tapulu araziler de var bu 6 bin dönümün içinde, şahsi arazileri olan insanlar da vardır. Yasaya uydurabilirsiniz, ÇED raporu alabilirsiniz. Aldığınız ÇED raporunun altında da "Halkın fikirleri alınmıştır." yazıyor. Bakınız, insanlar bizi arıyor; halkın rızası alınmamıştır Sayın Bakan, halkın rızası alınmadığı için bu projenin karşısında duruyorlar. Bu projenin karşısında durdukları mesele yenilenebilir enerji meselesi değildir. Elbette ki bu ülkenin enerjiye ihtiyacı var. Özellikle GES'ler ve RES'ler bu noktada önemlidir. İnsanlar enerjiye karşı çıkmıyor ama yürüttüğünüz yöntem sorunludur, devletçidir, antidemokratiktir, kural dışıdır. Siz bu meseleyi toplumsallaştırabilirsiniz, o köylülerin rızasını almalısınız. Bakınız, hangi işi yaparsanız yapın -iyi veya kötü yaparsınız- o bölgenin insanının rızasını almazsanız bu iş yürümez.

Bakınız, GES'lerde nasıl büyük bir rantın döndüğünü siz biliyorsunuz. Bu lisansların nasıl çıkarıldığını çok iyi bilirsiniz, arada binlerce aracı vardır. Bu aracılar iktidara yakın aracılardır; çevresine, çoluğuna çocuğuna büyük rantlar devşiriliyor. Eğer orada bir rant durumu ortaya çıkacaksa, bir artı değer çıkacaksa o çevredeki insanlar faydalanmalıdır. Niye bu devasa holdinglere ihale ediliyor bu şirketler? 6 bin dönüm, 10 bin dönüm, 20 bin dönüm...

Geçen sene de Viranşehir Kadıköy'de yaptınız; Kadıköy'ün köyünde yaptınız, 10 bin dönüm araziye GES yaptınız, hangi şirkete verdiniz Başkan? Şimdi, Sayın Bakan, bunu burada açıklamak durumundasınız. Bu ülkenin 86 milyonu bu projelerden faydalanmalıdır ama bir sermaye kesimi var, biliyor paranın nereden döndüğünü, rantın nereden döndüğünü; kim takar halkı, kim takar köylüyü; bunun üzerinden rant devşiriliyor. Biz bu durumun karşısındayız, halkımız bu durumun karşısındadır.

Milyarlar dönüyor Başkanım bütçenizde. Sayın Bakan, sadece burada size ayrılan bütçeyle alakası yoktur, milyonlar dönüyor, milyar dolarlar sizin çalıştığınız alanda dönüyor, enerji sektöründe dönüyor; binlerce insanı zengin yapıyorsunuz, sermayenin gücüne sermaye katıyorsunuz. Buna "Dur!" demek lazım. Bir süreç yürütülüyor; her alanda demokratikleşme, her alanda toplumsallaşma, her alanda halklaşma. Bu noktada, hangi bölgede ne yatırım yapılacaksa o bölgenin insanları bu işin içinde yer almalıdır.

Şimdi, Halfetililer, Bozovalılar arıyor bizi; biz de milletvekiliyiz, seçimle gelmişiz ama orada projenin kimden kaçırıldığı da anlaşılır değil. Sarı Perakende Enerji Satış ve Tedarik Anonim Şirketi; nereden gelmiş, hangi bölgeden gelmiş, nasıl oraya yerleşmiş; kamuoyu bunu biliyor, araştırıyor. Bakınız, bu yönetim şeklinden vazgeçmek lazım artık. Eğer bu cumhuriyetin 2'nci yüzyılı inşa edilecekse, demokratik değerlerde bütünleşilecekse ekonomik alanda da böyle yürümek lazım, lakin sizin çok umurunuzda değil; siz, kendi Bakanlığınızda lisansları nasıl dağıtacağınızın hesabını yapıyorsunuz Başkan. Düne kadar dolarla bu şirketlerden enerji alınırdı, Türk lirasıyla bölgede DEDAŞ'a satılırdı, DEDAŞ da dağıtımını yapardı. Arada milyon dolarlar dönüyor. Halkımız buna karşıdır, biz buna karşıyız.

Bir de DEDAŞ meselesi var, mayısta yine başlayacak. Her yıl tekrar; mayısta başlar, kışın sonuna kadar devam eder. 6 şehri boğdurmuş âdeta; ne halkın dediği gibi olur ne devletin dediği gibi olur ne Enerji Bakanlığının dediği gibi olur ne DEDAŞ'ın dediği gibi olur. Bu şehrin vekilleri de bir araya gelmiyor; kaymakamı da valisi de bir araya gelmiyor. Tüm şehrin bileşenleri bir araya gelmelidir, DEDAŞ'a bir çözüm bulmalıdır, ortak bir noktada buluşmalıyız. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Mesele biraz böyle, beş dakika yetmiyor ama biz, her alanda muhalefet yapmaya devam edeceğiz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)