| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 13.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen halklarımız; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Bu bütçe saray rejiminin emek, doğa ve gelecek düşmanı politikalarının bir tescili; yaşamın değil sermayenin sınırsız kâr hırsını meşrulaştıran iç sömürgeciliğin bütçesidir. Bu sömürü düzenini Robert Blauner'ın geliştirdiği İç Sömürgecilik Teorisi'yle anlamak mümkündür. Tıpkı bir metropolün koloniyi sömürmesi gibi ülkenin merkezinde konumlanan iktidar ve sermaye çevredeki bölgelerin varlıklarını yağmalarken yoksulluğu ve eşitsizliği derinleştiriyor; rakamlar bu sömürü döngüsünü çıplak bir şekilde gözler önüne seriyor.
2026 bütçesinde öngörülen 2 trilyon 713 milyar TL'lik devasa açık, çevrede yaşayan, emeğiyle geçinen yoksul halkların sırtına yüklenirken sermayeye aktarılan trilyonlarca liralık vergi afları ve garantiler merkezin kârını güvence altına almaktadır. Hükûmetin "Önce İnsan, Sonra Çevre" sloganı, uygulanan politikaların yol açtığı sistematik ekolojik yıkımı ve iş cinayetlerini örtmektedir. 2014'te Soma'da 301, 2022'de Amasra'da 42 ve 2024'te İliç'te 9 madencinin hayatını kaybetmesinden iktidarınız sorumludur.
Batı illerinden tutun bölgemizdeki sarp dağlara kadar HES'ler, RES'ler ve maden projeleri yaşam alanlarımıza bir hançer gibi saplanmıştır. Kaz Dağları'ndan Cerattepe'ye, Munzur'dan Cudi'nin ormanlarına ve Hakkâri'nin Cilo-Sat buzullarından eşsiz coğrafyasındaki maden arama ruhsatlarına kadar bu bütçe iç sömürgeciliğin yağma haritasıdır. Kaz Dağları'nı yok ettiniz, bunlar da Hakkâri'yi haritadan silme hedefleriniz. Şunu söyleyeyim: Gerçekten, doğayı talan etmede üstünüze yok ama doymadınız, bir türlü doymadınız. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Dağa doymadınız, taşa doymadınız, suya doymadınız, ağaca doymadınız, can almaya doymadınız fakat şunu da belirteyim, bir Hakkârili olarak söylüyorum: Hakkâri halkı asla buna izin vermeyecek, bu talana izin vermeyecek, bu hedefiniz de kursağınızda kalacak diye belirteyim buradan. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Peki, bu yıkımı kim denetliyor sanıyorsunuz? Resmî verilere göre ÇED süreçlerinde yalnızca binde 1'lik bir kısmının olumsuz sonuçlandırılmış olması devletin denetim mekanizmasını sermayenin emrine verdiğini, doğayı koruma yeminini ise çiğnediğini siyasal olarak kanıtlıyor mu? Kanıtlıyor. Halklarımız suyunun, toprağının gasbedilişini çaresizlikle izliyor. Bu sadece rant değil iç sömürgeciliğin... Coğrafyamızın kolektif havzasına ve geleceğine karşı işlenen bir suçtur. Enerji ve maden varlıklarımızın bize bağımsızlık getirdiği iddia edilirken getirdiği tek şey ne? 2 trilyon 532 milyar TL'lik ÖTV hedefiyle yurttaşın sırtından toplanacak dolaylı vergilerdir. Akaryakıta yapılan her zam, her vergi artışı emeklinin, işçinin, çiftçinin sofrasından çalınan lokmadır.
Değerli halklarımız, iktidarın teknolojik bağımsızlık söylemi bütçede TENMAK raporuyla çelişiyor. TENMAK kritik minerallerde çalışmasına rağmen 2024 faaliyet raporunda hedeflere ulaşmak için bütçe olanaklarının artırılması gerektiğini ve AR-GE altyapısının tamamlanmasının hayati önem taşıdığını açıkça belirterek vadedilen bağımsızlığın bütçe desteğinden yoksun olduğunu teşhir ediyor. Bu tam olarak iç sömürgecilik politikasının yansımasıdır. Teknolojik bağımsızlık yalan, yandaş sermayenin kârı gerçektir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Akkuyu'daki nükleer santralin olası tehlikeleri ortadayken 2026 performans programında yer alan yakın yüzey bertaraf tesisi tasarımının tamamlanma oranı hedefi, bu santrallerin en korkunç yan ürününü yani radyoaktif atık sorununu ciddiye almadığınızı göstermektedir. Bu atıklar binlerce yıl boyunca coğrafyamızın kalbinde kalacak, çocuklara bırakacağınız zehirli bir mirastır.
Bu bütçe rant ve talan politikalarının ötesine geçememiştir. Hakkâri'den İstanbul'a bu tercihin faturası tüm emekçi halklara yoksulluk olarak geri dönmektedir. Ülkemizin varlıklarının savaşa değil halkın refahına, ekolojik dengeye ve toplumsal adalete harcanması için mücadele ediyoruz. İç sömürgecilik düzenine son vermek, barışın kalıcı hâle gelmesi, siyasal bir çözümün yanı sıra bu kronik, ekonomik adaletsizliği aşmanın tek yoludur. Bu nedenle, doğa talanını meşrulaştıran bu ekolojik yıkımın bütçesini reddediyoruz. Savaş bütçesinin değil barış bütçesinin mücadelesini bu kürsüden de alanlarda da vermeye devam edeceğiz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)