| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 13.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, Sayın Bakanlar, değerli milletvekilleri; hayatın her neresinde olursanız olun, ekranları başında bizleri izleyen değerli halklarımızı selamlayarak başlamak istiyorum.
Bugün ilaç ve eczacılık üzerine konuşacağım. Dün konuşmamı hazırlarken acaba geçen yıl bu zamanlar ne konuşmuşuz dedim. Baktım, geçen yılki ilaç ve eczacılık noktasındaki sorunlarda bırakın ilerlemeyi, gerileme var Sayın Bakan; bari stabil tutabilseydiniz sorunları. SUT'a bakıyoruz, SUT yine aynı; tedavi eden ile edilen arasında "sağlık tasarrufu" adı altında kuralları belirleyen, böylelikle hekimin tedavi etme ve karar alma hakkını gasbeden, halkın ilaca ve sarf malzemelerine ulaşımını kısıtlayan, hasta maliyetini artıran bir mağduriyet yaratma tebligatıdır; âdeta Demokles'in kılıcı gibi hekimlerin, eczacıların başının üzerinde sallanıyor.
Diğer bir nokta, İlaç fiyat kararnamesi var. İlaç fiyat kararnamesi, biliyorsunuz, 2004 yılında ilacın fiyatlandırılması, kademelendirilmesi, eczane ile depocuların kârının belirlenmesi noktasında çıkan bir kararnameydi ancak geçen yıllar bazında baktığımızda, eurodaki artıştan kaynaklı euro sabitlenmeye başlandı ilaçta. Geçen yıl 24 Ekimde yüzde 23,5 bir artışla euro kuru 21,67'ye sabitlendi. Bugün geldiğimiz noktada, on dört ay geçmesine rağmen hâlen euro kuru 21,67'de duruyor. Dolayısıyla ilaç üreticileri, ham madde getirenler, ihracatçılar ilaç getirmiyor. Bu noktada ilaca erişim ciddi anlamda sıkıntılıdır Sayın Bakan. Bakınız, son dört yılda ÜFE'de, TÜFE'de, dolarda, euroda daha büyük bir oranda artış var ama ilaç kurunda onlara göre bir gerileme var Sayın Bakan. Yani kurun, Merkez Bankasının kur verilerine göre yüzde 60 civarında kalması gerekirken bugün yüzde 40'tadır euro ilaç fiyat sabitlemesinde Sayın Bakan. Sizin burada hiç mi müdahale etme hakkınız yok? Siz burada şunu diyemezsiniz: "SGK'ye bağlıdır, ben karışmam." Siz bu ülkenin Sağlık Bakanısınız Sayın Bakan. Yani, eğer bunlara müdahale edemiyorsanız o zaman orada ne iş yapıyorsunuz Sayın Bakanım?
Diğer bir nokta: Tabii, bu ilaç fiyat kararnamesinden kaynaklı 500'e yakın bulunamayan ilaç var, yine bununla birlikte 107 adet kritik ilaç var, erişilemeyen ilaçlar var, yenilikçi ilaçlar var, 200'e yakın dünyada üretilen yenilikçi ilaçlar var. Türkiye'ye getirilen yenilikçi ilaç sayısı 5-6 adettir. Yine, diğer bir sorun, yenilikçi ilaçlarda hem yurt içinde hem kurumlarda ciddi anlamda sıkıntı var. Burada biz eczacılar olarak eczanelerimizde hastalarımıza "İlaç yok." demekten bıktık artık, artık utanıyoruz hastalarımızın yüzüne bakmaya, artık hastalarımızı eczanelerden eli boş göndermeye utanıyoruz Sayın Bakan. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Yine, bence burada en önemli şey... Hep şunu söylüyoruz: İlaç bulunabilir, erişilebilir ve güvenli olmalıdır diyoruz Sayın Bakan oysa siz euro kuruyla ilacı zapturapt altına almışsınız.
Diğer bir nokta, koruyucu sağlık hizmetidir. Koruyucu sağlık hizmetlerinin bu yılki bütçedeki -demin arkadaşım da söyledi- oranı yüzde 27'dir. Bu düzeltilmediği müddetçe böyle gider. Tabii, buradaki asıl çözüm, ekonomik şartlara göre fiyat değerlendirmek ve kurun oluşmasıdır.
Diğer bir nokta: Geçenlerde SGK bir şey yayımladı "110 milyar özel hastanelere yardım yaptık." diye. Peki, 50 bin eczacı var, 30 bin serbest eczacı var; 5-6 milyar onları rahatlatıyor. Neden bu noktada herhangi bir girişimde bulunmuyorsunuz Sayın Bakan? Biliyorum, sizin ajandanızda eczacı yok, sizin ajandanızda eczacıyı görmek yok.
O anlamda, bizim söylemek istediğimiz sadece şudur: Bütçe, artık halk sağlığı ve yaşam hakkı eksenli değil ekonomik eksenlidir diyoruz. Dolayısıyla artık sadece ilaç yokluğunun değil sağlık politikası yokluğunun tartışılmasının zamanı çoktan gelmiştir diyerek sözümü sonlandırıyorum.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)