| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 13.12.2025 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakanlar, değerli bürokratlar; hepinizin sabahları hayırlı olsun, gününüz hayırlı olsun.
Biz Türkiye'de elektrik fiyatlarına bağırırken çağırırken, faturalara itiraz ederken Sayın Enerji Bakanı kalkıyor diyor ki: "En ucuz enerji Türkiye'de." Hakikaten doğru söylüyor yani onu da söyleyeceğim, Sayın Bakan çok doğru söylüyor. Türkiye'de sanayi elektriği Avrupa Birliği ortalamasından yaklaşık yüzde 45 daha ucuz; kilovatta Avrupa Birliği ortalaması 0,19 sent, Almanya'da 0,25 sent, Polonya'da 0,13 sent, Türkiye'de 0,10-0,11 yani Türkiye'de gerçekten elektrik ucuz fakat burada acı bir gerçeği görmek zorundayız: Sayın Bakan, enerji faturası Avrupa'da pahalı ama Avrupa'nın geliri bizden 3 kat daha fazla, problem burada, problem Türkiye'deki adaletsiz seçimde. Seçimimiz adaletsiz, yönetimimiz adaletsiz, gelir dağılımı tam adaletsiz. Artık Türkiye'de fukara kalmadı, Türkiye'de yoksul insanlar var. Geçen gün gazetede gördünüz değil mi? Otelde yaşıyor emekliler, günde 200 liraya. Yoksulluk, fukaralık artık dip olmuş Türkiye'de. Dolayısıyla, elektrik faturalarını görenlerin ilk yaptığı iş, buna itiraz etmek haklı olarak.
Bugün asgari ücretlinin ve emeklinin aldığı maaş faturayı çevirmeye yetmiyor demiştim. Kâğıt üzerinde ucuz enerji, vatandaşın mutfağında, cebinde, hayatında enerji çok pahalı. Avrupalı emekli bu pahalı enerjiyle yaşamını sürdürüyor ama Türkiye'de ucuz sayılan bu enerjiye rağmen alım gücü düştüğü için insanlar bu faturayı ödemekte zorlanıyorlar. Türkiye'de "ucuz enerji" dediğimiz şey... Aslında fiyat gerçek değil; devletin büyük, gerçekten devasa bir fedakârlığı var, yaklaşık 333 kw'nin altında elektrik harcayanlara 500 milyar lira devlet sübvanse ediyor. Ya, arkadaşlar, böyle bir bütçede 500 milyar lira elektrikten sübvanse yapmak doğru bir şey mi? Bu sürdürülebilir bir şey değil, Türkiye'nin genel bütçesi açısından baktığınızda bu sürdürülebilir bir mesele değil. Her sene devletin "Daha ucuz elektrik vereceğim." diye enerji faturasını 500 milyar lira sübvanse etmesi doğru bir mesele değil. Buradaki esas mesele şu: Türkiye enerji kaynaklarına ulaşmakta zorlanıyor, geri kaldı dünyada. Son dönemde yenilenebilir enerji konusunda ciddi adımlar atıldı ama netice itibarıyla bu ülke enerjisinin yüzde 74'ünü ithal ediyor; bu, doğal gazda yüzde 99'una dayanıyor. Hâl böyleyken, sizin her yıl 500 milyar lira sübvanse etmeniz yerine üretimi teşvik etmeniz çok daha uygun olacaktır yani o vatandaşın satın alma gücünü çoğaltın, vatandaş elektrik öderken zorlanmasın, gelir düzeyini çoğaltın. Saçma bir ekonomik denge kurulmuş yani vatandaşın refahına harcanması gereken para, daha doğrusu, eğer enerjiyse, bu enerji kaynaklarının daha verimli olarak kullanılması gerektiği için harcanması gereken para, bugün vatandaşın faturası için harcanıyor; bir iki sene sonra bu parayı bulamayabilirsiniz ve olmayabilir.
Türkiye de rüzgârı, güneşi, coğrafyanın nimetlerini değerlendiren bir politika izlenmeye başladı; bu takdir edilecek bir şey ama biraz evvel söylediğim gibi, şu faturalara harcadığınız parayı lütfen enerji teminine harcayın, ileriki yıllarda çok daha başarılı olacaktır çünkü ileriki yıllarda enerji kritik bir mesele. Bakın, Ukrayna'nın hayatını felç eden tek şey enerji yani insanlar savaşta ölüyor, doğru; harp sanayisi için gerekli silahları temin etmekte zorlanıyor, doğru ama enerji problemi yüzünden ülke çöküyor. Enerji kaynaklarını doğru tesis ederseniz, Türkiye'nin önümüzdeki süreçte güvenliğiyle ilgili de herhangi bir meselesi kalmaz.
Hepinize saygılar sunuyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)