GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin dördüncü tur görüşmelerinin soru-cevap kısmında yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
Yasama Yılı:4
Birleşim:30
Tarih:12.12.2025

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Bakan, sizi şiddetle kınıyorum. Ben, bu ülkede, 2 diploması olan, hem Türkiye'den hem İngiltere'den alnının teriyle çalışarak diplomasını almış, namusuyla çalışmış bir doktorum. Siz benim diplomam hakkında nasıl laf edersiniz? Bu ülkede diploması tartışmalı bir dünya insan var. Benim diplomam hakkında konuşmaktan sizi menederim! "Nasıl doktor olmuş?" diyemezsiniz siz; ben sizin nasıl Bakan olduğunuzu sorgularım ama siz benim doktorluğunu sorgulayamazsınız. Birincisi bu.

İkincisi... (AK PARTİ sıralarından laf atmalar, gürültüler)

Dinleyin, dinleyin. Çok şey öğreneceksiniz, dinleyin, dinlemeyi öğrenin.

AHMET FETHAN BAYKOÇ (Ankara) - Sen de dinlemeyi öğren! "Diploma" demedi, "profesör" dedi, dinlemeyi öğren.

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Sabredemiyorsunuz dinlemeye, dinleyin, dinleyin! "Diploma" deyince birden sinirleriniz kabardı değil mi? Demek ki diplomasızlar var aranızda.

Şimdi, ikinci konu; Sayın Bakan, dediniz ki: "Ben 3 kişiye izin verdim." Neşe Çıldık bunların içerisinde mi, değil mi? Değil. Niye değil biliyor musunuz? Çünkü Neşe Çıldık'ı özellikle korudunuz. Sonra bir gerçeği daha saptırıyorsunuz, diyorsunuz ki: "Bilmem ne kadar yıl Turizm Bakanlığında çalıştı." Kaç yıl sizin Etstur'unuzda çalıştı Neşe Çıldık, kaç yıl çalıştı söyler misiniz? Yıllarca, on iki-on üç yıl çalıştı ve siz Etstur'dan aldınız, getirdiniz.

Bir başka konu daha, bir başka konu daha: Sizin Bakanlığınızdaki arazilerin daha sonra sizin şirketinize tahsisi ve aynı şekilde "ÇED raporlarına gerek yoktur." denilen... İmza da burada, Neşe Çıldık'ın altında imzası var ve siz bütün bunları yok farz ederek gerçekleri saptırıyorsunuz.

Ve son olarak şunu soracağım: DEM Müzecilik sizin neyiniz Allah aşkına, bana söyler misiniz; bacanağınız mı, kardeşinizin bacanağı mı, nedir? Diyorsunuz ki "O mükemmel, harikadır, çok iyi iş yapar; aslında zarar ediyor." ve bu akrabalığı kalkıp savunacak kadar bile cesaretiniz yok.

Ben bir kere sizden özür diliyorum saygıdeğer milletvekilleri çünkü o kadar çok soru sordunuz ki bunların hiçbirine cevap vermedi ve benim sorularıma cevap vermekten sizin sorularınıza cevap vermedi, onun için özür diliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Yok, artık söz vermeyeceğim.

Sayın Koçyiğit, buyurun...

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Son bir şey daha söyleyeceğim, bir saniyenizi istirham ediyorum; bir dakika rica ediyorum Sayın Başkan.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Aylardır aynı şeyleri konuşuyoruz.

BAŞKAN - Ya, vermeyeceğim Sayın Çömez, vallahi vermeyeceğim.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Siz konuşun, zapta geçer.

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - O zaman ben bunu bitireceğim.

Sayın Bakan, dediniz ki "Ben bunu boynuma mı takıp gezeceğim?" Boynunuza takmayacaksınız, soru önergesi vermişim ben ya, soru önergesi vermişim; niye cevap vermiyorsunuz Allah aşkına?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Size mahkeme açmış yalan diye, "Turhan Çömez bize iftira attı." demiş, dava açmış.

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Neden cevap vermiyorsunuz? Bu Parlamentonun, bu Başkanın, bu milletin hiç mi itibarı yok? Boynunuza takın onu. Alın, ben sizin boynunuza takayım. İsterseniz başka yerinize takın, nerenize isterseniz takın!