| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 12.12.2025 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA BURAK AKBURAK (İstanbul) - Sayın Bakan, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Türkiye'nin dünyaya açılan yüzü, ekonomimizin en dinamik damarlarından biri olan turizmi konuşacağım.
Ülkemiz üç kıtanın kesişim noktasında, medeniyetlerin omurgasında duran bir coğrafyaya sahip. Dünya üzerinde bu kadar zengin kültürel mirasa, bu kadar güçlü doğal çeşitliliğe sahip çok az ülke var ancak bugün, elimizdeki bu eşsiz kaynağın hakkını tam anlamıyla veremiyor, potansiyelimizi büyütemiyoruz.
Türkiye, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, 2024 yılında 60,6 milyon ziyaretçi ağırlayarak ziyaretçi sayısında dünyada 4'üncü sıraya yerleşmiş görünüyor; bu rakamın içinde Türkiye'de tatil yapanlar kadar ülkemizden transit geçen yolcuların da turist olarak sayıldığını ayrıca belirtmek istiyorum. Aynı yıl 56,3 milyar dolar turizm geliriyle Türkiye bu alanda ancak 7'nci sırada yer alabildi yani ziyaretçi sayısında ilk 4'e giren ülkemiz gelirde ilk 5'in dışında kalıyor. Bu iki veri birlikte okunduğunda, Türkiye turizminin artık "çok turist-düşük gelir" dengesizliğiyle karşı karşıya olduğu açıkça görülüyor. Türkiye'nin gerçek turizm potansiyeli sadece sayı artırmayı değil ülkemizde daha uzun süre kalan, daha fazla harcama yapan, nitelikli turist oranını yükseltmeyi hedefleyen bir anlayışı zorunlu kılıyor.
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; turizm sadece üç ay süren bir yaz faaliyeti değildir; turizm, planlama ister, altyapı ister, güvenlik ister, öngörü ister. Planlama olmadan iyi turizm olmaz, güvenlik olmadan iyi turizm olmaz, merkezî idare ve yerel yönetimler koordineli olmazsa güçlü turizm olmaz. Bakanlık bütçesi bu gerçekleri görmezden gelmemeli. Ülkemizin potansiyeli yalnızca kıyı turizmiyle de sınırlı değil. Gastronomi turizmi dünyada hızla büyüyen bir alan, ülkemizin gastronomi zenginliğini turizme yansıtmakta eksik kalıyoruz. Gastronomi turizminde tercih edilen destinasyon olmak için gerekli yatırımlara öncelik verilmeli ve bu alana da teşvik sağlanmalı, gıda güvenliği ve fiyat denetimleri ihmal edilmemelidir.
Karadeniz yaylaları dünyada eşi olmayan bir doğa turizm fırsatıdır. İsviçre, Avusturya, Slovenya bizim coğrafyamıza sahip olsaydı bugün dünya yayla turizminin merkezi olurlardı ama biz, yaylaları plansız yapılaşmaya, çevre tahribatına, ruhsatsız işletmelerin kaosuna terk ettik. Yayla turizmini Avrupa standartlarıyla ele alıp doğayı koruyan marka değerine sahip bir destinasyon hâline getirmeliyiz.
Bir diğer başlık da "MICE" turizmi yani toplantı, kongre, etkinlik sektörü. Ülkeye düzenli ve yüksek gelir sağlayan bir sektör bu ancak İstanbul, Antalya, İzmir artık dünya sıralamalarında eskisi kadar yukarıda değil. 2015-2020 arasında yaşanan bu gerileme yeni yeni toparlanmaya başladı. Uluslararası kuruluşların etkinliklerini başka ülkelere taşımasının nedeni Türkiye'nin bu alanda istikrar sunamadığı yönündeki değerlendirmeler. Sağlık turizmi için sağlanan teşvikler bu alanda da sağlanmalı ve ülkemizin geçmiş yıllardaki sıralamasının da üstüne çıkarılması hedeflenmelidir. Turizmi çeşitlendirmek, yenilikçi turizm politikaları oluşturmak, güveni yeniden tesis etmek zorundayız.
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; turizmde yeniden bir başarı hikâyesi yazmak zorundayız. Dünyadan nitelikli turisti çeken, kendi vatandaşına da nefes aldıran bir turizm vizyonuna ihtiyacımız var. Türkiye doğru yönetimle dünyanın ilk 5 turizm merkezinden biri olabilecek kapasiteye sahip. Türkiye'nin kültürünü, tarihini, doğasını, sanatsal mirasını hak ettiği seviyeye çıkaracak politikalar ve yatırımlar yapmalıyız. Bakanlığın bütçesi turizmin gerçek sorunlarını çözemiyor zira turizm sektörü birden fazla bakanlığı ilgilendiren bir yapıya sahip. Türkiye'nin kültürü de doğası da tarihi de insanı da çok daha fazlasını hak ediyor.
2026 yılı bütçesinin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)