| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 12.12.2025 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA RIDVAN UZ (Çanakkale) - Tarih 21 Ocak, saat 03.20, Bolu Kartalkaya'da bir otelden bir duman yükseliyor; bu, oradaki sadece 78 kişinin değil bütün Türk milletinin yüreğini dağlıyor ve yüreğini yakıyor. 03.20'de başlayan bu yangından tam yetmiş üç dakika sonra 2 kardeş; biri Nehir, 15 yaşında, hukukçu olmak istiyor, avukat olmak istiyor fakat hayalleri 15 yaşında sona eriyor; biri 13 yaşında, Doruk, tam yetmiş üç dakika sonra arkadaşına bir mesaj atıyor "Galiba biz buradan çıkamayacağız." diye, aynı dakikada annesine bir mesaj atıyor. Ne diyor biliyor musunuz mesajda? Bir dakikalık sesli mesaj atıyor, bu sesli mesajda "Anne beni kurtar." demiyor, "Anne yanıyoruz." da demiyor. Ne diyor biliyor musunuz? Bakın, dinleteyim size:
(Hatibin cep telefonundan bir ses kaydı dinletmesi)
RIDVAN UZ (Devamla) - "Anne seni çok seviyorum." diyor ve 13 yaşında hayaller kaybolup gidiyor. 78 çocuk... Orada bir Alp ile Yiğit var, ikisi de üniversiteden mezun, biri doktor, biri mühendis, abileri "Onlarla beraberdirler." diye umut ediyorum.
Şimdi, bu 78 canla ilgili ben Komisyonda Sayın Bakanı istifaya davet ettim, artık istifa etmesini istemiyorum, vazgeçtim, nedenini anlatacağım. Şimdi, her bir milletvekili arkadaşımız bu milletin helal oylarıyla bu Mecliste görev yapıyorlar, her birimiz seçilerek buraya geldik ve bu Meclis hepimizi bir araya getirmek suretiyle Kartalkaya Komisyonunu kurdu. O Komisyonda biz tam 28 tane kurumu dinledik ve bu konudaki hassasiyetlerini, eksikliklerini, yapılması gerekenleri konuştuk.
Burada iktidarıyla muhalefetiyle herkes bir ortak kanaate vardı. Neydi bu ortak kanaat? Burada 4 önemli aktör "Suçlu aktör 4." dedi, biri Kültür ve Turizm Bakanlığı. İşte, burada İYİ Parti olarak da bunun raporunu hazırladık, inşallah Komisyon da en yakın zamanda hazırlayacak. İki; Komisyona gelenlerin dışında, bilirkişi heyeti. Bilirkişi heyeti mahkemeye sunulmak üzere hazırladığı raporda diyor ki: "Tesiste kullanılan malzemenin niteliği, dekorasyon, mobilya, işletme ve hizmet kalitesi, personel niteliği, temizlik, bakım ve hijyen, uluslararası turizm sektörü gelişmeleri ve en önemlisi can ve mal güvenliğinden Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumludur." 8 profesör de imza atmış bunun altına. Şimdi, yasama yani Meclis diyor ki: "Bu Bakanlıktakiler ve Bakan bundan sorumludur." Bilirkişi raporu diyor ki: "Bakan ve personel, oradaki bu işi ihmal eden bürokratlar sorumludur." Yani yasama bunu söylüyor, bilirkişi bunu söylüyor; peki, yargı ne diyor? Bolu Cumhuriyet Savcılığı "Elbette suçludur ve ben Turizm Bakanlığının bu 12 personelini, bürokratını yargılamak istiyorum." diyor ve Bakan izin vermiyor. Bir kez daha talep ediliyor, yine izin çıkmıyor. Bunun üzerine aileler müracaat ediyor Danıştaya, Danıştay 12 bürokratın 9'unun yargılanmasına izin veriyor, diyor ki: "Otelin bütün işleyişinden, asansöründen, yangın güvenliğinden Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumludur, denetimleri yapmamışlardır, bundan dolayı yargılanacaklardır." Şimdi o bürokratlara diyorum ki: Sizi Bakan yargılatmamak için çok direndi ama kurtaramadı. Şimdi Bakana söylüyorum: Sayın Bakan, siz de kendinizi kurtaramayacaksınız.
Şimdi, bunu Reisicumhura da söylüyorum, AK PARTİ'nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da söylüyorum: Eğer siz bu Bakana sahip çıkmaya devam ederseniz bu millet sizi sandıkta baraj altında bırakacak, bundan da haberiniz olsun diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)