| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 12.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ERTUĞRUL KAYA (Gaziantep) - Sayın Başkan, Sayın Bakanlar, değerli milletvekilleri, kıymetli Bakanlığın değerli bürokratları; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Geçen yıl 513 olan gençlik merkezi sayısı bu yıl 559'a çıkarılmış; geçen yıl 3 milyon 992 bin 468 kişi olan gençlik merkezlerine üye genç sayısı 4 milyon 722 bin 107'ye çıkarılmış; geçen yıl 850.663 olan gençlik merkezi, akademi ve kulüplerin faaliyet sayısı 2 kattan fazla artırılarak 1 milyon 779 bin 661'e çıkarılmış, katılımcı sayısı da 1 milyon 626 bin 879'dan 22 milyon 465 bin 273'e çıkarılarak 11 kat artırılmış. Gençlerimiz için yapılan bu olumlu çalışmalar için Sayın Bakana ve Bakanlık bürokrasisine teşekkür ediyorum.
Sayın Bakan, gençlerimiz maalesef umutsuzluk ve çaresizlik içinde. Bakanlık bütçesinin yüzde 78'e yakını yani çok büyük bir kısmı burs, kredi, yurt gibi yükseköğretim hizmetlerine aktarılırken, gençleri üretime ve istihdama hazırlayıcı ilgili diğer bakanlıklarla koordineli bir bütçe yaklaşımının olmayışı çok önemli bir eksikliktir. Üniversitelerde örgün öğretimde 3 milyon 700 bin öğrenci eğitim görüyor. Açık ve uzaktan öğretimde 3 milyon öğrenci kayıtlı fakat KYK yurtlarının yatak kapasitesi ise 1 milyon yani örgün öğretimdeki öğrenci sayısının yaklaşık 4'te biri, kalan 2 milyon 700 bin öğrencinin nasıl barındığı, barınma konusunda hangi sorunları yaşadıkları konusunda net tespitleri içeren Bakanlığın bir çalışması var mı buradan sormak istiyorum. Hepinizin bildiği gibi, yurtların yetersiz, kiraların ise çok yüksek olması nedeniyle öğrenciler üniversiteyi kazanmalarına rağmen maalesef kayıt yaptıramıyor veya kayıt dondurmak zorunda kalıyor. Hatta daha acısı da yüksek puanlar almasına rağmen istediği, kazanabileceği üniversite yazmak yerine mecburen ailesinin yanında daha düşük puanlı üniversite bölümlerini yazmak zorunda kalıyor. Bu gençlerimize hak mıdır, reva mıdır Sayın Bakan? Yazık değil mi gençlerimizin yıllar süren çabalarına, ailelerin emeklilerine?
Sayın Bakan, yurtlarda yer bulamadığı için arkadaşlarıyla kiraya çıkan, öğrenci evinde kalan, apartlarda kalan öğrencilere kira desteği verilmesi elzemdir. Biz üç yıl önce yayınladığımız yükseköğretim eylem planında gençlere kira desteği verilmesi hususunu parti programımıza aldık. Kıymetli Bakan, size de bunu acilen uygulamaya geçirmenizi öneriyoruz. Öğrencilerimizin mağdur olmaması için bu uygulamayı başlatın ve üniversite öğrencilerine kira desteği vermeye başlayın.
Gençliğimizin diğer bir sorunu da burslar ve krediler. Sayın Ali Babacan'ın ekonominin başında olduğu dönemde değerli arkadaşlar, bursların dolar karşılığı tam 147 dolar idi. Arada, enflasyondaki patlama, dolar kurundaki patlama ve bugün gelinen nokta 3 bin TL bursun karşılığı 70 dolar ediyor Sayın Bakan; aradaki 77 dolar nerede?
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Baskılanmış kurla böyle, baskılanmış kurla!
ERTUĞRUL KAYA (Devamla) - Gençlerimizi 2,5 kat daha fakirleştiren bir sistem maalesef katlanarak tıpkı bir kartopu gibi büyümeye devam ediyor. Gençlerimiz artık, yemek yemeden önce cebini, kart limitini maalesef kontrol etmek zorunda kalıyor. Gençlerimiz, bırakın kitap almayı, fotokopi dahi çektiremiyor. Burs ve yurt yetersizlikleri gençlerimizin hayatını kısıtlıyor, gençler gençliğini yaşayamadan okulu bitirip iş hayatına atılıyor; tabii, iş bulabilen. Bugün ne okulda ne de işte olan gençlerimizin oranı yüzde 31,3'tür yani her 3 gencimizin 1'i maalesef bu durumda. Onun için işsiz bir gençten kredi ödemesi isteme garabetinden de derhâl vazgeçin. Defaatle dile getirdiğimiz gibi, öğrenim kredilerinin geri ödeme yönteminin de süreye değil işe girme şartına bağlanması gerekiyor. Biz parti programımızda, gençlerin kredi geri ödemelerini işe girme şartına bağladığımızı kamuoyuyla paylaştık; size de bir an evvel bunu hayata geçirmenizi tavsiye ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplumu çürüten, ocaklara ateş düşüren bahis, kumar meselesine ayrı bir parantez açmak istiyorum. Şimdi, gençlerimizi kumar ve bağımlılıktan korumayı hedefleyen bir Gençlik ve Spor Bakanlığımız varken diğer tarafta Bakanlığın bünyesinde kumarda, bahiste denetleyici ve düzenleyici kuruluş olan Spor Teşkilatı var değil mi değerli arkadaşlar. Spor Teşkilatının bu konudaki düzenlemeleri yani kumarın nasıl oynanacağını satır satır, tek tek anlatan sabit ihtimalli bahis oyunları oyun planı var değerli arkadaşlar, tam 84 sayfa. Âdeta bir günah işleme rehberi gibi, milleti yoldan çıkartma planı. Buradaki kumar türlerinde yok yok değerli arkadaşlar. "VAR'a gidilecek mi, gidilmeyecek mi; VAR'a kaç kere gidilecek, bir maçta ilk kartı hangi takım görecek; toplam kart, sarı veya kırmızı kart sayısı kaç olacak, toplam kaç penaltı atılacak?" gibi doğrudan hakemlerin kararına bağlı, sahadaki futbolcuların eylemleriyle şekillenen bu eylemler değerli arkadaşlar, Spor Teşkilatının, Toto Teşkilatının internet sitesinde var. Siz bunları hakemlerin, futbolcuların zihnine sokarsanız nasıl bahisle mücadele edeceksiniz? Değerli arkadaşlar, sizin bahisle mücadeleniz ayrı bir fecaat. Şimdi, burada, hakemlerin, futbolcuların aklına bunları sokarsanız, kendi eylemlerinden dolayı bir de milyarlarca lirayı; gençlerimizi, emeklilerimizi, geçinme umudunu kaybetmiş milyonları bu batağın içine sürüklerseniz sahadaki hakem evliya olsa yoldan çıkar değerli arkadaşlar; futbolcuların, hakemlerin rezillikleri işte böyle ortaya dökülür. Bir temizlik şart ama kirletmemek, kirlenmeye mâni olmak daha önemli değerli arkadaşlar. Türk sporunun içinin çürümüş olduğu bahis skandallarıyla ayan beyan ortadadır, işini ahlaklı yapanlar müstesna değerli arkadaşlar. Hakemlerin, futbolcuların, kulüp yöneticilerinin bahis oynadığı bir ortamda sporun ahlaki ve sportif değerlerinden söz etmek de asla mümkün değildir. Bakanlık olarak bu konuda şimdiye kadar etkin ve şeffaf bir mücadele sergilemediğiniz de ortada Sayın Bakan. Elbette ki tüm sorumluluğu şahsınızın omuzlarına yüklemiyoruz, bu bir sistem meselesi değerli AK PARTİ'li arkadaşlar. Nasıl vicdanınız buna elveriyor? AK PARTİ'nin kuruluş değerlerinde bunlar mı vardı? Biz AK PARTİ'yi kurarken buraya varsın diye, ülke çürüsün diye mi kurduk?
Değerli arkadaşlar, ortada kirli bir düzen var, gençlerimiz maalesef intihara sürükleniyor. Bakanlığın 2026 yılı bütçesinde öngörülen 300 milyar 302 milyon Türk liralık bütçesinde gelelim bir başka bağımlılığa: 59,5 milyon Türk Lirası yani yüzde değil, binde değil sadece on binde 2'si uyuşturucuyla mücadeleye ayrılmış. Oysa uyuşturucu ve dijital bağımlılık gençliği tehdit eden, gençlerin çürümesine neden olan, acilen çözüme ihtiyaç duyulan, toplumu âdeta çürüten bir mesele.
Bu bütçenin kaynağı da sorunlu değerli AK PARTİ'li arkadaşlar, Bakanlık gelirlerinin önemli bir kısmı bahis gelirlerinden sağlanıyor. Bir yandan bağımlılıkla mücadeleden söz ederken diğer yandan gençliği finansal olarak bahse bağımlı kılmak ahlaki ve kurumsal bir çelişkidir. Bu bütçe gençliği değil, sistemi finanse ediyor. AK PARTİ'li arkadaşlar, buradan soruyorum: Haramın binası olur mu? Böyle bir paranın kime ne hayrı olur? Bereketsiz paranın kupası mı olur, madalyası mı olur?
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Haram parayla gençliği zehirliyorlar.
ERTUĞRUL KAYA (Devamla) - Bir yanda Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı gibi birkaç bakanlığın birden topyekûn mücadele ettiği yasa dışı bahis, diğer tarafta Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünden yani Gençlik ve Spor Bakanlığından lisans almış yasal bahis siteleri. İkisi de özünde aynı şeye hizmet ediyor. Spor müsabakaları üzerinden kumar oynatılıyor, hayatlar karartılıyor. Biri devletten lisans almadığı, dolayısıyla lisans bedeli, vergi ödemediği için yasa dışı, diğeri devletin kasasına para koyduğu için yasal öyle mi? Bu noktada kumar ve bahis diye başka bir adla söyleyince farklı bir şey olmuyor değerli arkadaşlar. Lisans alıp vergisini ve harcını ödedikten sonra devlet eliyle rahatça oynanabiliyor. Amaç kumarın önüne geçmek mi, yasa dışı bahisle mücadele etmek mi yoksa hazinenin gelir kaybının önüne geçmek mi? Amaç ilkiyse yasal bahis siteleri niye var? Yasal bahis sitelerinde onlarca, yüzlerce bahis imkânı sunuluyorsa kusura bakmayın, amacın bahis ve kumarla değil hazinenin gelir kaybıyla mücadele olduğu ayan beyan ortadadır değerli arkadaşlar. Biz yasal bahse de yasa dışı bahse de itiraz ediyoruz, her ikisinin de karşısındayız. Ülkemizin maalesef resmi bu. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Koskoca ülkeyi bir cenderenin içine soktunuz. Umut bulamayan, iş bulamayan; genciyle yaşlısıyla, çalışanıyla emeklisiyle geçinemeyen milyonlar kendi kurduğunuz bahis, kumar sisteminin içinde yok olup gidiyor. Bir nesli kaybediyoruz; canım ülkemiz ne hâle geldi, içimiz parçalanıyor.
Değerli arkadaşlar, terörsüz Türkiye süreci nasıl ki bugün bekamızın ve istikbalimizin kilidi olan kritik bir dönemeçse millî birlik ve kardeşlik hedefine hep birlikte azimle ve metanetle yürüyorsak bekamızı ve istikbalimizi tehdit eden kumar ve uyuşturucu belasıyla da hep birlikte amasız fakatsız mücadele etmek hepimizin boynunun borcudur. Ne diyordu Halide Edip Adıvar'ın güzel sözü: "Bizim istikbalimiz istiklalimizden doğar." Onun için, hem terörsüz Türkiye diyoruz hem de kumarsız Türkiye diyoruz, çetesiz Türkiye diyoruz, mafyasız Türkiye diyoruz; her türlü bağımlılığı, her türlü illegal yapıyı tarihin çöplüğüne atan büyük Türkiye diyoruz, adil bir Türkiye, adaletle yönetilen bir Türkiye, hukukun üstün olduğu bir Türkiye, pırıl pırıl gençlerimizin başarıdan başarıya koştuğu büyük ve müreffeh Türkiye diyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)