| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 12.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA SİNAN ÇİFTYÜREK (Van) - Sayın Başkan, sayın vekiller; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
TİKA yani Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı üzerine konuşacağım. Malumunuzdur, TİKA, Sovyetler Birliği'nin 1991'de yıkılmasının ardından 1992'de kuruldu. Amaç malum, biliniyor, yazılmış zaten: Türk dünyası arasında ekonomik, siyasi, kültürel iş birliğini sağlamak, geliştirmek, başta Orta Asya olmak üzere. Tabii, her halk gibi Türk halkı da Türk dünyası da kendi birliğini kurabilir. Yani Arap Birliği var, Afrika Birliği var, kültürel, siyasi, askerî birden fazla birlikler var; Türk dünyası da birliğini kurabilir, buna itirazımız yok. Üzerinde duracağım mesele, bağlantısını kuracağım mesele günümüzdeki sorunla ilintisidir.
Kitaplar yazıldı, makaleler yazıldı, çok şey söylendi ve söylenmeye devam ediliyor. "Türklük bir etnik kimlik değil." denildi; bir kültürel kimliktir, bir üst kimliktir, öyle mi, gerçekten böyle mi? Eğer gerçekten Türklük bir üst kimlik ise, bir kültürel kimlik ise yani etnik değil ise başta TİKA niye "Türk İşbirliği" diyor? Neden, mesela, üst kimlikse, değil mi, kültürel kimlikse Orta Asya, Mezopotamya, Anadolu halklarının birliği demiyor; birliği, iş birliği, kardeşliği demiyor; değil mi? Yanıtlanması gereken birinci sorum bu yani Türklük kavramı eğer üst kimlikse.
İkincisi, eğer bu ise gerçekten -bir üst kimlikse- ve bu üst kimlik üstelik ısrarla söyleniyor, başta Kürtler olmak üzere birden halkı içeriyor. Yani Kürtler, Türk kimliğinin bir alt bileşenidir, bir alt kimliğidir, bir bileşenidir; öyle mi? Peki, Kürtler eğer Türk milletinin bir bileşeni ise sahi siz niye Kürdistan Federal Bölgesi'nde bağımsızlık referandumuna gidildiği zaman niye karşı çıktınız? En üst düzeyde denildi ki: "Biz İran'la iş birliği yaparak 4 devlet bunu engelledik." Kuzey Kıbrıs'a sahip çıkıyorsunuz, doğaldır; değil mi? Madem o da Türk kimliğinin bir alt bileşeni ise, bir üst kimlikse Kürtlük, niye Kuzey Kürdistan Federal Bölgesi'nde bağımsızlık referandumunu desteklemek bir yana engellediniz.
İki: Niye Özek Rojava'yı yani Kuzey Doğu Suriye'yi ısrarla ortadan kaldırmak için tutum alıyorsunuz, tehdit üzerine tehdit savuruyorsunuz. Kuzey Kıbrıs'ın bağımsız devlet kurma hakkını savunuyorsunuz. Olur, Kıbrıs halkı bağımsızlık istiyorsa kursun, buna itirazımız yok da eğer Kürtlük, Türk kimliğinin bir bileşeniyse -değil mi- niye ısrarla ona karşı çıkıyorsunuz, özerk Rojava statüsüne? Eğer Türklük gerçekten bir üst kimlikse, kültürel kimlikse madde 66'ya bakın: "Türk Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür." Annesi Türk olan Türk, babası Türk olan Türk. Ne anladım ben bu öz kimlikten? Nasıl yani bu öz kimlik etnik değil de, değil mi, kültürel kimlik oluyor? "Türk" diyorsunuz, bal gibi "etnik kimlik" diyorsunuz, Anayasa'da bunu yazmışsınız.
İkincisi, değerli vekiller, sayın AK PARTİ'liler, sayın MHP'liler size sesleniyorum: 41 millet başka bir milletin bileşeni olmaz, tarihte bunun örneği yok, bunda ısrar etmeyin. Bakın, Çin bile 1,5 milyar nüfusuyla Uygur halkını Çin milletinin bir bileşeni hâline getiremedi, getirmesi doğru da değildir zaten, yanlıştır zaten, başta biz buna karşı çıkıyorduk, siz getiremezsiniz.
Ne diyordu Sayın Hülagü: "Biz Anadolu'ya geldiğimizde Kürtler vardı." Ne demek bu? Çok net söylüyor yani Kürtler burada ayrı bir milletti, bunun üzerine çözüm aranmalıdır.
Dolayısıyla, bitiriyorum, Sayın Cumhurbaşkanına, Sayın Bahçeli'ye sesleniyorum: Hazır çözüm süreci başlamışken, silahlar susmuşken -kimse silahları savunmuyor- Kürt meselesine adıyla anılarak çözüm aransın. Eğer bu çözümsüzlükte ısrar ediliyorsa buyurun alın Musul'u, alın Halep'i, görün o zaman Kürtler alt kimlik midir, değil midir? Nasıl çözeceksiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla) - Teşekkür ederim, sağ olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)