GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:30
Tarih:12.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA CELAL FIRAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün sadece rakamdan oluşan bütçeyi değil bu ülkenin ruhunu konuşuyoruz. O anlamda lütfen biraz empatiyle birbirimize bakalım, saygıyı ve sevgiyi yüreklerimizden eksik etmeyelim.

"Nasıl bir cumhuriyet?" sorusuna doğru cevap verirsek hakkaniyetli bütçe oradan çıkar. 1 Ekim 2024'te başlayan barış süreci tarihî bir fırsattır. Cumhuriyetin eksik kalan iki sütunu var: Kürtler ve Aleviler. İkisi de yüzyıllardır hukuk dışında tutuldu; biri kimliğiyle, diğer inancıyla eşit yurttaş olamadı. Kürt meselesine "terör sorunu" dediler. Mesele hukuktu, inkârdı, tanımamaydı. Alevi meselesine "güvenlik sorunu" dediler, yok saydılar, tanımadılar. Mesele yine hukuktu. Her iki topluluk da hukuk dışı bırakıldığı için büyük acılar çekti. Şimdi, Kürt meselesinde cesaret gösteriliyor, barış kapısı aralanıyor. İşte, tam bu noktada diyoruz ki bu kapı genişlesin, aynı cesaret Aleviler için gösterilsin, kimse dışarıda bırakılmasın. Aleviler cumhuriyetin kıyısında, köşesinde değil merkezinde olmak istiyor.

Sayın milletvekilleri, Alevilik bu toprakların kadim inancıdır, adaletin yoludur ama Aleviler hiçbir zaman eşit yurttaş olarak görülmedi; katliamlar yaşadık, sürgünler yaşadık. Bugün daha örtük yöntemlerle eşitsizlik devam etmektedir. Cemevleri hâlen ibadethane sayılmıyor, zorunlu din dersleri hâlen devam ediyor, AİHM kararları uygulanmıyor, kutsal mekânlarımıza el konuluyor. Bakın, Tokat Almus'taki Hubyar Sultan Tekkesi'ne ne yapılıyor? Vakıflar Genel Müdürlüğü bu kutsal mekâna el koymaya çalışıyor. Yargıtay dâhil tüm mahkemeler "Bu tekke Alevilerin." dedi ama Vakıflar Genel Müdürlüğü bu kararları yok sayarak... Bunun adı inanca kayyum atamaktır. Belediyelere kayyum atıyorsunuz, üniversitelere kayyum atıyorsunuz, televizyonlara kayyum atıyorsunuz, tekkelere kayyum atıyorsunuz; bu kayyum zihniyetinden vazgeçin diyoruz. Hacı Bektaş Veli dergâhını, tüm dergâhları asli sahiplerine iade edin diyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Daire Başkanlığı Alevilere iyileştirme adımı olarak sunuldu ama Alevilik düzenlenmesi gereken kültür olarak bugün toplumumuza sunuldu. Alevilik folklor değildir, turizm malzemesi hiç değildir, Alevilik yaşayan bir inançtır. Sazıyla, semahıyla, inancıyla, erkânıyla farklı bir yoldur; Kerbelâ'dan Dersim'e, Maraş'tan Sivas'a acılarla dolu yaşayan bir yoldur; Şah Hüseyin'den Pir Sultan'a, Hacı Bektaş'tan Nesimi'ye uzanan ulu bir yoldur.

Alevilerin talepleri çok nettir: Eşit yurttaşlık istiyoruz. Cemevlerinin ibadethane sayılmasını istiyoruz. Zorunlu din derslerinin kaldırılmasını talep ediyoruz. Ayrımcılığın, eşitsizliğin bitirilmesini arzuluyoruz. Bu talepler karşılanmadan fatura ödemek, konserler düzenlemek hak mücadelesinin yerini tutmaz diyoruz. Bırakın Aleviliği tarif etmeyi; Aleviler ne talep ediyorsa Alevilerin taleplerini yerine getirin, yasal güvenceye alın.

Değerli milletvekilleri, Türkiye, toplumsal barışı güçlendirme arayışındadır. Tam barış arayışında olduğumuz bu dönemde Alevileri özünden uzaklaştırmak değil oldukları gibi kabul etmek gerekmektedir. Barış, inkârla olmaz, asimilasyonla olmaz; barış, kimliklere, inançlara eşitlik ve saygıyla olur. Bu Meclis, geniş bir mutabakatla Alevilerin sorunlarını çözmek için irade göstermelidir. Bu sadece Alevilerin değil cumhuriyetin meselesidir. Demokratik bir cumhuriyet istiyorsak, cumhuriyetin hukukunu güçlendirmek istiyorsak eşit yurttaşlığı hayata geçirmek zorundayız. Aleviler bu ülkenin yükü değil hafızasıdır, misafiri değil canıdır. Yolumuz rızadır, hak yoludur. Bu ülke, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Türk'üyle, Sünni'siyle, Süryani'siyle, Ermeni'siyle hepimizindir; cesaret gösterelim, hep beraber tarihe not düşelim. Desinler ki: "Bu Meclis barış kapısını sonuna kadar açtı, kimseyi dışarıda bırakmadı." Eşit yurttaşlar olarak cumhuriyetin hukukuna dâhil olmak istiyoruz.

Bu bizim hakkımızdır, bu ülkenin demokratik geleceği için zorunluluktur diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Aşk ile... (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)