| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 29 |
| Tarih: | 11.12.2025 |
İİYİ PARTİ GRUBU ADINA RIDVAN UZ (Çanakkale) - İki önemli Bakanlığımız burada; Sanayi Bakanımız burada, Millî Savunma Bakanımız burada. Türkiye'nin iki lokomotif Bakanlığı diyebiliriz yani biri sanayi açısından, biri de millî savunma adına. Fakat şuradan gelirken biraz geç geldim, şurayı sayayım dedim, 4 milletvekili var iktidar partisinden, 4 vekil! (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar) Sayın Grup Başkan Vekilim de zaten telefonla konuşuyor.
TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Olacak iş değil ya!
CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Bakanları ciddiye almıyorlar Sayın Vekilim.
RIDVAN UZ (Devamla) - Özür dilerim, aranızda bir vekil daha var, onu sıkı tutun da o da gitmesin! 5 vekille iktidar...
CAVİT ARI (Antalya) - Çok ayıp bir şey! Gerçekten çok ayıp ya!
RIDVAN UZ (Devamla) - İçler acısı bir durum; yani bunu da... Hâlâ telefonla konuşuyor.
TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Millî Savunma Bakanlığı bir de ya!
CAVİT ARI (Antalya) - Biz daha fazlayız.
RIDVAN UZ (Devamla) - Yani bu; Türkiye Cumhuriyeti devleti, etrafımız ateş çemberi derken, Millî Savunma Bakanlığıyla ilgili bu kadar önemli gündem varken sadece 5 milletvekilinin iktidar tarafında olması abesle iştigal bir durum. Bunu millete, Bakanlara -orada da var bir arada- dolayısıyla bu 2 Bakanımıza da saygısızlık olarak nitelendiriyorum, bu da kayda geçsin.
YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Bakanları ciddiye almıyorlar.
RIDVAN UZ (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisimizi ve büyük Türk milletini saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz bütçe sadece bir bakanlığın bütçesi değil, aynı zamanda bir ülkenin niyetini, istikametini ve vicdanını temsil eden bir bütçe.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2024 bütçesi 79 milyar, 2025 bütçesi 124 milyar, 2026 bütçesi 177 milyar yani bir yılda artış oranı yüzde 42. Kâğıt üzerinden baktığımızda bütçemizi büyütüyoruz, sanayiye önem veriyoruz diyebiliriz ama asıl sorun şu: Bu para gerçekten Türk sanayisinin cebine, Türk mühendisinin aklına, Türk işçisinin alın terine mi gidiyor?
Bu bütçeyi ekonomik sınıflandırmaya göre incelediğimizde tablo çok net: Personel giderleri 2026'da 4,8 milyar, SGK devlet primi 586 milyon, mal ve hizmet alımı 723 milyon yani bu 3 kalemin toplamı Bakanlığın devasa bütçesinde sadece devede kulak. Asıl bomba nerede patlıyor? Cari transferlerde. 2025'te 66 milyar cari transfer, 2026'da 96 milyar; artış oranı yüzde 46. Bu kalemin Bakanlık bütçesi içindeki payı yüzde 55. Bakanlığın bütçesinin yarısından fazlası cari transfer yani sermaye birikimi yaratmayan, karşılıksız, nereye gittiği çoğu zaman şeffaf olmayan ödemeler. Bu cari transferlerden Çanakkale'deki, Eskişehir'deki, Kayseri'deki KOBİ ne kadar yararlanıyor? Makine parkı eskimiş, tezgâhını yenileyemeyen sanayicinin hangi derdine derman oluyor?
Bir Bakanlık düşünün, adı "Sanayi ve Teknoloji" ama bütçesinin çoğu ne sanayi yatırımı ne AR-GE ne de teknoloji; cari transfer adı altında buharlaşıyor.
Bakın, anlatayım; imalat sanayisi kullanım oranı Ekim 2025 tarihi itibarıyla yüzde 76. Bunun sebebi, ekonomideki belirsizlik kadar sanayicinin öngörü kaybı. KOBİ'lerin kalbi olan KOSGEB bütçesi 2025'te 12 milyar 704 milyon, 2026'da 11 milyar 165 milyon yani yüzde 12'lik bir düşüş var Sayın Bakanım, sizin dönemle bu dönem arasında kıyas yaptığımızda.
Yine, TÜBİTAK bütçesi 2025'te 51 milyar 864 milyondan 2026'da 46 milyar 163 milyona düşüyor yani yüzde 11 yine azalma var. O zaman sormak lazım: Sayın Bakanım, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Kıymetli milletvekilleri, yatırımların desteklenmesi programının hemen altına baktığımızda program dışı giderler kalemini görüyoruz; bütçe payı yüzde 44. Neredeyse bütçenin yarısı program dışı, adı üstünde program dışı. Bu program dışı giderler kimlere, hangi projelere, hangi kriterlere göre dağıtılıyor, bu da belli değil; yoksa bu kalem yine seçimden seçime hatırlanan proje açılışları, temel atma törenleri, fotoğraf verip unuttuğumuz sanayi yatırımlarını kapsıyor olmasın!
2025'te 3,1 milyar civarındaki sermaye gideri 2026'da 7 milyarın üstüne çıkmış. Detaya baktığımızda, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü altında dış proje kredileriyle finanse edilecek yaklaşık 5,8 milyarlık yatırım planı öngörülüyor yani sanayicinin geleceğini bile borçla, dış proje kredisiyle inşa etmeye çalışıyorsunuz. Türk sanayicisi kendi kaynağıyla, kendi gücüyle ayağa kalksın diye değil, dışarıdan alınan kredinin faizini, masrafını, kur riskini bu millet üstlensin diye kurgulanmış bir bütçe yapılmış.
Şimdi, gelelim Sayın Bakanın Komisyonda yaptığı sunumda tutanaklara geçen konuşmalarına: Yirmi çeyrektir kesintisiz büyüyor olacakmışız. Bu yıl sonunda millî gelir 1,5 trilyon dolar, kişi başı gelir 17 bin dolar olacakmış. Sanayi Üretimi Endeksi'miz Almanya, İtalya, Fransa'ya göre pozitif ayrışmada olacakmış. İnsanın bu cümleleri dinleyince "Herhâlde Almanya'nın, Japonya'nın bütçesini görüşüyoruz da bizim haberimiz yok." diyesi geliyor. Bakanlığın anlattığı Türkiye başka bir gezegen, Türk sanayicisinin, Türk işçisinin yaşadığı Türkiye bambaşka bir gerçek.
Bakanlığın kendi verilerine göre, Türkiye'nin en yüksek teknoloji ürün ihracatı imalat sanayisinin toplam ihracattaki payı 2024'te sadece 3,6. OECD ortalaması ne kadar peki? Yüzde 18 yani biz yüksek teknoloji ihracatında OECD ortalamasının bile beşte 1'i düzeyindeyiz. "Yirmi çeyrektir büyüyoruz." diyorsunuz ya Sayın Bakan, katma değeri düşük, ithal girdiye bağımlı, düşük teknoloji üretimden başka büyüyen bir şey yok; ha, bir de bu öngörüsüzlük. Millî gelir kâğıt üzerinde 1,5 trilyon dolar olacaksa bunun ne kadarı gerçek sanayi üretiminden, ne kadarı kur oynaklığından, ne kadarı şişirilmiş fiyatlardan kaynaklanıyor sormak lazım.
O zaman soralım Sayın Bakan: AR-GE harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 1,46'ya çıktıysa niçin hâlâ genç mühendislerimiz, bilim insanlarımız TÜBİTAK yerine yurt dışındaki laboratuvarlarda gelecek arıyor?
O zaman soralım: Son üç yılda 17 binden fazla mühendis ve yazılımcı yurt dışına niçin gitti? Bir mühendis Almanya'ya gidiyor ama aslında Türkiye'nin yirmi yıllık emeğini de bilgisini de eğitimini de kaybettiriyor. Bu gidiş insani değil, sermaye kaybı.
Bugün Türkiye'de bir organize sanayi bölgesine gidin; Bursa'da, Kocaeli'nde, Antep'te, Konya'da patron da şikâyetçi işçi de. Sayın Bakanım, sanayici size diyor ki: "Elektrik maliyeti belimi büküyor. Krediye ulaşamıyorum. Faiz altında eziliyorum. Kur istikrarsız, maliyet hesabı yapamıyorum. Makineyi yenilemek istiyorum; yatırım teşviki kâğıt üzerinde var ama fiiliyatta yok, kullanamıyorum." İşçi diyor ki: "Asgari ücretle ay sonunu getiremiyorum. Mesaiye kalmazsam evin kirasını ödeyemiyorum. Çocuğumu iyi bir okulda okutmak artık bizim için hayal." İşte, bu bütçede bu somut gerçeklerin sorularının cevabı maalesef yok. Ne var? Çok kusura bakmayın, AK PARTİ masalları var. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Kıymetli milletvekilleri, sanayi politikası şeffaf olmalı. Üretim ekonomisinin güçlendirilmesi... Dünya karbon nötr hedefler, yeşil mutabakatlar, yapay zekâ, kuantum, çip üretimi konuşuyor, biz ne konuşuyoruz? Bu bütçeyle Türkiye, yüksek teknoloji ligine çıkamaz. Bu bütçe ancak günü kurtaran rakamlarla makyaj yapılmış bir tabloyu önümüze koyuyor.
Size tavsiyem:
1) Cari transfer ve program dışı giderlerden gerçek bir tasarruf yapın.
2) KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştıracak bir yapıya, şeffaf kredi garanti mekanizmalarına yönelin.
3) Teknoparkları rant kapısı olmaktan çıkarın, gerçekten girişimcileri önceleyin.
4) AR-GE fonlarının dağıtımında siyasi bağımlılık değil, bilimsel kriterler, objektif değerlendirme mekanizmalarını işletin.
Türk sanayicisi akıllıdır, çalışkandır; Türk mühendisi, Türk işçisi dünyada rekabet edecek yetenektedir. Onların önüne set çeken her şey hesapsız kitapsız, partizanca hazırlanmamalıdır. Bu milletin vergisi yandaş şirketlerin bilançoları için, bazı çevrelerin lüksü, şeffaf olmayan fonların kasasını büyütmek için kullanılmamalı; Türk sanayisini, Türk teknolojisini, Türk gencinin hayallerini büyütmek için kullanılmalıdır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçesi bu hâliyle ne millî üretimi güçlendirir ne yüksek teknolojide dünya sanayisinde Türkiye'yi öne taşır. Biz, İYİ Parti olarak bu nedenle itiraz ediyoruz. Bu nedenle diyoruz ki Türk sanayisi Türk milletinin alın teridir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
RIDVAN UZ (Devamla) - Bu sebeple bu bütçeye "hayır" oyu vereceğimizi beyan ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)