| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 29 |
| Tarih: | 11.12.2025 |
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA NEDİM YAMALI (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Savunma Bakanlığımızın 2026 yılı bütçe görüşmelerinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Türkiye, uzun yıllar boyunca savunma tedarikini büyük ölçüde dışarıdan sağlayan, kritik sistemlerde üretici değil tüketici konumunda olan bir ülkeydi. Ambargolar, siyasi baskılar, geciken teslimatlar ve teknoloji transferi engelleri Türkiye'ye önemli bir ders verdi. Bu ders, bağımsız olmayan savunma politikaları bağımsız bir dış politika üretemez gerçeğidir. Bugün geldiğimiz nokta tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur.
Bu çerçevede, son yirmi üç yıl Türk milleti için ülkemizin bekasını, güvenliğini, bağımsızlığını, ordumuzun kurumsal gücünü temsil eden Millî Savunma Bakanlığımız için bir yapısal dönüşüm dönemi oldu. Böyle dönüşümler bir ülkenin sadece silah üretme kapasitesindeki artışı yansıtmaz, aynı zamanda siyasi hafızasını, jeopolitik iddialarını, teknolojik özgüvenini ve ulusal hedeflerini de merkeze taşır. Bu yüzyılda artık ülkelerin askerî gücü sadece asker sayısı, tank ve denizdeki filo sayılarıyla değil, yazılım kapasitesi, insansız sistemler, yapay zekâ, siber savunma, uzay teknolojileri ve ağ merkezli harp yapabilme kabiliyeti gibi çok daha karmaşık bileşenlerle ölçülmektedir. Devletler artık yalnızca fiziksel sınırlarını değil, veri güvenliklerini ve dijital varlıklarını da korumak zorundadır. İşte bu zorunluluk ülkemizde devasa bir yerli savunma teknolojileri dönüşümünü ortaya çıkardı. 2000'li yılların başında sadece birkaç yüz milyon dolar olan savunma üretim kapasitesi günümüzde on milyarlarca dolarlık bir ekosisteme dönüşmüş, 20'den fazla ana yüklenici, yüzlerce alt yüklenici, binlerce KOBİ, üniversite ve sanayi iş birlikleriyle kendine özgü bir teknoloji havzası oluşmuştur.
Türkiye, bugün Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Güney Amerika'ya, NATO üyelerinden Orta Doğu ülkelerine geniş bir coğrafyaya savunma ürünleri ihraç eden ve hatta askerî yardımlarda bulunan bir ülke hâline geldi. Bu ihracat sadece ekonomik değil, diplomatik bir dönüşüm de oluşturdu. Savunma ürünleri Türkiye'nin dış politikasında yeni bağlar, yeni ortaklıklar ve yeni etki alanları oluşturdu. Birçok uluslararası rapor ve haber Türkiye'nin savunma sanayisi gelişimini "kırılma noktası", "yeni nesil savunma ekolü", "ani ve hızlı bir yükseliş" şeklinde tanımlıyor.
Millî Savunma Bakanlığımız eğitimli personeli, son teknolojik silah ve mühimmatı, güçlü lojistik altyapı ve yüksek harekât tecrübesi sayesinde uzun süreli ve çok yönlü yurt dışı operasyon kabiliyetine erişti ve bütün dünyanın dikkatini üzerine çekti.
Tüm bu gelişmelerle Türkiye'nin savunma sanayisi ileri teknoloji motor üretimi, yüksek hassasiyetli elektronik bileşenler, entegre güç sistemleri, yazılım bağımsızlığı, uzun vadeli sürdürülebilir finansman gibi alanlarda önemli eşikleri de bir bir aşıyor. Burada genel resim istikrarlı ve sürekli yükselişin de devam edeceğini gösteriyor.
Türkiye'nin askerî alanda yükselişi artık sadece bir sektör başarısı değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde stratejik bir yöneliş ve geleceğin küresel dengelerinde yer arama iddiasıdır.
Değerli milletvekilleri, sözlerimi burada sonlandırırken Millî Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçesinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Vatan savunmasında hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize minnetlerimi iletiyorum.
Bölgemizde yaşanan zorlu şartlarda, ağır görev yüklenen Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler'e, değerli komutanlarımıza ve değerli bürokratlarımıza; Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki subay, astsubay, uzman çavuş, er, erbaş, sivil memur ve işçilerimize ve savunma sanayisinde çalışan bütün idareci ve personelimize başarılar diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)