| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 28 |
| Tarih: | 10.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakanlarım, değerli milletvekilleri; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın bütçesi üzerine grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Bu bütçe sadece bir bakanlığın harcaması değildir; milletin alın terinin, geleceğinin ve ülkenin kalkınma yaklaşımının aynasıdır. Belgeler önümüzde ve maalesef tablo açıktır. Kaynak var ama plan yok, yatırım var ama acaba kamu yararı ne kadar? Bakanlığın bütçe payı 2026 yılında yüzde 2,77'ye düşmüştür. Bu düşüş rastlantı değildir, ulaştırma politikalarının vizyon kaybının göstergesidir. Ülke kalkınmasının omurgası olması gereken ulaştırma artık kamu yararını değil, garanti yükümlülüklerini önceleyen bir modele teslim edilmiştir. 2011'den 2023'e kadar her yıl bütçeden pay ayrıldı, "Hedef 2023." diye diye on üç yıl geçti, bugün hâlâ bitmeyen projeler, uygulanmayan vaatler, çürüyen temeller var. Bu hüsranın nedeni kaynak yetersizliği değil, kaynağın yanlış yöntemlere bağlanmasıdır. İşte, tam burada karşımızda yap-işlet-devret modeli çıkıyor. Biz kürsüden açıkça ifade ediyoruz, uygulanan YİD modeli kamu yatırımı değil, kamu yüküdür; yatırım değil, borçlanma aracıdır; kalkınma değil, garantili gelir aktarma düzenidir. Köprü yapılıyor geçmeyen millet parasını ödüyor, havalimanı yapılıyor uçmayan yolcu garanti ediliyor, tünel yapılıyor kullanmayan vatandaş bile yüklenicinin gelirini karşılıyor. Yıllar geçtikçe garanti ödemeler katlanarak artmış, yük iyice ağırlaşmıştır. 2019, 5,1 milyar; 2023, 56,9 milyar; 2024, 78,7 milyar TL ödeme öngörülmüştür. 2024 yılında Çanakkale Köprüsü için garanti edilen araç geçiş sayısı 16 milyon 425 bin, gerçekleşen araç geçiş sayısı 2 milyon 684 bin 738; hata payı yüzde 84. Hazinenin şirkete ödediği garanti tutarı yani zarar tam tamına 281 milyon avro. Bu sadece bir örnektir. Soru basittir: Millet geçmediği köprünün, kullanmadığı havalimanının parasını neden öder? Bu, adalet midir; bu, hakkaniyet midir; bu, bir millî kalkınma mıdır?
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; trafik kazaları sonucunda en çok kayıp veren ülkelerden biriyiz. Bireysel taşıt oranı nüfusa göre fazla ve trafikteki otomobillerin ortalama yaşı 14,5. Bunun manası şu: Eski de olsa araçlar trafikte dolaşıyor. Bunun en büyük sebebi toplu taşımanın yeterince cazip olmamasıdır. Ezcümle, toplu taşıma daha da cazip hâle getirilirse, ulaşım ağları geliştirilirse can kayıplarıyla birlikte karbon salınımı azalırken trafik de bir sorun olmaktan çıkacaktır. 2011 yılında 10 bin kilometre demir yolu hedefinden 2023 yılı itibarıyla sadece 1.865 kilometre yapılabilmiştir yani hedefin gerçekleşme oranı sadece yüzde 14,87. Bazı projeler nesilden nesile dedikoduyla ulaşan birer masal hâlini aldı, İzmir-Ankara hızlı tren projesi gibi mesela. 2013'te başlandı, "Bin seksen günde ilk ayağı bitecek." denildi ancak o günden bugüne dört bin beş yüz gün geçti, ortada ayak falan yok. Antalya-Alanya otoyol projesi defalarca ihale edilip ertelendi, nihayet üç yıl gecikmeyle ilk kazmayı vurdunuz, şimdi de üç yıl içinde bitti bitirme hedefi var, umuyoruz ki bir daha gecikme yaşanmaz. Ayrıca, Antalya hızlı tren bağlantısı mutlaka bir ihtiyaçtır çünkü Antalya'nın hem çevre iller hem de ilçeler arasındaki trafik yoğunluğu fazla olmasına rağmen ulaşım olanakları kısıtlı. Antalya'ya hem şehir içinde hem de dışında trafiği rahatlatacak alternatifleri bir an önce kazandırmak gerekiyor. Bunları yaparken kendi öz kaynaklarımızla yapmalıyız, ihaleler Türk Lirası cinsinden şeffaf bir şekilde yapılmalıdır.
2026 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)