| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 28 |
| Tarih: | 10.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA HASAN KARAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bizim kaderimiz bu, her zaman bu; Muhammet Bey, görüyorsun, herhâlde, tek başına sana hitap edeceğim o zaman.
MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sizinkiler de gelmemiş, bak, sizinkiler de yok.
HASAN KARAL (Devamla) - Öyle mi? Bizimkiler daha fazla ama.
MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bizimkiler burada olduğunu ispat ettiler Değerli Vekilim. Bizimkiler burada olduğunu ispat ettiler yoklamayla. Diğer bak, başka...
HASAN KARAL (Devamla) - Neyse...
MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Ben tek başıma tüm grubu temsil ediyorum Sayın Vekilim, herkes adına dinliyorum sizi.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - "Bir kişi dünyaya bedel." diyorlardı ya hani, öyleyse sen varsan zaten başkasına gerek yok.
ÜNAL KARAMAN (Konya) - Ben buradayım Başkanım.
MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bak, hep burada...
HASAN KARAL (Devamla) - Neyse sen yetersin; tamam, peki.
Değerli milletvekilleri, isterseniz bugün Türkiye'de herkesin hiçbir eksiğinin olmadığını zannettiği AK PARTİ iktidarlarına en büyük desteği veren Karadeniz bölgesine şöyle bir uzanalım. "Karadeniz" derken diğer illerimiz sakın alınmasın, bugün en çok akla gelen Samsun ile Sarp arasında kalan bölgemizden sizlere bahsedeceğim ve elbette Sayın Ulaştırma Bakanımızın da bölgesi olması hasebiyle bu değerlendirmeyi özellikle kendilerinin de dikkatlerine sunuyorum. Doğrudur, AK PARTİ iktidarlarının en güçlü olduğu alanlardan biri şüphesiz ki ulaştırma yatırımlarıdır. Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Karadeniz'de de önemli projeler hayata geçirilmiştir, bunu hiç kimse inkâr edemez.
CEMAL ENGİNYURT (İstanbul) - Hasan Karal, geldim dinlemeye.
HASAN KARAL (Devamla) - Teşekkür ediyorum.
Ancak işin bir de sahadaki gerçekler tarafı var. Şimdi birazdan vereceğim örneklerle bunun böyle olup olmadığını sizlere arz edeceğim. Bu tabloya en çarpıcı örnek Samsun'dan Sarp'a uzanan Karadeniz Sahil Yolu. Burası yıllar önce uluslararası bir transit hat olarak planlanmışken bugün adım adım bir şehir içi yola doğru dönüşmektedir. Özellikle, bölge insanının baskısı ve idarenin de yeterli teknik analiz yapmaması nedeniyle birçok noktaya gereksiz dönel kavşaklar inşa edilmiştir. Bunun doğal sonucu olarak da gereğinden fazla yere sinyalizasyon lambaları yerleştirilmek zorunda kalınmıştır. Tüm bunlar ulaşım konforunu ciddi biçimde düşürmekte, gidilmek istenilen mesafelere ulaşmayı olması gerekenden çok daha uzun bir sürece dönüştürmektedir. Özellikle şehir geçişlerinde yaşanan bu dur, kalk trafiği hem zaman kaybına hem de seyir güvenliğinin zayıflamasına maalesef yol açmaktadır. Karadeniz Bölgesi'nin son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisine mazhar olduğunu düşünürsek sahil yolunun özellikle yaz aylarında ciddi sorunlar ürettiğini açıkça görürüz. Kısa ve orta vadede Karadeniz sahil hattına alternatif yeni bir yol planlanmadığına göre mevcut trafiği rahatlatmanın tek yolu çevre yollarının tamamlanmasıdır. Ancak ne yazık ki bu çevre yolu projelerinde uzun süredir belirgin bir duraksama yaşanmakta, bölgede her yıl artan trafik yükü karşısında çözümler gecikmektedir. Örneğin, Ordu Çevre Yolu artık tam anlamıyla bir muammaya dönüşmüştür. Projenin yalnızca bir bölümü tamamlanmış, geri kalan kısmının akıbetiyle ilgili ne bir açıklama ne bir takvim ne de sahada bir hareketlilik bulunmaktadır. 2007'de temeli atılan bu yatırımın tam on yedi yıldır bitirilememiş olması bölgenin ulaştırma politikalarındaki en çarpıcı örneklerden biridir. Benzer bir tablo Fatsa Çevre Yolu'nda da karşımıza çıkmaktadır. Seçim dönemlerinde büyük vaatlerle duyurulan, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan ve siyasiler tarafından "Hemen başlıyoruz." denilen bu proje için 2023 yılı içinde ihale sözü verilmişti; bu da unutuldu. Giresun'da ise dillere destan hâle gelen Liman Mevkii Dal-Çık Projesi üzerinden yirmi ay geçmesine rağmen tek bir metre ilerlememiştir. Temeli atılan, törenlerle duyurulan bu yatırımın sahada en ufak bir hareketlilik göstermemesi hemşehrilerimizin canını ziyadesiyle sıkmakta, büyük bir hayal kırıklığı yaratmaktadır. Trabzon'da durum bir nebze farklıdır. Geç de olsa Güney Çevre Yolu Projesi'nin 1'inci etabının başlamış olmasını memnuniyetle karşılıyor ve bu vesileyle teşekkürlerimi ifade ediyorum ancak projenin tahminî bitiş takvimi açıklanmamış, 2'nci etabı ise henüz ihale aşamasına bile getirilmemiştir. Bu belirsizlik şehrin gelecekteki ulaşım yükü açısından ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.
Memleketim Rize'ye gelince, 2003-2018 yılları arasında gerçekten büyük işlere imza atılmış ancak bu dönemde başlanan projelerin bir kısmı üzerinden yıllar geçmesine rağmen maalesef tamamlanmamıştır. Mesela, Rize merkezin sıkışmışlığını giderecek, şehri yukarılara taşıyacak Güney Çevre Yolu Projesi hâlâ tamamlanamamıştır. Projenin son bölümündeki Değirmendere Mahallesi ile Liman Kavşağı arasında planlanan tünelin iptal edildiği yönündeki duyumlar hem mühendislik hem şehir planlaması açısından kabul edilemez bir durumdur. Bu durum projeyi bir çevre yolu olmaktan çıkaracak, sahil yoluyla bağlantısı kesildiği için mahalle arası yola dönüştürecektir. Rize merkez için hayati öneme sahip olan Salarha Tüneli'nin de başlangıçta projelendirilmesine rağmen sahil yoluyla doğrudan bağlantılı hâle getirilmemiş olması kabul edilebilir bir durum değildir. Sahili Dosma'yla bağlayarak şehre yeni bir nefes alanı kazandırması beklenen bulvar projesi hâlâ tamamlanamamış, üstelik 4 şerit olarak tasarlanmış olmasına rağmen bazı kesimlerin daraltılması projeyi başlangıçtaki amacından uzaklaştırmıştır ve yine 2011 yılında başlattığımız, ilk kazmasını bizzat bizim vurduğumuz dillere destan Derepazarı-Kendirli yolunun ilk etabı tamamlanmış olsa da kalan bölümünde ilerleme sağlanamamıştır. Dönemin Ulaştırma Bakanları defalarca bölgeye gelip talimat vermesine rağmen sahada birkaç günlük göstermelik iş makinesi hareketliliği dışında somut bir çalışma yapılmamış, böylece proje âdeta bir efsaneye dönüşmüştür. Aynı şekilde önemli bölümü tamamlanan Çayeli-Sefalı-Erenler-Hemşin yolunun sahil kesiminde yıllar geçmesine rağmen tek bir ilerleme sağlanamamıştır. Dosma-Dağbaşı-Salarha yolunda ise yalnızca Yolveren tarafında bir başlangıç yapılmış ancak çalışma ilerletilmeden âdeta yarım bırakılmıştır. Aynı şekilde başlanan ya da projelendirilen Dörtyol-Muradiye, Kalkandere-OSB, Hemşin-Çamlıhemşin, Çayeli-Kaptanpaşa, Güneysu-Başköy, Rize-Ardeşen-Yusufeli yolları ile Sayın Bakanımızın bizzat müjdesini verdiği Rize Merkez Dalçık Projesi'nden bahsetmiyorum bile. Bu arada, İkizdere-Ovit hattındaki çalışmaların nihayet başlamış olmasından memnuniyet duyduğumu da belirtmek istiyorum. Ancak aynı zamanda bu projenin diğer yatırımlar gibi yarım bırakılmamasını ve aynı kaderi paylaşmamasını da özellikle temenni ediyorum. Benzer bir belirsizlik maalesef İyidere Lojistik Limanı için de devam etmektedir. Açılış tarihinin önce 2023 olarak açıklanması, ardından 2025'e ertelenmesi ve bugün yeniden farklı tarihler telaffuz edilmesi bu ölçekte bir proje için kabul edilebilir bir belirsizlik değildir. Bölgenin ticareti, istihdamı ve lojistik kapasitesi bu limana bağlıyken, böylesine stratejik bir liman için "Ne zaman bitecek?" sorusuna hâlâ net bir cevap verilememesini de dikkatlerinize sunuyorum. Biz çok iyi biliyoruz ki AK PARTİ'nin kuruluş kodlarında ve genlerinde seçim vaadi vermek, şayet verilirse de söz verip yapmamak diye bir şey yoktu. Maalesef gelinen noktada bir mantalite ve zihniyet erozyonu yaşandığını açıkça görmekteyiz. Gördüğünüz gibi Sayın Bakanım, biz bölge insanı olarak hangi taşın altında neyin olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bizim oraların tabiriyle, hangi taşın altında çiçili var, yok, hepsinden haberdarız. Bu arada Meclis tutanaklarına da yanlış geçmesin, bölgemizde solucana çiçili denir, stenograflarımıza da böylelikle yardımcı olmuş olalım.
Değerli milletvekilleri, son olarak şunu da özellikle vurgulamak isterim: Kara yolu projelerine milyarlarca lira yatırım yapılırken yol boyu refüjlerde estetiğin gözetilmemesi, çevre bakımı, temizlik ve peyzaj konusunda gerekli özenin gösterilmemesi, maalesef, yapılan bunca yatırıma gölge düşürmektedir. Ayrıca Çevre Bakanlığına defalarca iletmemize rağmen, Arhavi-Hopa arasındaki uluslararası transit yol güzergâhının kenarında âdeta yığılıp kalan çöp dağlarını da dikkatinize sunmak zorundayım. Burası Türkiye'nin dünyaya açılan kapısıdır. Ancak bugün, bu güzergâhta karşımıza çıkan manzara bırakın bir ülkenin vitrini olmayı Karadeniz'in doğa güzelliğine de Türkiye'nin uluslararası prestijine de gölge düşüren utanç verici bir görüntüye dönüşmüştür.
Sonuç olarak, Samsun'dan Sarp'a uzanan bu güzergâhta bir kısmını dile getirdiğim ulaştırma yatırımlarının her biri bölgenin kaderini doğrudan belirleyen kritik başlıklardır. Bu projelerdeki aksaklıkların giderilmesini önemle rica ediyor, her birinin takipçisi olmaya, her gelişmeyi yakından izlemeye devam edeceğimizi özellikle ifade etmek istiyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)