GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:27
Tarih:09.12.2025

DEM PARTİ GRUBU ADINA DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, Sayın Bakan, hoş geldiniz. Her konuşmanızın başına eklemiş olduğunuz bir cümleyle başlayacağım, tahmin ediyorsunuz ne olduğunu: "Türkiye bir hukuk devletidir." (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Evet, kulağa hoş geliyor bu ama gelin görün ki halkın bundan haberi yok. Bakın, bu ülkede 4 kişiden 3'ü adalet olmadığını söylüyor.

Yine, hukukun üstünlüğü sıralamasında dünyada 143 ülke içerisinde tam 115'inci sıradayız. Yani sizin "Türkiye bir hukuk devletidir." dediğiniz şeyin temenniden öteye gitmediği ortada.

Bakın, 2019'da büyük vaatlerle Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni açıkladınız. Ne dediniz içerisinde? "Eksikleri gidereceğiz, adaleti getireceğiz, adaletsizlikleri ortadan kaldıracağız." dediniz fakat sonuç ne oldu? Geldik 2025 yılına, 10 tane paket geçti, 11'inci yolda, hiçbir hayır görmedi bu halk. Ne adalet var, ne eşitlik var, ne hak ihlallerine karşı bir programınız var. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Oldubittiye getirdiğiniz bir strateji paketi bu. Yine "Çözdük." diyorsunuz, iki paket geçiyor, hop, bir daha sorun bizim kucağımıza geliyor yani kendi kuyruğunu yılan gibi takip eden bir stratejiniz var sizin maşallah.

Yarın 10 Aralık İnsan Hakları Günü, hatırlatayım dedim, belki dikkatinizi çeker.

Temel haklar konusunda peki, kaçıncıyız arkadaşlar? Tam 143 ülke içerisinde 134'üncü sıradayız yani sondan 9'uncuyuz. Yani bu Meclisin kendine şu soruyu artık sorması gerekiyor arkadaşlar: İnsan haklarına dayanmayan bu hukuk sistemiyle adalet sağlanır mı?

Barışçıl eylemlere müdahale ediyor musunuz? Ediyorsunuz. Üzerine davalar açıyor musunuz? Açıyorsunuz. Muhalif gazeteciler haber yaptığı için haklarında davalar açılıyor mu? Açılıyor. Açılmakla kalmıyor, tutuklamalar gırla zaten. Kayyumun protestosuna zaten müdahale ediyorsunuz. Kayyum atıyorsunuz, kendinizi aştınız, il örgütlerine kayyumlar atıyorsunuz. Yine, Hacettepe'de ya, öğrenciler için ücretsiz yemek isteyenlere dahi gözaltı yaptınız siz. Rojin'den tutun Narin'e, Narin'den tutun Gülistan Doku'ya kadar bütün kadın cinayetlerinde cezasızlık politikanız her defasında yükselerek devam ediyor.

Ülkeyi öyle bir hâle getirdiniz ki uyuşturucu kol geziyor, silahlı çeteler fink atıyor, yolsuzluk desen diz boyu. Hey maşallah, suç ekonomisi, büyüyen tek sektörümüz olmuş bu ülkede. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, Sayın Bakan, dünya sıralamalarında hep kötüyüz dedik ama iyi olduğumuz bir sıralama var. Heyecanlandınız değil mi, ne olduğunu söyleyeyim size: Bizler AİHM'e en çok başvuru yapan ülkeler arasında 3'üncü sıradayız yani en fazla burada bir yükseğe çıkabilmişsiniz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) İnsanlar, Türkiye'de adalet bulamadığı için adaleti ta gidip Strazburg'larda aramaya çalışıyorlar; resmen yurt dışı turizmi hâline getirmişsiniz adaleti. Bakın, Demirtaş hakkında verilen AİHM Büyük Daire kararını hâlen uygulamadınız. Yine, Yüksekdağ ve Kobani kumpas davasında tutuklu bulunan tutsak arkadaşlarımız hâlen cezaevindeler. Yani adaletin tecelli etmesi için siz kimin, neyin keyfini bekliyorsunuz diye soruyorum.

Yine, kangrene dönüşmüş bir infaz sistemi... Bakın, ağır hasta mahpuslar hâlen ölüme terk ediliyor. Yine, mahpuslar, yahu su için bile sıraya giriyorlar ya, tuvalete gidebilmek için sıraya giriyorlar bu ülkede ya! İnfazda eşitsizlik, ayrımcılık diz boyu ve bu devranın böyle gitmeyeceğini buradan ifade edelim Sayın Bakan. Hukukun itibarını, yargının bağımsızlığını korumak sizin göreviniz ama bakıyoruz ki adalet arayanlar ne zaman size seslense Kibar Feyzo'daki Maho Ağa gibi arkanızı dönüp kaçıp gidiyorsunuz valla. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Yine, Sayın Bakan, bu ülkede hukuk hep bir iç düşman yaratmanın aracı olarak kullanıldı; cumhuriyet tarihinden bu yana... Bakın, önce rejimi korumak için istiklal mahkemelerinde insanları astınız, sonra komünizm adına Denizleri, Erenleri idam ettiniz. ardından irtica adına askerî mahkemelerde darbecileri hükmettiniz ve sonra da bölücülük adına da Kürtleri Diyarbakır zindanlarında işkenceye mahkûm bıraktınız. Artık yeni bir demokratik toplumdan söz ediyorsak önce bu anlayışla hesaplaşmak zorundasınız. Herkes için gerçekten de eşitlikçi bir ilkeye dayalı, aslında başta İnfaz Yasası'nı, özgür yurttaş yasasını, demokrasiyi, diyaloğu güçlendiren barış ve demokratik yasalarını, hak ve özgürlükleri genişleten özgürlük yasalarını gecikmeden yapmak zorundasınız. Biz hazırız, halk hazır.

Son olarak sözümü de sizin bir cümlenizle bitirmek istiyorum. "Adalet gecikmez, adalet eğilmez, adalet korkuya teslim olmaz." demiştiniz stajyer hâkim, savcılara. Ben de bu sözleri size soruyorum o zaman: Bu sözleri hayata geçirmeye hazır mısınız, yoksa diğer temenni cümleleriniz gibi bunu da söyleyip söyleyip susacak mısınız diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)