| Konu: | Batı Trakya Türklerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 60 |
| Tarih: | 25.02.2025 |
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımızın bugün içinde bulunduğu sorunları bir kez daha gündeme getirmek amacıyla söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve televizyonları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Batı Trakya Türkleri 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Anlaşması uyarınca mütekabiliyet esasına göre İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'da yaşayan Rumlara karşılık olarak Yunanistan devletine emanet edilen Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç'ta yaşayan, hukuki statüsü tescil edilmiş tek azınlık topluluğudur ve sayıları 150 bin civarındadır. Esasen Batı Trakya Türkleri bize Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetidir. Bugün Batı Trakya Türk azınlığı Yunan makamlarının her türlü baskı ve asimilasyon politikalarına rağmen bölgedeki varlığını sürdürmektedir. Bu politikaların en önemlisi Türk millî kimliğinin inkârıdır ve en çarpıcı göstergesi de adında "Türk" kelimesi geçen dernek ve kurumların faaliyetlerinin yasaklanmasıdır. İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği gibi azınlığın tarihî dernekleri 1980'lerin sonunda Yunan makamları tarafından tabelalarında "Türk" ibaresi bulunduğu gerekçesiyle feshedilmiş ve resmiyetleri ellerinden alınmıştır. Batı Trakya'daki Türk azınlığa ait derneklerin kapatılması üzerine iç hukuk yolları tüketilmiş, sonuç alınamayınca konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşınmıştır. 2008 yılında AİHM Yunanistan'ı suçlu bulunmuş ancak bu kararın gereklilikleri Yunan makamları tarafından aradan on yedi yıl geçmesine rağmen hâlen uygulanmamıştır. Adında "Türk" ibaresi geçen yeni dernek kurma çabaları da bugün dahi reddedilmeye devam edilmektedir.
Türk azınlığın örgütlenme özgürlüğü 2022 yılında kurulan Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneğinin Yunan mahkemeleri tarafından feshedilmesiyle ciddi bir darbe almıştır. Fesih gerekçesinde derneğin adında yer alan "Batı Trakya" ifadesi ayrılıkçı ve ulusal güvenliğe tehdit olarak değerlendirilmiştir. Bu karara itiraz edilmiş olup yargı süreci devam etmektedir.
Değerli milletvekilleri, Batı Trakya Türk azınlığının eğitim alanındaki özerk yapısına da müdahale edilmektedir. Yunan makamları Batı Trakya'da Türkçe ve Yunanca eğitim veren anaokullarının açılmasına izin vermemekte, her yıl önemli sayıda azınlık ilkokulu öğrenci sayısının yetersizliği gerekçesiyle sistematik olarak kapatılmaktadır. Ortaöğretimde ise temel sorun okul sayısının yetersizliği ve fiziki imkânların kısıtlı olmasıdır. Gümülcine ve İskeçe'de nüfusun yaklaşık yarısı Türk olmasına rağmen sadece birer tane azınlık ortaokulu ve lisesi bulunmaktadır. İskeçe'deki azınlık ortaokulu ve lisesi eski bir tütün deposunda eğitim vermektedir. Azınlık temsilcileri ve mensupları tarafından sürekli olarak yeni bir okul binası, ek bina veya restorasyon talepleri Yunan yetkililer tarafından göz ardı edilmekte, azınlık mensubu öğrenciler aşırı kalabalık sınıflarda eğitim görmeye çalışmaktadırlar.
Bir diğer önemli konu, dinî özgürlükler alanında yaşanan ciddi sıkıntılardır. Lozan Antlaşması'yla Batı Trakya Türk azınlığına kendi dinî liderlerini seçme hakkı tanınmış olmasına rağmen Yunanistan 1990 yılında bu hakkı resmen azınlığın elinden almıştır. Otuz beş senedir bu ihlal konusu neden gündeme getirilmemiş ve bir çözüme kavuşturulamamış, hakikaten enteresan bir durumdur. Buna rağmen Türk azınlık bu yasayı kabul etmemiş ve kendi müftülerini seçmiştir. O tarihten bu yana devlet tarafından atanan müftüler ile Türk azınlık tarafından seçilen müftüler arasında bir çift başlılık durumu söz konusudur. Türk azınlık, kendi seçtiği müftü ve imamlara sahip çıkarken Yunanistan azınlığın iradesine karşı müftü ve imam atamaları yapmaktadır. Bu durum toplumsal sıkıntıların en önemli olanlarından biridir.
Yunanistan, siyasi temsil konusunda da Türk azınlığa engeller çıkarmaktadır. Yüzde 3'lük demokratik olmayan seçim barajı Türk azınlığın Yunan Parlamentosunda temsil edilmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, Yunan makamları Türk azınlığa ait vakıfların idare heyetlerini seçmesini engellemekte, vakıf yönetimlerini antlaşmalara aykırı olarak kendilerinin atadığı idare heyetlerine devretmektedir. Bu sosyoekonomik baskılar göçlere ve bölgede demografik yapının değişmesine yol açmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Yunanistan'da yaşayan Batı Trakya Türk azınlığının sorunlarının yanı sıra, Türkiye'de yaşamak zorunda kalan ve uzun süreli oturma iznine sahip olan Yunanistan vatandaşı Batı Trakya Türkleri de çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır. Batı Trakya Türkleri adres tespiti uygulamaları, adres kaydı yaptıramama, genel sağlık sigortası kapsamında geriye dönük kronik hastalık sebebiyle tedavi giderlerinin karşılanmaması ve Türkiye'de yükseköğrenim gören öğrencilerin yüksek miktarda öğrenim harcı ödeme zorunluluğuna tabi tutulmaları gibi sorunlarla mücadele etmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Aksakal, lütfen tamamlayın.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Bu sorunların çözümü için önerimiz Gümülcine Başkonsolosluğu tarafından kendilerine Etabli Belgesi verilen tüm soydaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi hizmet almalarının sağlanmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, büyük ve güçlü bir devlettir, on üç yıldan bu yana ve hâlen milyonlarca Suriyeliye sağladığı olanakları kendi öz kardeşlerinden esirgeme durumunda olmamalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyu mutlaka bir çözüme kavuşturması gerektiğini özellikle belirtmek isterim.
Değerli milletvekilleri, Batı Trakya Türkleri tarih boyunca millî kimliklerini koruma konusunda örnek bir duruş sergilemiştir. Bu nedenle, soydaşlarımızın yasal haklarının korunması ve mağduriyetlerinin giderilmesi büyük önem taşımaktadır. Demokratik Sol Parti olarak biz, büyük Türkiye Cumhuriyeti ve asil Türk milleti, her zaman olduğu gibi Batı Trakya Türklerinin yanında olmaya devam edeceğimizi bildiriyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.