GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na ve sokak hayvanlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:105
Tarih:18.07.2024

MEHMET ÖNDER AKSAKAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son günlerde yoğun bir şekilde toplumun gündemine getirilen ve deyim yerindeyse bir toplumsal ayrışmanın zeminine hizmet edecek boyuta evrilen sokak hayvanları sorunu konusunda Demokratik Sol Parti olarak görüşlerimizi paylaşmak üzere gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Yaşadığımız gezegen yani Dünya sadece insanların değil, üzerinde yaşayan tüm canlıların ortak malıdır. İnsanoğlu olarak yeryüzünde yaşayan tüm canlıları yönetme yeteneğimiz olsa da her canlının yaşam hakkını korumak ve geliştirmek gibi bir sorumluluk taşıdığımızın da farkındalığını bilmek durumundayız. Hangi gerekçeyle olursa olsun, geldiğimiz noktada yani bugün birçok insan birçok değişik cins ve türde hayvanı kendi yalnızlığına ya da ihtiyacına paydaş yapmak üzere sahiplenmiş, kısacası onlardan yararlanmıştır. Elbette isteyen herkes bir hayvan sahiplenebilir, onun doğal yaşam ortamını tedarik ederek ya da evcil olarak besleyebilir. Fakat zaman içerisinde gerek ekonomik sebeplerle gerek sosyal gerekçelerle gerek yaşam yerlerindeki değişikliklerle gerek sahiplenme tercihlerinde yaşadıkları pişmanlıklarıyla gerekse sahiplendikleri hayvanların kontrolsüz olarak çoğalmalarına kayıtsız kalmalarından dolayı birçok evcil hayvan sokaklara bırakılmıştır. Bunların büyük çoğunluğu ilgili kurumlar eliyle kayıt altına alınmış ise de yeni yaşam ortamlarında kendi doğal refleksleriyle hareket etme zorunda kaldıklarından açlık ya da hastalıkları sebebiyle zaman zaman insanlara zarar verebilecek duruma gelmişlerdir. Son zamanlarda artan sahipsiz köpek saldırılarının ve hatta sahipli olup da yırtıcı özelliklerdeki bazı hayvanların kontrolden çıkarak yarattığı ağır yaralanmalı ve bazen ölümle sonuçlanan vakalar bu konuda kalıcı ama aynı zamanda hakkaniyetli bazı yasal tedbirlerin alınmasını zorunlu hâle getirmiştir.

Günümüzde bu saldırılardan mağdur veya rahatsız olanlar ile hayvan hakları kapsamında sivil inisiyatif kullanan kurum ve kuruluşların temsilcileri karşı karşıya gelmişlerdir. Yaşanan bu sorun toplumsal bir ayrışma zemini yaratmaya başlamış; bu aşamada sadece sıkıntılı değil, aynı semtte, aynı sokakta ve hatta aynı apartmanda yaşayan insanların birbirlerine karşı duymaları gereken komşuluk ve dostluk hukuklarını da dejenere edecek boyutlara ulaşmıştır. Meydana gelen bu sorun mutlak surette kalıcı bir çözüme kavuşturulmalı, gerek insani değer yargılarımız kapsamında ve gerekse yaşanabilir bir çevrenin tesisine katkı sağlayacak yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Demokratik Sol Parti olarak 3 Temmuz 2024 tarihinde Meclis Başkanlığına verdiğimiz bir kanun teklifimiz bulunmaktadır. Kanun teklifimizde özellikle 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 4'üncü maddesinde bazı değişiklikler yapılarak sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için yerel yönetimler tarafından hayvan bakımevlerinin kurulması gereğinin "uygun görülmesi" hâlinden çıkarılıp "zorunlu hâle" getirilmesi; nüfusu 50 bine kadar olan her ilçede en az bir bakımevinin bulunması; sorumluluğun yalnızca yerel yönetimlere değil, aynı zamanda merkezî idare olarak Tarım ve Orman Bakanlığınca da yüklenilmesi öngörülmüştür. Gerekirse buna Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da dâhil edilmelidir.

Yine aynı kanunun 5'inci maddesinde öngörülen bir değişikle, sahiplenilen her hayvan için hayvan sağlık sigortası yapılması, sorumluluğun da bu anlamda tamamen merkezî ya da yerel yönetimlerden beklenmemesi gerektiği değerlendirilmiş; sigorta poliçesinin hayvan sahibi üzerinden oluşturulması ve her yıl yenilenmesi, bu hayvanların bakım ve sağlık giderlerinin de hayvan hastaneleri ya da özel veteriner kliniklerinde hayvan sağlık sigortası poliçesi kapsamında karşılanması esas alınmıştır.

Değerli milletvekilleri, nasıl ki kullandığımız taşıtların zorunlu trafik sigortası varsa sahiplenilen hayvanlar için de bu sorumluluk sahiplerince üstlenilmelidir. Sahipli hayvanların sigorta poliçelerinin kapsayacağı riskler ve sigorta bedeli Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenmelidir. Eğer ilgili kişi sahip olduğu hayvanı bir sebeple bırakmak isterse elbette sokağa değil bağlı bulunduğu yerel yönetim kurumunun hayvan haklarını takip eden ilgili departmanına müracaat ederek hayvanını teslim etmelidir. Sahipsiz hayvanları itlaf etmek ya da uyutarak yaşatmak vicdani de değildir, hukuki de değildir, inanç değerlerimize de aykırıdır çünkü Allah'ın verdiği canı sadece Allah alabilir. Onların öncelikle kısırlaştırılarak çoğalmalarının önüne geçilmelidir.

Bunun dışında, daha etkili ve daha kısa sürede sonuç alınabilecek bir yöntemi de buradan sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmak isterim: İnsanlık âleminde olduğu gibi hayvanlar âleminde de kötüler var. Tabii ki her iki canlı kesiminde de sevindirici olan, iyilerin çoğunlukta olmasıdır. Sokaklarda yaşanan ve toplu olarak gezen köpeklerin saldırılarında etken olan ana unsur, adı veteriner hekimlerin deyimiyle "alfa" olarak tanımlanan kışkırtıcı liderlerin varlığıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Dolayısıyla bu özellikte olan köpeklerin öncelikle tespit edilerek toplanıp karantina altına alınması ve en kısa zamanda, en pratik, en etkili ve insani bir çözümdür. Bu hususta Veteriner Hekimleri Odası bilimsel ve eylemsel katkı koyabilir. Bu konu esasen partilerüstü bir niteliğe sahiptir. Hangi siyasi parti ya da milletvekili bu konuda olumlu katkı sağlayacaksa bundan imtina etmemeli ve tüm Parlamento tarafından bu teklifimize destek olunmalıdır. Bugüne kadar bizlere can yoldaşı olmuş hayvanlarımızın rahat ve huzurlu bir ortamda yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak, başta sahipleri olmak üzere her bir yurttaşın insanlık görevidir.

Sözlerime son verirken yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.