GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde gerçekleşen terör saldırılarına ilişkin Yürütme adına gündem dışı açıklamaları nedeniyle şahsı adına konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:49
Tarih:16.01.2024

MEHMET ÖNDER AKSAKAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; terörle mücadele konusunda Demokratik Sol Parti olarak görüşlerimizi paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Aziz milletimizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Küresel emperyalizm, sistematik saldırılarını vekâlet savaşı yöntemiyle ve terör örgütleri eliyle sürdürmeye devam etmektedir. Bölgemizi ve ülkemizi doğrudan ilgilendiren pencereden baktığımızda ise bir terör devleti oluşturma çabalarına karşı yürüttüğümüz mücadelede bugün gelinen nokta şudur ki Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde yirmi bir günde 21 evladımızı daha vatan toprağına emanet ettik. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyorum ancak bu süreç daha fazla böyle devam edemez. Türkiye'nin kırk yıldır karşı karşıya bırakıldığı küresel stratejiye karşı dirayetli ve kararlı bir duruşu tıpkı 1999'da DSP'nin başında bulunduğu 57'nci Hükûmetin uyguladığı gibi yeniden ortaya koyma zamanı gelmiştir. Terör örgütlerine yönelik mücadele ancak onları kurgulayan ve kullananlarla yapılacak diplomatik mücadeleyle olur. Yüreğimizi dağlayan şehitlerimizin acısı, karşılığında etkisiz hâle getirilen teröristlerin sayısının çoğunluğuyla hafifletilemeyecek kadar büyüktür.

Bölgemizde kurulmak istenen sözde bir terör devletine karşı milletçe büyük bir fedakârlıkla mücadele ediyoruz. On binlerce insanımızı, yüz milyarlarca dolar ekonomik kaynağımızı bu uğurda feda ettik ama her şey bir yere kadar. Sözde müttefik olarak tanıdığımız ABD başta olmak üzere bir kısım Avrupa ülkeleri bu senaryonun uygulayıcısıdır, yanı başımızda komşu olduğumuz bazı ülkeler de basiretsizlikleriyle bu filmin figüranlığını kabullenmiş vaziyettedir. Yaşadığımız bu coğrafya tarih boyunca egemen güçlerin hedef tahtasında olmuş ve onlar aynı heves ve hayalle yaşamaktadırlar. Amerika bugün, Orta Doğu'nun haritasını değiştirmek için başlattığı İsrail-Hamas çatışmasını tarihin en büyük soykırımlarından biri boyutuna taşımakla kalmamış, Yemen'e kadar uzayan bir daire içerisinde tüm bölgeye yaymak amacındadır. Bu kaotik süreci besleyen, toplumsal duygularımızı tahrik ve tahriş eden bazı medya kuruluşlarınca oluşturulan platformlar da sürece bilerek ya da bilmeyerek hizmet etmektedirler. Ellerine birer değnek alarak bölge haritası üzerinde ahkâm kesen birtakım tipler bu ortamı yaratan küresel emperyalizmin beklentilerini güçlendirecek şekilde kara harekâtı tamtamları çalmaktadırlar. Savaş sadece devletler arasında olabilir, karşımızdaki ise taşeron bir terör örgütüdür, gayrinizami çatışma yürütülmektedir. Asıl muhatap, esasen, ABD ve destekçisi İsrail ile Avrupa Birliğinin bazı ülkeleridir. Bu nedenle, mücadelede önce onların topraklarımız üzerinde sahip olduğu hak ve olanakları ortadan kaldırarak işe başlamalıyız.

Değerli milletvekilleri, bugün geldiğimiz noktada devletimizin varlığı ve bağımsızlığı, milletimizin bölünmez bütünlüğü ile egemenliği büyük bir tehdit altındadır. Bu tehdit, tüm siyasi partilerin topyekûn karşı duruşuyla ancak bertaraf edilebilir. Bu kutlu çatı altında bulunan her bir milletvekili, hangi siyasi partinin mensubu olursa olsun, göreve başladığı ilk gün bu değerleri koruyacağına dair yüce Türk milleti önünde namusu ve şerefini ortaya koyarak yemin etmiştir. Fakat öyle manzaralarla karşı karşıyayız ki bu emperyalist plana dair yancılık yapan ve Meclisimizde bunlara açıkça destek veren siyasi yapıların varlığını yadsıyamayız.

Olmayan değerleri üzerine yemin edenlerin, cumhuriyetimizin 100'üncü yılında cumhuriyetimizi ortadan kaldırmaya çalışanlarla kol kola girenlerin karşısında asil Türk milletinin birliğini, kadim Türk devletinin bütünlüğünü korumak ve yaşatmak konusunda kendisini ispatlamış Demokratik Sol Parti olarak diyoruz ki: Bundan böyle sivri sineklerle mücadele yerine, bataklığın kurutulması zorunludur. Bunun için, ABD'ye teröre desteğini sonlandırması, terörist elebaşlarını Türk devletine teslim etmesi konusunda derhâl bir nota verilmeli, ardından topraklarımız üzerindeki tüm ABD üsleri kapatılmalı ve buradaki askerleri sınır dışı edilmelidir. Anayasal düzeni sağlamak, toplumsal huzurun tahkim edilmesi adına buradan Türkiye Cumhuriyeti başsavcısına da açık çağrıda bulunuyorum: Siz cumhuriyetin savcısısınız, sorumluluğunuzu unutmayın. Anayasa Mahkemesinde devam eden HDP'nin kapatılma davasında sanık olarak yargılanan aynı kişiler bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde dem'lenmeye bırakılmıştır. Dolayısıyla HDP davası devam ederken hâlâ daha terör örgütlerine sempatiyle yaklaşan tüm kurumlar için yasal süreç başlatılmalı, yöneticileri adalete teslim edilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin Meclis Genel Kuruluna getirilmesinin süresiz olarak askıya alındığı hususu Meclis Başkanı tarafından resmen açıklanmalıdır.

Bir kez daha hatırlatmak isterim ki Amerika'ya karşı duruşuyla Bülent Ecevit bize en iyi örnektir. İşte, bu sebeple "Biz milliyetçiliği boş sokak duvarlarına değil, Ege'nin deniz yataklarına, Orta Anadolu'nun haşhaş tarlalarına, Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları'na yazdık." sözünü boşa söylememiştir.

MURAT EMİR (Ankara) - Ecevit iyi ki bu hâlinizi bilmiyor!

MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Derseniz ki "Bu yaptırımları uyguladıktan sonra terör örgütleri yerine karşımıza bir devlet çıkarsa ne olur?" işte o zaman 85 milyon Türk milleti elbette seve seve vatanını korur, yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır. Bıçak kemiğe dayanmıştır; şehitlerimize borcumuz da budur.

DSP olarak teröre karşı gündeme gelebilecek ortak bir bildiriyi tereddütsüz imzalayacağımızı belirtiyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)