| Konu: | Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 48 |
| Tarih: | 27.12.2023 |
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken, vatan savunmasında şehadet mertebesine ulaşan 12 evladımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum ve yüce Meclisimizin önceki gün 4 partinin adıyla yayımladığı bildirinin altına Demokratik Sol Parti olarak imzamızı koyduğumuzu belirtmek istiyorum.
Yeri gelmişken, buna dair bir hususu dikkatinize sunmak isterim. Yayınlanırken "Türkiye Büyük Millet Meclisi" denilen bildiride neden sadece grubu bulunan partiler var merak ediyorum. Mecliste 6 tane parti mi var? Diğer 8 parti bu toplumun değişik kesimlerini temsil etmek üzere burada değil mi? Meclisin kendi eliyle toplumu bu şekilde ayrıştırması, grubu bulunmayanları 1 milletvekili de olsa 19 milletvekili de olsa dışlaması değil mi bu? Türkiye Büyük Millet Meclisi bir toplumsal temsil alanıdır ve Siyasi Partiler Yasamıza göre partileri genel başkanları temsil eder, Mecliste eğer genel başkanı yoksa grup başkanı temsil eder. O zaman, şu yanlış da en kısa zamanda düzeltilmelidir: Meclis çalışmalarına ara verdiğinde Sayın Meclis Başkanımız, Mecliste bulunan her partinin genel başkanı, genel başkanı yoksa temsilcisi için en ön sırada yer belirlemelidir.
Bir düzeltme daha yapmak istiyorum. 24 Aralık Pazar günü 45'inci Birleşimde konuşma yapan CHP Grup Başkan Vekili Sayın Başarır: "Biz sıfır terörle iktidara gelip bu ülkeyi bu hâle getiren bir iktidarla artık ortak imza atmak istemediğimizi söyledik, bir. İki, bizim tarihimize bakmak istiyorlarsa bizim 3'üncü Genel Başkanımız Sayın Bülent Ecevit bu terör örgütünün başındaki haini İmralı'ya attı ve yargılanmasını sağladı." dedi. Eyvallah. İmzalamama konusu kendi kararlarıdır, onu eleştiririz ama karışamayız. Bu görüşün doğru olan bir tek yeri var, o da AK PARTİ'nin sıfır terörle iktidara geldiğidir. Ancak burada CHP tarihine işaret edip bu durumu "3'üncü Genel Başkanımız Ecevit." diyerek kendilerine atfetmesi esasen tam anlamıyla tarihi çarpıtmaktır, demagojidir, Meclis kayıtlarına yanlış bilgi koymaktadır. Zira, PKK terör örgütü eylemsel olarak 1984 yılında Eruh baskınıyla süreci başlatmış ve o tarihlerde "Cumhuriyet Halk Partisi" diye bir parti siyaset arenasında bile yoktur, 1999'da da baraj altında kalmıştır, Mecliste de yoktur. Bunu önce bir düzeltelim, tutanaklara doğru bilgiyi koyalım. Dolayısıyla terörü bitiren ve sıfır terörle iktidarı devreden Bülent Ecevit o tarihte Demokratik Sol Partinin Genel Başkanıdır ve 57'inci Hükûmetin Başbakanıdır. Bunu söylemek bu kadar zor mudur arkadaşlar? Biraz önce konuşma yapan Sayın Gürsel Erol'a buradan huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum, sağ olsun.
İkincisi, Ecevit, PKK terör örgütünün elebaşının yakalanmasını bir siyasi rant konusu yapmadan "Bu sabaha karşı saat 03.00'ten itibaren bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan Türkiye'dedir. Dünyanın neresinde olsa devletimizin -bakın, devletimizin- onu ele geçireceğini söylemiştik. Bu devlet sözü yerine getirildi. Şehit analarına verilen söz yerine getirildi, yaptıklarının ve yaptırdıklarının hesabını bağımsız Türk adaletine verecektir. Bölücü terörle Türkiye'de bir yere varılamayacağını, devletimizle baş edilemeyeceğini artık herkes anlamalıdır." demiştir. Bir kez daha ifade etmek isterim ki CHP'li arkadaşlar, hayatın gerçeklerini içinize sindirmeyi öğrenin, her dara düştüğünüzde Atatürk'ün, Ecevit'in ipine sarılmaktan, onları istismar etmekten vazgeçin.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Sana mı soracağız ne yapacağımızı?
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Bakınız "Mustafa Kemal'in askerleriyiz." diye slogan atan CHP'lilere "Generali olsanız ne yazar it sürüleri!" diye haykıranlarla yolda yürüyorsanız Atatürk'ün adını ağzınıza almayacaksınız.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Sana mı soracağız ne yapacağımızı? Sana mı soracağız?
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Kurultay salonlarından, Meclisin bu kürsüsünden Selahattin Demirtaş'a selam çakıyorsanız bölücü elebaşının yakalanmasında Başbakan olan Bülent Ecevit'i ağzınıza almamalısınız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar; CHP sıralarından "Sana mı soracağız?" sesleri, sıra kapaklarına vurmalar)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Erzurum) - Bu ne ya! Bu ne ya! Sen kimsin ya! Sen kimsin ya!
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Bu tutumlarınız en hafifiyle samimiyetsizliktir. (CHP sıralarından gürültüler, sıra kapaklarına vurmalar)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Erzurum) - Senin o kirli ağzına yakışmıyor Selahattin Demirtaş.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Eğer siyaseti gerçekten halk için yapıyorsanız doğruları söyleme erdemi bunun en önemli karinesidir.
Bir konuyu daha aziz milletimizin dikkatine arz etmek isterim: Anayasa'mızın ilk 3 maddesi Demokratik Sol Partinin koyu kırmızı çizgisidir. Buradaki hükümlerin değiştirilemeyeceğinden öte, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği bir yerde, sözüm ona, tartışılabileceğini önermek abesle iştigaldir. Bu kutlu çatı bir forum meydanı değil, laik, demokratik cumhuriyetin ve Atatürk ilkelerinin güvencesidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Ortağına söyle, ortağına.
BAŞKAN - Sayın Aksakal, lütfen tamamlayın.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Tamamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan torba kanunda, Demokratik Sol Parti olarak spesifik gördüğümüz, toplumsal dejenarasyonu büyük oranda besleyen, insani değer yargılarını altüst eden şans oyunları ve yasa dışı bahis konusunda görüşlerimizi paylaşacağım. Adı her ne kadar "şans oyunu" olarak nitelendirilse de topluma sunulan oyunlar, şayet eğlence amacını aşıp bireysel ekonomik sıkıntıların çözüm seçeneği karakterine dönüşmüşse akıbeti meçhul bir yolun başlangıcına gelinmiş demektir. Kumar bağımlılığı, aynı zamanda sosyal düzenimizi sarsan, psikososyal sağlığımızı tehdit eden, gençliğin ve kabul edilmelidir ki ülkemizin de geleceğini olumsuz etkileyecek boyutta bir hastalıktır. Sağlık ve psikoloji üstüne etkilerini ele aldığımızda, bir bireyin zihinsel sağlığını bozduğunu, bağımsızlığın aile içinde gerilimlere, şiddete ve hatta cinayetlere bile yol açtığını görüyoruz. Bugün, psikiyatrist hekimlerin hastalarının büyük çoğunluğu bu vakalarla ilintili kimselerdir. Bu illetin ekonomik boyutlarına baktığımızda ise...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Çok az kaldı Sayın Başkan.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Aksakal, çok sağ olun.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Bakın, çok az kaldı, bitireyim.
BAŞKAN - Efendim, herkese aynı uyguluyoruz. Lütfen, istirham ediyorum.
Teşekkür ediyorum.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Peki.
Unutmayalım ki emeğin en yüce değer olduğu bir toplumda, bu tür zararlı alışkanlıklara karşı verdiğimiz mücadele gelecek nesillere daha güvenli bir Türkiye bırakmamızın parçasıdır diyor, yüce milleti saygıyla selamlıyorum.