| Konu: | Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 49'uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 16 |
| Tarih: | 14.07.2023 |
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kıbrıs Türk halkının huzur ve güven ortamına kavuşmasını sağlayan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 49'uncu yıl dönümü münasebetiyle söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Kıbrıs, Doğu Akdeniz'in kalbidir; Kıbrıs Adası sadece kuru bir toprak parçası değil, geçmişten beri medeniyetlere ev sahipliği yapan, asırlardır uğrunda nice mücadeleler verilmiş kadim bir coğrafyadır. 20 Temmuz ise Kıbrıs Türkünün beş yüz yıllık geçmişinden aldığı güç ve güvenle sürdürdüğü onurlu bir mücadelenin sonucudur. Ana vatan ve garantör Türkiye, 20 temmuz 1974'te sadece Türklere değil, ENOSİS hayaliyle yanıp tutuşan Rumlara da barış içinde, insanca ve hakça bir yaşam imkânı sağlamıştır. Bugün Türkiye bölgenin huzur, barış, istikrar ve refahla anılması için diplomatik yollarla çabasını sürdürmektedir. Bu noktada kararlılıkla mücadele eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar'a ve her iki Hükûmetin üyelerine teşekkür ediyorum. Bu doğrultuda özgür vatanlarında Kıbrıslı soydaşlarımızın barış içerisinde huzurlu bir yaşam sürdürmeleri, bir devlet olarak uluslararası camiada tanınmaları için gerçekleştirilecek her türlü yapıcı politikaya Demokratik Sol Parti olarak dün olduğu gibi bugün de destek vereceğimizi belirtmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin tüm eşitlik odaklı çözüm hamleleri o günlerde karşılık bulmamış, milletin hayatı tehlikeye girmiş, diplomasi tükenmiş ve harekât artık zorunlu olmuştur. Kıbrıs Türklerinin hür ve bağımsız yaşama hakkını, onurunu ve tüm mukaddes değerlerini korumak için adaya çıkan Mehmetçik, tarihin sayfalarına bir kahramanlık destanı daha eklemiştir. Sonuç olarak, 20 Temmuz ve 15 Ağustos 1974 tarihlerinde gerçekleştirilen askerî harekâtlarla Türkiye'nin Kıbrıs üzerinde fiilen söz sahibi olduğu yeni bir sayfa açılmıştır. Bugün, kırk dokuz yıl sonra bir kez daha haykırıyoruz, Kıbrıs bizim millî davamızdır.
Kıbrıs Türkünden egemenlik haklarından vazgeçmesini isteyenler, Kıbrıs Adası'ndaki sorunu adadaki iki toplumun üzerine bırakmaya çalışanlar, Kıbrıs Türklerinin Rumların iradesi altında bir azınlık olarak yaşamayı kabul etmesini bekleyenler artık gaflet uykusundan uyanmalıdırlar. Başta Güney Kıbrıs'taki Rumlar ve Yunanistan olmak üzere, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği artık kuzeyde diliyle, kültürüyle ve o toprakların esasen gerçek sahibi bir milletin var olduğunu, bütün kurumlarıyla kırk yıldan bu yana bir Türk devleti bulunduğunu kabul etmek ve tanımak zorundadır. Türkiye olarak bu süreci bir basamak daha yukarı taşıyarak farklı stratejileri kurgulamak durumundayız. Kıbrıs Adası'nın tümü üzerindeki garantörlük hakkımız ve yetkimiz kapsamında Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin sözde Kıbrıs cumhuriyeti olarak dayatılan mevcut statüsünün yeniden değerlendirmeye alınması sürecini başlatmalıyız. Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm sağlamak için Rumların kendilerini adanın tek sahibi olarak görmekten vazgeçmeleri, Kıbrıs Türkünün selfdeterminasyon yani kendi kaderini belirleme ve kendi kendini yönetme hakkına saygı duymaları gerekmektedir. Türkiye, Doğu Akdeniz'de hem kendisinin hem de Kıbrıs Türkünün hak ve çıkarlarını korumak, adadaki kardeşlerinin can güvenliğini sağlamak hususunda kararlıdır. Demokratik Sol Parti de Türkiye'de tam otuz sekiz senedir kapısında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bayrağı dalgalanan tek siyasi partidir. Onun için, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin siyasi, ekonomik ve sosyal bakımdan daha da güçlenmesi, Kıbrıs Türk halkının refah seviyesinin artırılması için alınacak kararlara ve yapılacak olan icraatlara desteğini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tereddütsüz sürdürecektir.
Sözlerime son verirken, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutluyor, sonsuzluğa akıp giden yıllar içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bundan böyle "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" adıyla sonsuza kadar hür ve bağımsız olarak yaşamasını diliyorum.
Bu vesileyle, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarını bağımsızlık aşkı ve vatan sevgisiyle bayraklaşan kutsal vatan toprakları uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Aynı şekilde, Kıbrıs Türkünün özgürlük mücadelesinde öncü kahramanlar olarak tarihe geçen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin temellerini atan Doktor Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş'ı şükranla yâd ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Aksakal.
MEHMET ÖNDER AKSAKAL (Devamla) - Büyük bir cesaret örneği göstererek Barış Harekâtı'na karar veren, harekâtın başından sonuna kadar örnek bir diploması yürüten dönemin Başbakanı, Onursal Genel Başkanımız Bülent Ecevit'i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve 37'nci Cumhuriyet Hükûmetinin vatansever kabine üyelerini şükranla yâd ediyor, bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum.
Sözlerimi, Kıbrıslı şairimiz Mehmet Levent'in şu dizeleriyle bitirmek istiyorum:
"Akdeniz göklerinde güvercinler salınsın
Özgürlük şarkıları, dağa taşa yazılsın
Hakkın ve adaletin bükülmez kolu gibi
Yaşasın Kuzey Kıbrıs, Cumhuriyet yaşasın."
Teşekkür ediyorum.
Saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ, MHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)