GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi için Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:15
Tarih:13.07.2023

TUNCER BAKIRHAN (Siirt) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi selamlıyorum. Partim adına kanun teklifinin 11'inci maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Başta şunu belirtmek gerekiyor ki özellikle Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişle birlikte Mecliste geçen her iki kanunundan biri torba yasa olmuştur. Deyim yerinde ise Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, torba yasa hükûmet sistemi hâlini almıştır.

Meclisin 28'inci Dönemine yine bir torba yasayla başlıyoruz. Örneğin 30 maddelik bir kanun çıkarıyorsunuz ve birbirinden farklı onlarca konuyu aynı kanun içerisinde düzenliyorsunuz, bu durum yasama bütünlüğünü bozarak milletvekillerinin kanunu denetleme fırsatını da ortadan kaldırıyor. Torba yasalar yasama etiğini ayaklar altına alıyor, bu durum aynı zamanda hâkimlerin, savcıların, hukukçuların ve bürokratların torba yasalarla değişen kanunları takip edebilmesini de ortadan kaldırıyor.

Madde 11'le Ocak 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanı ve Cumhurbaşkanının yüzde beşer olan borç artırım tutarı 3 katına çıkarılmaktadır. Bu düzenlemeyle Meclisin bütçe yapma yetkisi hiçe sayılarak bütçenin içine tek kişinin iradesiyle harcanacak bir başka bütçe daha yerleştirilmiş ve Meclisin bütçe hakkı gasbedilmiş oluyor. Yasama organının kamu harcamalarının çeşit ve miktarı ile kaynağını önceden belirleme ve onaylama yetkisi bütçe hakkının bir gereğidir. Bütçe kanunları yasama organı tarafından yürütme organına yıllık olarak kamu gelirlerinin toplanması ve giderlerinin yapılması için yetki ve izin verilmesini düzenleyen kanunlardır. Verilen bu izin ve yetki özünde yasamanın halktan aldığı bütçe hakkının gereğidir. Anayasa'nın 161'inci maddesinin yedinci fıkrasında ise "Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek tutarın sınırını gösterir." deniyor. Anayasa diyor ki: "Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair bütçe kanununa hüküm konulamaz." Ama iç borçlanma olunca bu Hükûmet yasa falan dinlemiyor "Bütçe kanununa ilişkin Cumhurbaşkanına yetki verilemez." demiyor.

Bu konuda daha önceden verilmiş bir iptal kararı mevcut. Şimdi, bu amir hüküm yok sayılarak ve yine bir torba kanun içerisine net borç kullanım tutarının artırılmasıyla ilgili olarak bu maddeyi koyuyorsunuz. Buradan sormak istiyoruz: Anayasa'da ilgili maddeler bu kadar açıkken ve daha önce bu konuda verilmiş iptal kararı varken 11'inci maddeyi bu teklifin içerisine koyma amacınız nedir? Bu madde yasalaşırsa ödenek üstü harcama yapılması kaçınılmaz olur. Meclis bu maddenin onaylanmasına izin verirse Meclisin bütçe yapmasının da bir anlamı kalmaz.

Değerli arkadaşlar, görünen o ki el parasıyla saadet döneminin sonuna geliyoruz. İktidarı döneminde dış borcu yönetilemez ve sürdürülemez düzeylere taşıyan AK PARTİ, nesiller boyu ödemek zorunda kalacağımız büyük bir borç mirası bırakmaktadır.

Sonuç olarak, borçlanma talep eden bu düzenlemenin, borçlanma limitine ilişkin muğlaklık içermesi ve buna ilişkin farklı yorumlara açık olması, halkın sırtına ek, büyük maddi yükler getirmesi ve bütçe hakkını gasbetmesi dolayısıyla çıkarılması gerekmektedir.

Genel Kurulu selamlıyorum. (Yeşil Sol Parti sıralarından alkışlar)