GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:79
Tarih:27.03.2023

CHP GRUBU ADINA NİHAT YEŞİL (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün Dünya Tiyatrolar Günü. Ayrıca, Dünya Tiyatrolar Günü'nde tüm sanatçı dostlarımızı saygıyla sevgiyle anmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, 6 Şubat depremiyle, Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizi etkileyen depremle çok büyük bir yara alan ülkemizin bu acı felaketine karşı o gün biz bir araştırma önergesi olarak... Yerinde gördüğümüzde dedik ki: 2023 yılında, 11 ilde, 1939 yılındaki Erzincan depreminden sonra ilk olarak böyle bir depremin yaptığı tahribatla karşı karşıya kaldık. Burada bu tahribatı yenmek için de 2023 yılında 11 ilimizde olan bu depreme karşı vatandaşlarımızın el birliğiyle, gönül birliğiyle, dostlukla yaratmış olduğu o dayanışmaya Türkiye'de hepimiz tanık olduk. Ama ne garip ki bu ülkeyi yöneten yanlış yönetim anlayışının karşısında, Kızılay ve AFAD bu yönetim sürecinde çok olumsuz durumlarla karşı karşıya bıraktı. Hem halkımız mağdur oldu hem ülkemizde toplanan o yardımın nereye gittiği noktasında kuşkuların yaratılmasına sebep oldu. O açıdan, bunu yerinde incelemek için bir araştırma önergesi verdik.

Ülkemiz geçmişte deprem konusunda büyük acılar yaşamıştır. 17 Ağustos 99 Gölcük depremi, 12 Kasım Düzce depremiyle birlikte bir kanun çıktı, bir yasa çıktı. Toplanan vergilerle birlikte, bu yasada, bu vergilerin alınması ve halkın yaralarının sarılması, kullanılması için bu vergiler geliştirildi. Ama ne garip ki yirmi iki yılda, 1999'dan bugüne kadar yirmi iki yılda 38 milyar 200 milyon dolar para toplanmış ama bu toplanan paranın nerede olduğu belli değil. Geçmişin Sayın Maliye Bakanına sorulduğunda "Biz bu vergileri okula kullandık, yollara kullandık, hava şirketlerine kullandık, şunu yaptık, bunu yaptık." diye açıklama yaptı ama bugün, Türkiye'nin acı gerçeği depremlerle karşı karşıya kalan ülkemize eğer yapmış olsaydı... TOKİ'nin ortalama 96 metrekarelik konutlarından ve 112 metrekarelik konutlarından hesapladığımız zaman; 96 metrekare yapılan konutlardan 1 milyon 317 bin konut imal ediliyordu, eğer 112 metrekarelik konutlar yapmış olsa yaklaşık 1 milyon 137 bin konut imal ediliyordu. Ne garip, bunların hiçbiri olmadı; şimdi, değerli arkadaşım biraz önce diyor ki: "600 tane konut yapılacak." Yirmi iki yılda yapamadığını yani bir yılda, bir ayda, bir günde nasıl yapacağını gördük; temellerini attılar, o temellerden nasıl yapıldığını... Jeolojik araştırmaları... Diyoruz ki: Bilimi esas alın, bilimsel olarak bu olguların oluşması lazım ama bunlar, hiçbir şeyden ders çıkarmadan, tekrar jeolojik araştırmalar yapılmadan, teknik araştırmalar yapılmadan gelişigüzel bir temel atıyor, orada bir tören yapılıyor, "Hemen konutları teslim edeceğiz." diyor. Böyle bir hayalî dünya yok arkadaşlar. Biz artık bunlardan ders çıkarmalıyız yani aceleye getirip bunları yapmamız doğru değil; bize, hiçbirimize bir yarar getirmiyor. Aynı zamanda, geçmişte "Biz Bize Yeteriz" toplantısı yaptığı gibi 15 Şubat tarihinde "Türkiye Tek Yürek" diye bir kampanya açtı; o kampanyada 115 milyar lira para toplandı. Bu paranın nereye harcandığını, nasıl harcandığını ortaya koymak için bütün toplumdan tepkiler geldi. Bölgemize gittiğimizde vatandaş soruyor, daha bir çadır verilmemiş arkadaşlar, çadır. O çadırların kurulmasında... Yani mağduriyetlerin önlenmediğini... Aradan iki ay geçiyor. Bu iki aylık sürede, bu toplanan 116 milyar hatta 9 milyon 10 bin SMS de vardı, onlar da bu işin içinde değil. Hatta mesela, arkadaşlar depremle ilgili Afet Yeniden İmar Fonunu kurdular, bu Fon da buna dâhil değil. Bu Fonun içerisine bu "Tek Yürek" kampanyası da dâhil değil, ona rağmen bu paranın nereye gittiğinin araştırılması için biz bir önerge verdik, benden önceki değerli arkadaşlar da önerge verdiler, onlar da reddedildi. Diyoruz ki: Arkadaşlar, şeffaf olalım, açık olalım. Kullandığımız parayı ne yaptık, halka nasıl verdik, kimlere neler yapacağız? Onları topluma açıklamak bu kadar mı zor oluyor, bu kadar mı sizi sıkıntıya sokuyor? Bunlar doğru şeyler değil ve bu şaibelerle toplumu karşı karşıya getirmek de bize bir yarar getirmiyor. Onun için bu süre içerisinde yeni bir araştırma önergesiyle diyoruz ki: Kurulsun, burada bir heyet oluşsun, o heyet yerinde incelesin, gerçekten paranın doğru yerde kullanılıp kullanılmadığı ortaya konulsun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

Buyurun.

NİHAT YEŞİL (Devamla) - Ondan sonra da gönül rahatlığıyla biz de insanlara anlatalım: "İşte, bir Kızılayınız var, Kızılayın ne afetlerle karşı karşıya..." Kendileri bir afet oldu. Adına "AFAD" dediler, afet kuruluşlarına bu noktada güvensizlik yarattılar. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu anlattı; işte bölgelerinde dediler ki...

Geçen hafta asbestle ilgili bir önerge vermiştik, bu önergenin... Sayın Cumhurbaşkanımız kendisi diyor: "1999'dan önce bu binalar yapılmış." Ya, 1999'dan önce bu binalar yapılmışsa o zaman bu binaların yüzde 99'u asbestli. O zaman bu asbestin araştırılmasını dahi... İnsanın en kutsal hakkı yaşam hakkı, bu yaşam hakkını bari hiç olmazsa insanlara sağlayın. Doğru dürüst bir adım atın. Bunu söylediğimde onu da reddediyorlar yani hani 99 depremi sonrası yapılan binalar doğruysa o zaman burada asbestin olmadığını kendiniz ortaya koyun, araştırın. Bu araştırmayı niye yapmıyorsunuz? Bunu da yapmadılar. Onun için ben önergemizin inşallah Genel Kurulda araştırılıp paranın nerede kullanıldığını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)