| Konu: | Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 20.03.2023 |
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; okuduğumuz zaman güzel yani toprak ve su kaynaklarını sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda düzenlemek tarım politikasının amaçlarındandır, doğru. Siz tarım politikasının amaçlarının ne olduğunu biliyor musunuz? Ben bunun hocasıyım, yıllarca bu dersi verdim. 6 tane tarım politikası amacı vardır, siz bunlardan hiçbir tanesine uymuyorsunuz.
Bir, tarımsal gelir amacı yani çiftçinin geliri diğer sektörlerdeki çalışanların geliriyle eşit olur; bir sanayi işçisi ile bir çiftçinin geliri eşit olur. Bakıyorsunuz istatistiklere hiç böyle bir şey yok, asgari ücret bile alamaz çiftçi. Ondan dolayı sizin iktidarınızda köyden kente göç etmiştir çiftçi.
İkinci olarak, üretim ve kendine yeterlilik amacı vardır tarım politikasının amaçlarında. Türkiye dünyada kendi kendine yeterlilik açısından 7 ülkeden biriyken bugün tütün ithal eder, soya ithal eder, mısır ithal eder, pamuk ithal eder, ayçiçeği ithal eder, buğday ithal eder, arpa ithal eder, mısır ithal eder, yaş meyve sebze -bazılarını- ithal eder, kırmızı et ithal eder; ya, her şeyi ithal eder duruma getirdiniz. Pirinci unuttum.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Samanı unuttun, samanı.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Saman da ithal eder. Daha bunları çeşitlendirebiliriz. Nerede üretim ve kendine yeterlilik amacı? Yok.
Üçüncü olarak verimlilik amacı vardır. Tamam, son yıllarda tohumluk çeşitleri gelişti ama siz hâlâ tarlalara su götüremediniz, hâlâ tarlaları işleyemiyoruz. Bakın, işlenmeyen yaklaşık 35-40 milyon dekar alan var. Nerede bu amaca uyma? Siz daha bunları düzeltememişken yeni amaçlar eklemeye çalışıyorsunuz.
Onun dışında -verimlilik amacını söyledik- istihdam amacı vardır yani köylüyü köyünde, kırsalda zengin etme, köyünde tutma projesi, politikası vardır; böyle bir politikanız yok. Kırsal boşaldı, okullar boşaldı, nüfus yaşlanıyor, böyle bir amacınız yok.
Sürdürülebilirlik amacı vardır yani meralara dokunmazsın, dersin ki: Bu, hayvanlarındır. İşte, zeytinliklere dokunmazsın, bu herkesindir, 85 milyon bundan faydalanır. Ya, ben sekiz yıldan beri vekilim, 7 kere zeytinliklere saldırdınız. Bereket ki çevreci, duyarlı üreticilerimiz, vatandaşlarımız sizleri durdurdular da bu amaçlara uymadınız.
Onun dışında, birinci sınıf tarım arazileri; o sizin konunuz. Her yeri "kamu yararı" kararıyla çevirerek bakın, inşaatlar yaptınız birinci sınıf tarım arazilerine. "Fabrika daha çok lazım." dediniz, halbuki tarım toprakları daha çok lazım bize; bunları yapmadınız. Şimdi "Amaç dışı kullanım artıyor." diyorsunuz; ya, bunu yapan sizsiniz. Yani buraya bu yasayı getiriyorsunuz doğru dürüst tartışmadan. Doğrudur, su kaynaklarımız azalıyor; bunu yıllarca söyledik, dedik ki: "Toprak milyonlarca yılda oluşur." Ama siz bir dakikada meraya saldırı yapıyorsunuz, bir dakikada birinci sınıf tarım arazilerine saldırı yapıyorsunuz. Yani milyonlarca yılda oluşan meralara, birinci sınıf tarım arazilerine bir dakika içerisinde dozeri soktuğunuz zaman olay bitti. Bunları düzeltmiyorsunuz, bir de "Planlı üretime geçeceğiz." diyorsunuz. Ya, biz size nasıl inanalım?
"Bizim verdiğimiz planlara uymazsanız size ceza veririz." diyorsunuz. Ya, arkadaş, sen çiftçiye destek verdin mi, teşvik verdin mi? Ondan sonra "Benim istediğimi üreteceksin." diyorsun. Acaba sizin istediğinizi mi üretecek yoksa topraklar el değiştirdiği için, yabancı şirketlere geçtiği için, arkasında yabancı sermaye olduğu için onların istediği gibi mi olacak bu? Türkiye'nin gerçeklerine göre mi olacak, başkalarının istediğine göre mi olacak? Türkiye'nin gerçeklerine göre olsaydı Türkiye şu pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşından aşırı derecede kârlı çıkardı çünkü bizim topraklarımızda her şey oluyor. Buğday yetiştiriyoruz ama ithalat yapıyoruz. Bakın, daha geçen sene, iki sene önce buğday 130 dolardı, şimdi 340 dolar yani neredeyse 2,5 katına çıkmış. Biz bunu ithal etmeseydik, en azından kendi kendimize yeterli olsaydık üç senede 10 milyar dolar kalırdı. Siz de 10 milyar dolar için Katar'a, Suudi Arabistan'a yalvarmazdınız; kendi çiftçinizle anlaşırdınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Bir şey daha ekleyebilir miyim?
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Yani siz bunları düzeltmeden, tarım politikasının amaçlarını yani bilimsel amaçlarını gerçekleştirmeden yeni amaçlar eklemeye çalışıyorsunuz. Belki mantıklı bir şeyler yazıyorsunuz ama okuduğumuzda, anladığımızda bu maddenin kesinlikle yasada olmaması gerek.
Bakın, izinler vardır. Haşhaş ekiminin izinle olması doğru, kenevir ekiminin izinle olması doğru; fabrikaların kapasitesine göre belirlersiniz. 3'üncü madde de bunu ekliyor. "Planlı" diyorsunuz, sonra "sözleşmeli"ye geçiyorsunuz ama biz sizin nasıl sözleşmeler yaptığınızı, kimlerle pazarlıklar yaptığınızı, hayvan ithalatında hangi grupların olduğunu, tahıl ithalatında hangi grupların olduğunu; hepsini çok iyi biliyoruz. O nedenle size hiçbir zaman da güvenmedik. Zaten gidiyorsunuz, iki ay sonra bu yasayı biz Anayasa Mahkemesine götürdüğümüzde Anayasaya da aykırı olduğu için iptal olacak.
Teşekkür ederim.