| Konu: | Hazine ve Maliye Bakanlığının açıkladığı hazinenin üç aylık finansman programına, Hükûmetin yeni ekonomi modelinin çöktüğüne, dünyada da küresel ekonomi açısından ciddi sorunlar yaşanan bir dönemden geçildiğine, yaşanan sel felaketinden sonra Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci'nin yaptığı açıklamaya ve siyasi iktidarın hem depremde hem sel felaketinde bütün ölümlerin siyasi sorumluluğunu taşıması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 20.03.2023 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; "Faize karşı nas neyi emrediyorsa onu yapacağız." diyen bir iktidar var biliyorsunuz fakat durumun öyle olmadığı bir kez daha ortaya çıktı; Hazine ve Maliye Bakanı Hazinenin mart-nisan-mayıs aylarını kapsayan finansman programını açıkladı. Bu üç ay itibarıyla baktığımızda faizin borç anaparasını geçtiği bir karanlık tabloyla karşı karşıya olduğumuz görünüyor. Buna göre, Hazine bu üç ayda 159,8 milyar Türk lirası iç borç, 113,4 milyar Türk lirası da dış borç olmak üzere toplamda 273 milyar Türk lirası borç geri ödemesi yapacak. Fakat bu üç ayda borç servisinin yüzde 59'u faiz ödemelerinden kaynaklanıyor, kalan yüzde 41'i anaparadan oluşuyor. Felaket bir tabloyla karşı karşıyayız. Yani faiz lobileri verdiklerini geri almakla kalmayıp daha fazlasını faiz olarak elde ediyorlar ve bu iktidar aslında bir faiz iktidarı olarak da kendini şekillendirmiş oluyor. Faize karşı savaş açtığını iddia eden bu iktidar işçinin, gencin, kadınların, emeklinin, emekçinin alın terinden topladığı vergi gelirlerini faiz lobilerine aktarıyor; bu faiz iktidarının yaptığı esas itibarıyla bu. Bir iktidar ve faiz lobisi ortaklığıyla karşı karşıyayız. Bunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Şimdi, bu yeni ekonomi modeliyle bu iktidar aynı zamanda ülkede üretimi, istihdamı artıracak ve faiz lobilerine savaş açacaktı. Faiz lobilerine savaş açmadı, istihdam ve üretim de artmadı, servet aktarıldı bu faiz lobilerine ve aktarılmaya devam ediyor. Yeni ekonomi modeli çöktü aslında. Bakıyoruz yine ocak-şubat aylarına; dış ticaret açığı, cari açık ve bütçe açığı aldı başını gidiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 2023 Ocak ve Şubat aylarında yani sadece iki ayda dış ticaret açığı 26,5 milyar dolar artmış vaziyette. Yine, aynı aylarda -ocak-şubat- bütçe açığı 202,8 milyar Türk lirası artmış vaziyette; yine 2023 Ocak-Şubat aylarında, sadece iki ayda cari açık 22 milyar dolar artmış vaziyette yani açık ekonomi politikası, açıklar patlatılmış vaziyette; geldiğimiz nokta bu, yeni ekonomi modelinin Türkiye'yi getirdiği nokta bu. Şu çok açık; sadece ekonomi modelini değiştirmek değil, aynı zamanda mevcut ekonomi yönetiminden de yani bu iktidardan da kurtulmak gerekiyor; bütün veriler bunu gösteriyor çok açık bir şekilde.
Üstelik, küresel ekonomi açısından baktığımızda, dünyada da ciddi sorunlar yaşanan bir dönemden geçiyoruz; hem ABD'de hem Avrupa'da banka iflasları ve kurtarma paketleri gündeme geliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Adeta 2008 yılını andıran çözüm hamleleri gündeme geliyor. Dolayısıyla, küresel ekonomide biraz tozun dumana karıştığı bir dönem yaşanacak gibi görünüyor. Peki, bu iktidar Türkiye'yi ne hâlde bu küresel krize sokacak? Türk lirası değersiz, faiz ödemeleri anaparayı geçmiş, risk primi aşırı yükseklerde, demokrasi askıya alınmış, hukukun üstünlüğü ve hukuki güvence yok, siyasi istikrar yok, yanlış ekonomik ve siyasal kararlar ardı ardına geliyor. Yani enkaz sadece deprem bölgesinde değil, aynı zamanda ekonomide de büyük bir enkazla karşı karşıyayız.
Deprem bölgesi demişken, şimdi, şöyle bir durumla karşı karşıya kaldık, gerçekten acı bir şey böyle bir sözün sarf edilmiş olması; Bakan Kirişci...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Deprem bölgesinde depremin ardından bir de sel yaşandığı zaman -ki Adıyaman, Urfa ve Malatya'da sel oldu- Tarım Bakanı dedi ki: "Evet, 15 canımızı aldı sel ama toprak suya kavuştu." Yani inanılır gibi değil bu söylenen laf. Şimdi, doğal afetleri elbette engelleyemeyiz ama can kayıplarının olmasını engellemek mümkün ve bu, iktidarın elinde. Ama görüyoruz ki bu iktidar can kayıpları yaşanmasın diye hiçbir önlem almıyor; depremde de almıyor, sel felaketinde de almıyor. Daha geçen yıl Bartın, Sinop ve Kastamonu'da sel oldu, insanlar öldü. Bu Mecliste bütün bunları konuştuk ve neden olduğunu, hangi önlemlerin alınmaması sonucunda bunların yaşandığını konuştuk, bunları tartıştık. Bütün bunlar olmamış gibi şimdi Adıyaman, Urfa ve Malatya'da sel oldu, yine aynı şey. Yani ne olmuş? Dere yatağına, bataklıklara konut yapılıyor; bu iktidar bunları yaptırıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Mikrofonu son kez açıyorum, tamamlayın lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu iktidarın yerel belediyeleri bunları yaptırıyor; dere yataklarına, bataklıklara konut. Önlem alınmıyor, sonra "Sel yaşandı, insanlar öldü; e, toprak da suya kavuştu." diyen bir Tarım Bakanıyla karşı karşıyayız. Yani bu anlayışın gerçekten vahim olduğu, bu ülkede yaşayan insanların canını düşünmediği çok açık olarak görünüyor. İktidara sesleniyorum, hani, sizin Genel Başkanınız geçenlerde -büyük bir keşifte bulundu- "Zemin sağlam olursa yapılar da sağlam yapılırsa bir şey olmaz." dedi. Yani zaten yıllardan beri biz bunu söylüyoruz da siz zeminin sağlam olmadığı yerlere sağlam olmayan binaların yapılmasına izin verdiğiniz için -resmî verilere göre- 50 bin insan öldü, belki gayriresmî sayılara göre çok daha yüksek bir kayıpla karşı karşıyayız. Siyasi iktidarın hem depremde hem sel felaketinde bütün ölümlerin siyasi sorumluluğunu taşıdığı açık ve nettir, bunu bir kez daha vurgulamış olalım.
Teşekkür ediyorum.