GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: (10/1428, 2953, 3030, 3049, 3330, 3757, 4665, 4850, 5742, 5743, 5980, 5981, 5982, 5983, 5984, 5985, 5986, 5987, 5988, 5989, 5990, 5991, 5992, 5993, 5994, 5995, 5996, 5997, 5998, 5999) No.lu, Yaşlıların Hayatın Çeşitli Alanlarında Yaşadıkları Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:74
Tarih:16.03.2023

CHP GRUBU ADINA NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; konuşmama hem bu büyük depremlerde hem de bu son yaşadığımız selde hayatını kaybedenlere rahmet dilemekle, yaralılarımıza acil şifa dilemekle başlamak istiyorum.

Bu vesileyle değerli arkadaşlarım, ülkemizin birkaç özelliğini size kısaca özetlemek istiyorum şu konuşmaya başlamadan önce. Biz, su havzaları hızla tükenen bir ülkeyiz, biz bir deprem bölgesinde yaşıyoruz, biz çok kültürlü nüfusa sahip bir ülkeyiz ve yaşlanan ama yoksulluk içerisinde yaşlanan bir ülkeyiz. Bakınız, yoksul yaşlılarımızın oranı yüzde 16,7 ama bu grup içerisinde kadınlar yüzde 17,6; erkekler yüzde 15,6 yani yoksul kadın olmak bu ülkede yaşamayı daha da zorlaştıran bir şey.

Evet, bugün yaşlıların sorununu konuşacağız. Biliyorsunuz, 65 yaş üzeri nüfus aşağı yukarı 8 milyon civarında yani son beş yılda buna 1,5 milyon eklendi ve nüfusumuzun yüzde 9,5'u şu anda 65 yaş üzerinde. Bu, "yaşlı ülke" olma sınırlarını zorlayan bir durum, çok kısa bir zaman içinde yani yüzde 10'u aştığımızda "çok yaşlı ülke" statüsüne gireceğiz. Altmış yıl içerisinde dünya nüfusunun beşte 1'i 65 yaş üzerinde olacağı beklenirken Türkiye'de bu durum dörtte 1 olacak yani dünyayı da yaşlılık konusunda geçmiş olacağız. Yaşlı yani yoksul yaşlı bir ülke olmanın ciddi bir risk olduğunu eminim ki sizler de tahmin edersiniz.

Değerli arkadaşlarım, yaşam süresinin uzaması elbette ki bir gelişmişlik göstergesi ancak sosyal güvenlik sistemi ve sağlık sistemi güçlü olmayan, insana yatırım yapmayan, emeği göz ardı eden ülkelerin büyümeleri daima sancılı ve sorunlu olmuştur. Bakınız, son yirmi yılda yaşlıların sorunlarını çözme konusunda yeterli planlama yapılmadı. Son yirmi yılda yani bu iktidar döneminde, AK PARTİ iktidarı döneminde yeterli yatırım da yapılmadı. Ama giderayak, iktidarınızın da sonunda yaşlılarla ilgili bir komisyon kurduk ve bunu anca, güç bela gündemimize alabildik ve bunun yanında, şu Komisyonun çalışmalarında, aslında bu konuyla ilgilenen daha fazla otoritenin, söz sahibi insanın dinlenebilmesi söz konusuydu ama bunu da ne yazık ki beceremedik.

Yine bir önemli mesele şu son yaşadığımız deprem meselesinde ortaya çıktı ki yaşlılık sorunu da deprem, sel gibi afetlerle bir arada düşünülmemiş yani bu kaosu yaşlılar ne yazık ki çok daha şiddetli bir biçimde hissetti.

Tekrar edelim: Evet, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar ve yoksullar bu afetlerden, bu olağanüstü durumlardan çok daha fazla etkileniyor ve başta saydığımız ülkemizin dört özelliğini de göz önüne alırsak bu konuda çok daha detaylı çalışmalara ihtiyacımız var.

Malumunuz, 11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü Covid-19 nedeniyle küresel pandemi ilan etmişti. Salgın riskleriyle en çok yüzleşen kesim yine 65 yaş üstü insanlar oldu çünkü 65 yaş üstü insanların yüzde 90'ının en az bir kronik rahatsızlığı ve büyük bir çoğunluğunun birden fazla kronik rahatsızlığı mevcut. Çözüm sizlerin de malumu yani güçlü bir sosyal devlet, güçlü bir sosyal güvenlik sistemi, güçlü bir sağlık sistemi, güçlü bakım hizmetleri, güçlü yerel yönetimler ve güçlü ekonomi. Tabii "güçlü ekonomi" derken üretimin artırılması yanında yolsuzluk ve israfın sıfıra düşürülmesinden, bunun yanında güvenli istihdam ve adil paylaşımdan, adil bölüşümden bahsediyorum.

Çok değerli arkadaşlarım, buradaki en önemli problem, yaşlılarımızın sorunlarının yoksulluk, güvencesizlik, ihtiyaç ve muhtaçlık temelleri üzerinde ele alınması yani bugünkü iktidarın bu sorunu hep böyle ele alması. Bu, bir anlamda bugünkü iktidarın ne yazık ki bilinçli bir politikası hâline de geldi fakat biz yaşlılık mevzusuna da hak temelli anlayışla ve hak temeline dayalı bir sosyal devlet anlayışıyla yaklaşıyoruz ve yakındaki iktidarımızda inşallah bunu uygulamaya sokacağız.

Çok değerli arkadaşlarım, yirmi yıl uygulanan sağlıkta dönüşüm sisteminde -ki bu sistem hizmet odaklı değil kâr odaklı bir sistem olmuştur, en büyük özelliği budur- sonuçta, yaşlı ve yoksul çoğunluğun sağlık sistemine erişimi ne yazık ki daha da güçleşmiştir. Hele bir heyet raporu düşününüz ki 65 yaş üstü insanlarımız buna çok sık ihtiyaç duymakta, bazen bir heyet raporunun çıkması haftaları, hatta ayları bulabilmektedir. Bunun nedeni de ortada; kâr odaklı sağlık sistemi, basamaklandırmanın ortadan kaldırılması yani layıkıyla işletilmemesi, koruyucu hekimliğin de ticari bir alan olarak görülmesi, katkı payı yani katkı payındaki artışlar ve ilaç, malzeme krizi bunların arasında sayılabilir. İşte bütün bu nedenler, 65 yaş üstü vatandaşlarımızın şu yirmi senede uyguladığınız sağlık sistemine erişimini daha da güçleştirmiştir.

Neticede, bir paradigma dönüşümünü hep birlikte yaşamamız gerekiyor değerli arkadaşlar. Yaşlı ne istiyor, bunu detaylı bir şekilde sorgulamalıyız. Bunu araştırdığınızda şunu görüyoruz ki edilgen, muhtaç ve bağımlı olmak istemediği, hayata aktif olarak katılmak istediği ortada. Yani kendisine hizmet eden bir sağlık, emeklilik, sosyal güvenlik sisteminin, yoksulluk ve yoksunluk sorunlarının çözümünün ve sosyal hizmetlerinin gelişimini istiyor. İşte bugünkü yeni paradigmamız da bu şekilde özetlenebilir.

Bakın, 2008'de sizin bir Palyatif Bakım Programı Eylem Planı'nız vardı ama hiç uygulanmadı. İşte bu konuda yani bu alanda görev yapan insanların Avrupa Birliği ve küresel rakamlarla karşılaştırılması ciddi bir araştırma alanıdır ve mutlaka en kısa zamanda icra edilmelidir.

Değerli arkadaşlarım, geriatri hizmeti, işte bu nüfusa yani 8,5 milyonu bulan 65 yaş üzeri nüfusa verilen bir hizmet. Ancak bu konuda bizim uzman sayımız 100, yan dal olarak bu uzmanlık alanını seçenler aşağı yukarı 75 yani bu konuda toplam 175 uzmanımız var. Bu durumda, 50 bin yaşlı hastaya 1 geriatri uzmanı düşüyor, hedef 2 bin hastaya 1 uzmanın düşmesi. Yani bugünkü tabloya baktığımızda, aslında elimizde ancak bu 50 bine yani bugün 1 kişiye düşen hasta sayısına bakacak kadar uzmanımız olduğu ortada.

Değerli arkadaşlar, raporda yer alan önemli bir konu da manevi boyuttaki hizmetler. Evet, yaşlı bakımevi ve huzurevlerine ibadethane sokulması son derece olumlu bir uygulama olacaktır ancak bunun tek bir inanç modeli üzerinden düşünülmesi eksiktir. Yani mescide gitmek isteyen, cemevine gitmek isteyen, kiliseye gitmek isteyen, havraya gitmek isteyen yaşlılarımız olacaktır. Mümkünse bütün bu ibadethane modellerinin mimari plana alınması, eğer bu değilse veya o dinin kendi gereklilikleri ölçüsünde bu insanların transportunun güvenli bir şekilde bu ibadethanelere sağlanması gerçekten önemli ve gerekli, zorunlu bir hizmet olacaktır. Yine, yerli ve yabancı, yaşlı bakımına eğilen bu meslekten insanların eğitimine ve diplomasına mutlaka dikkat edilmelidir.

Çok değerli arkadaşlarım, önemli bir konu da yaşlı ebeveyne bakan çocuğun miras hukukunda birtakım imtiyazlara sahip olması da bu Mecliste belki tartışılabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Bir dakikam var mı Sayın Başkanım?

BAŞKAN - Buyurun.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Teşekkürler.

İngiltere'de bunun uygulamaları vardır yani bakana, bu konuda, miras konusunda biraz daha ayrıcalıklı davranmak gibi.

Değerli arkadaşlarım, bugün açlık sınırı 8.865 lirayken, en düşük emekli maaşı 5.871 lira; 2 milyon kişi sadece ölüm aylığıyla geçiniyor, 65 yaş üstündeki 1 milyon kişi 2.604 lirayla geçiniyor. Bunun anlamı 4,5 dolar değerli arkadaşlar yani bu insanların torununa verebileceği harçlığı, biz onlara bir anlamda maaş olarak, maişet olarak sağlıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Bir dakika verirseniz bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Uluslararası Çalışma Örgütünün şöyle bir ölçütü var değerli arkadaşlarım: Eğer emekli maaşı yoksulluk sınırının yarısından az ise, yüzde 50'sinden az ise o emekli yoksuldur. Biz, bırakın yüzde 50'yi yakalamayı bugün ancak yüzde 19 rakamlarındayız.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak yoksullaşarak yaşlandığımızın farkındayız ve sosyal politikalarla, emekli maaşını asgari ücretin altına düşürmemekle, bunun yanında aktif yaşlanma ve dijital okuryazarlığı artırmakla, köy ve kent arasındaki farkı ortadan kaldırarak yaşlı dostu kentler imar etmekle ve hak temelli sosyal devlet anlayışıyla yani bakım sigortası ve aile destekleri sigortasıyla bu sorunun üstesinden geleceğimize inanıyorum.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.