| Konu: | Afet Yeniden İmar Fonunun Kurulması ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 15.03.2023 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her şeyden önce, bugün Şanlıurfa'da ve Adıyaman'da sel felaketinde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza ve depremde 11 ilde hayatını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
Bugün yine bu deprem felaketiyle ilgili bir düzenleme var. Bu kanun teklifi üzerinde görüşmelerimiz devam etmektedir. Bu kanun teklifinin 1'inci maddesiyle Afet Yeniden İmar Fonu kurulmaktadır. Açıkça söylemek gerekirse böyle bir Fonun kurulması yadırganabilecek bir durumdur, şu nedenle: Bir felaket ortaya çıktıktan sonra bu felaketle ilgili toplanacak paranın hangi kurum, hangi kuruluş tarafından yönetileceğinin büyük bir deprem felaketinden önce belirlenmiş olması lazımdı. Ülke sürekli sallanıyor, her yüzyılda yüzlerce depremin yaşandığı bir ülkedeyiz dolayısıyla bu deprem felaketleriyle ilgili hazırlıkların felaket öncesinde tamamlanmış olması lazım. Bu Hükûmetin yirmi bir yıllık iktidarına rağmen ne kadar hazırlıksız olduğunu gösteren en temel belgelerden biri, bugün görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifidir. Hükûmet, hâlâ toplanan kaynakların nerede, nasıl bir araya getirileceğini ve imar altyapı, üstyapı çalışmaları için bu kaynağın nasıl kullanılacağını, nasıl yönetileceğini daha önceden sanki hiç düşünmemiş ve felaketin ardından toplanacak paraların bile nasıl kullanılacağını düzenleyen bir kanun teklifini Meclise getirme ihtiyacı duyuyor. En azından, eski var olan kurumların bu ihtiyacı karşılayamayacağı veya hakkıyla yerine getiremeyeceği düşüncesi var ki böyle bir yeni kanun getirmektedir. Hâlbuki böylesine sık depremlerin olduğu, fay hatlarının yaygın olduğu bir ülke olarak Türkiye'nin depremle ilgili dünyada en iyi kurumsal düzenlemelere sahip bir ülke olması lazım, hazırlıklarını önceden yapması lazım, tüm mevzuatın hazır olması lazım ve dünyanın en mükemmel mevzuatının bu ülkede bulunması lazım. Bunun da ötesinde, depreme dayanıklı binaların en iyilerinin Türkiye'de yapılıyor olması lazım. Bu kadar çok sallanan bir ülkede bu hazırlıkların yirmi yılı geçen bir iktidar dönemine rağmen hâlâ tartışılıyor olması gerçekten yadırganacak bir durumdur. Kentleşmenin düzgün olması lazım, dünyanın en iyi kentleşmesinin bu ülkede olması lazım. Ama bakıyoruz ki Adalet ve Kalkınma Partisinin belediyelere hâkim olduğu dönemlerde sürekli olarak yeni imar alanları açılmış. Açılan bu imar alanları hep fay hatları üzerinde veya tarım alanlarında genişleme göstermiş ve şu anda yaşadığımız felaketin en önemli nedenlerinden biri olan yanlış imar düzenlemeleri, yanlış yapılan binalar ve yanlış yerlere yapılan bu yapılaşmalar felaketin büyümesine ve artmasına yol açmıştır. Kurtarma çalışmalarının da en mükemmel şekilde bu ülkede bu felaketler yaşanmadan önce organize edilmiş olması lazım. İşte, bekliyoruz... Acaba asker gelip de neden müdahalede gecikti veya "Madenlerdeki işçilerin kurtarma çalışmaları şöyle mi yapılıyor, böyle mi yapılıyor?" diye bunu tartışıyoruz. Hâlbuki profesyonelce, çok hızlı hareket edecek ve de deprem enkazı altından bir canlının kurtarılmasını en iyi şekilde başaracak nitelikte yetişmiş çok sayıda profesyonel ekibin var olması lazım veya hazır hâlde bekletilmesi lazım; yok böyle bir şey. Aynı zamanda kurtarma için kullanılan cihazların son model ve en ileri teknolojide Türkiye'de geliştirilmiş olması lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Ve bunların bu deprem kurtarma çalışmalarında yaygın olarak kullanılabiliyor olması lazım. Ama görüyoruz ki ne finansman konusunda ne bu finansmanın yönetilmesi konusunda ne imar planları konusunda ne inşaatlar konusunda ne denetim konusunda ne de kurtarma çalışmaları konusunda mevcut Hükûmet yirmi bir yıldır hiçbir hazırlık yapmamış ve maalesef bu kayıpları yaşamamıza yol açmıştır diye düşünüyorum ve hepinize saygılar sunuyorum.