| Konu: | Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 70 |
| Tarih: | 08.03.2023 |
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, deprem bölgesinde yaşamını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar ve bugün devletin sıcak kollarını bekleyen ama bir türlü yanında hissedemeyen bütün vatandaşlarımıza ve tüm milletimize de buradan geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum.
Bugün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. 8 Mart dolayısıyla, tabii ki depremde yaşamını kaybeden ve depremde birçok uzvunu kaybederek hayat ve yaşam koşulları zorda olan bütün kadınlarımızı da ve tüm emekçi kadınlarımızı da buradan saygıyla anmak isterim.
Evet, değerli arkadaşlar, milletvekili arkadaşlarımızı dinliyoruz -iktidar milletvekillerini özellikle- televizyonlara bakıyoruz; her şey varmış deprem bölgesinde, milletin tüm ihtiyaçları, vatandaşın tüm ihtiyaçları karşılanmış, hele hele kadınlara da pozitif ayrımcılık yapılarak tüm ihtiyaçları karşılanmış.
Değerli arkadaşlar, on beş gün deprem bölgesindeydik Cumhuriyet Halk Partisinin tüm milletvekilleriyle. Çadırları gezdik, oradaki yıkıntıları, enkazları gezdik ve orada vatandaşın çığlıklarına, özellikle kadınların taleplerine baktığımız zaman kadınlar depremde yok sayılmışlar. Örneğin, AFAD deprem yardım paketleri dağıtıyor arkadaşlar. Deprem yardım paketlerinde kadın hijyen malzemeleri neden yok? O deprem paketini dağıttığınız evde kadını neden görmezden geliyorsunuz? Hani "toplumsal cinsiyet" demeyin, pozitif ayrımcılık; işte, toplumsal cinsiyet eşitsizliği tam da budur, AFAD'ın deprem yardım paketinde kadın hijyen malzemeleri yok arkadaşlar.
150 çadırlık bir çadır kentte, depremin 9'uncu, 10'uncu günüydü, dolaşıyoruz, kadınlar bizi gizli gizli yanlarına çekiyorlar, iç çamaşırı ihtiyaçları var. Gittiklerinde iç çamaşırı talep edemiyorlar ve iç çamaşırı talep ettiklerinde de "Buna mı kaldık?" diyerek cevap alıyorlar. Kadınların iç çamaşırı talep edememesi bu ülkede toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ta kendisidir arkadaşlar. Bazı şeyleri yok sayarak, kavramları farklı farklı anlamlarda siyasi, politik çıkarlar için yozlaştırarak olmayanı var edemezsiniz değerli arkadaşlar.
Milletvekili arkadaşlarım yine ifade etti; 150 çadırlık alanda bir tek tuvalet var, kapısında kilidi yok. Peki, kadınlar ne yapacak? Oraya kadınları düşünerek 2'nci ve kapısı kilitli bir tuvaleti kurmamak toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ta kendisidir arkadaşlar. Duşlar var, 600 kişinin barındığı çadır kentte ya da konteyner kentte 2 duş var arkadaşlar ve burada kadınlara özel duş alanları planlamamak toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ta kendisidir değerli arkadaşlar. Yine, AFAD'dan, Kızılaydan bahsedildi; bu kurumlarda, işte, kadınlara pozitif ayrımcılık yapılmadığı için, kadınların bu ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bu zihniyet oluşturulmadığı için toplumsal cinsiyet eşitsizliği depremde ağırlaşarak süregelmiştir.
Değerli arkadaşlar, bir başka deprem gerçeği daha var. Depremzedeler ilk günlerde yakınları enkazdan canlı çıksın diye dua ettiler, bir süre sonra "Cesedi sağlam çıksın." dediler ama bugün ne diyorlar biliyor musunuz? "Kolu, bacağı eksik olsun ama en azından gömüp başında yasımızı tutacağımız bir mezarı olsun; yakınlarımız yok." diyorlar. Kahramanmaraş Ebrar Sitesi'nde, 1990 doğumlu Mehmet Kuş. Ağabeyi kardeşini canlı olarak çıkarmış enkazdan, ambulansa bindirmiş, bugün depremin üzerinden kaç gün geçti, yok; hastanelerde yok, ölü olanların listesinde yok, kimliği belirlenemeyen cesetlerde yok ama ağabeyi diyor ki: "Ben kardeşimi canlı çıkardım, ambulansa bindirdim, kardeşimi istiyorum." Kardeşi yok değerli arkadaşlar. Yine Kahramanmaraş'ta Fatma Bıçkıcı. Bir özel hastaneye depremden iki gün önce yatmış, depremden sonra özel hastaneyi boşaltmışlar ve Necip Fazıl Devlet Hastanesine canlı olarak nakli yapılmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Hastaneyle görüşüyoruz, evet, hastaneye canlı girişi var ama hastanede yok. Yurt dışından evlatları arıyor: "Vekilim, annemizi bulun." Hastane başhekimiyle görüşüyoruz, diyor ki: "Evet, canlı girmiş, hastanede kaydı var ama kendisi yok." Ölen -ex- listesinde yok, başka bir hastaneye sevk listesinde yok. Fatma Bıçkıcı nerede arkadaşlar?
Şu anda yakınını bulamayan, bulunamayan 39 çocuk var; 18 yaş altı 39 çocuk, bize gelen ihbara göre 34'ü 15 yaş altında. Bakanlığa diyoruz ki: "Gelin, bize randevu verin, konuşalım, bu çocuklar için bir müzakere edelim." Bakanlık kapı duvar. Yasama organının temsilcisi milletvekillerine, atanmış Bakan burada randevu vermedi arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Depremde sınıfta kaldınız, sosyal devleti yok ettiniz ama emin olun, bu ülke dayanışma kaslarını güçlendirdi, bu kaslarla sizi burada barındırmayacaktır. Enkazın altında kaldınız, çıkamayacaksınız arkadaşlar.
Saygıyla selamlıyorum.