| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 68 |
| Tarih: | 02.03.2023 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan, sayın vekiller.
Sayın Turan...
(AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı konuşmalar)
BAŞKAN - Sayın Özkoç, Sayın Oluç'a söz verdim.
Sayın Turan, Sayın Grup Başkan Vekillerim; rica ediyorum sizden.
Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, Sayın Turan, doğru olmayan şeylerle cevap veriyorsunuz, birincisi onu söyleyeyim. Ya, burada "küçük deprem" diyen oldu mu Allah aşkına?
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Oldu, şimdi söyledi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Kim?
SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir) - "Küçük deprem" dedim mi ya?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "Küçük deprem" demedi.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - "'Asrın felaketi' diyemezsin." dedi.
SERPİL KEMALBAY PEKGÖZEGÜ (İzmir) - Evet, diyemezsin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamam ben sizi dinledim, ben de cevap vereyim.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Yanınızdaki hanımefendiye söyle önce o zaman.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bakın "küçük deprem" diye bir şey yok.
BAŞKAN - Şimdi, Sayın Oluç, Genel Kurula hitap edin, karşılıklı konuşmayın lütfen, ben sizi dinliyorum.
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara) - Kim söyledi onu?
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - "Susun." diyecek yeri geldiğinde.
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara) - Niye?
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Nasıl "Niye?" Konuşmacısını dinleyecek.
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara) - "Garo dışında" diyorsun, ben de Garo Bey HDP'li değil mi bunu söylüyorum yani manipülasyon yapma diye.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Komisyonda Garo Bey'in itirazı var, "Haklı buluyorum, güzel söylüyor." diyorum.
BAŞKAN - Sayın Oluç... Sayın Kerestecioğlu...
Müsaade edin Sayın Oluç konuşsun. Ben sizi dinliyorum.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Turan, ben sizi dinledim, siz beni dinleyecek misiniz?
BAŞKAN - Peki, o zaman karşılıklı konuşalım arkadaşlar!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan. Yok, ben sizin söylediğinizi dinliyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi bakın, "küçük deprem" diyen kimse yok. Mesele burada şu: Neyi tartışıyoruz biz? Niye deprem komisyonu kurulmasını tartıştık bu kadar? Niye? Çünkü ortada yaşanmış bir felaket var ve bu felaketten ders çıkartalım, bu bir daha yaşanmasın diye bunları tartışıyoruz ve burada yahu sizin Genel Başkanınız Cumhurbaşkanı sıfatıyla kalkıp "Ya bazı hazırlıksızlıklar, geç müdahaleler oldu." diyecek; hani ben çok samimi bulmuyorum bunu, onu diyecek, siz hâlâ burada kalkacaksınız ne kadar müthiş işler yaptık diye anlatacaksınız, hiç olmazsa Genel Başkanınız kadarını söylemeyi becerin, birincisi bu.
İkincisi, ya imar affından bahsediyorsunuz. Bakın, ben size bir şey söyleyeyim: İmar affı çıkarıldığı zaman 2018'de burada -açın, tutanaklara bakın- HDP imar affına "Hayır." demiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ben ne dedim?
ŞAHİN TİN (Denizli) - Garo dedi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Garo Bey değil, Garo Bey orada milletvekili olarak konuşmasını yapmıştır, "Hayır." demiştir, oylamada HDP "hayır" oyu vermiştir.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Tamam, revize ediyorum, komisyona baktım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, niye bunu söylüyorum? Ben bugün konuşurken siz yoktunuz. Bakın, diyorsunuz ya "1999 öncesi yapılmış binalar." diye. O zaman imar affını niye çıkardınız kardeşim?
NECİP NASIR (İzmir) - İmar affı değil, imar barışı o, imar barışı. Teknik olarak bilmiyorsunuz.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Neden o imar affını çıkarıp da 2017'nin son gününden evvel yapılmış olan bütün binaları affedecek yasanın altına imza attınız? Neden çıkardınız? 3 milyon binaya af getirdiniz ve şu anda deprem bölgesinde yıkılmış olan binaların kaç tanesi o imar affından yararlandı o zaman, bunu biliyor musunuz? Sizin Genel Başkanınız yine gitti, o illerde konuşma yaptı; Maraş'ta, Malatya'da, Hatay'da konuşma yaptı. "Biz ne güzel..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım.
NECİP NASIR (İzmir) - Af değil o, imar barışı.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - İmar barışı değil, imar barışı dediğiniz şey ruhsatsız binaları affedip onlara ruhsat vermektir.
NECİP NASIR (İzmir) - Hayır, kentsel dönüşümün önünü açabilmek için yapılan bir düzenleme o, teknik olarak bilmiyorsunuz.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Barış marış yok ortada, affetmek var ve çürük olan, sağlam olmayan, sağlam zemine yapılmamış olan binaları affetmek var. Sizin siyasi sorumluluğunuz var ya, bunu nasıl reddedeceksiniz? Yasayı burada siz çıkarmışsınız.
Gelelim öbür meseleye: Yapı Denetim Yasası. Kamu kurumu olan TMMOB'den yapı denetimini alıp da bunu özel şirketlere veren yasayı siz çıkardınız Sayın Turan. Bunu unuttuk mu zannediyorsunuz? Bunu siz çıkardınız ve bir şey söyleyeceğim size: Bakın, bugün bunu tekrar anlattım, şeytan üçgeni kurulmuş, bu şeytan üçgeninin içinde siz varsınız, siz. O şeytan üçgeni nedir biliyor musunuz? O şeytan üçgeni, müteahhit proje yapıyor...
TAMER DAĞLI (Adana) - Bütün belediyeler AK PARTİ'de mi?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Anlatayım, müteahhit...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Müteahhit proje yapıyor, yapı denetim firmasını kuruyor, aynı müteahhit kendi yaptığı projeyi, kendi yapı denetim firmasında "Sağlamdır." diye onaylatıyor, ondan sonra gidiyor belediyeye, fen ve imar işlerinden -kendi adamlarınızı yerleştirmişsiniz oraya- ruhsatı, iskânı alıyor; işte, şeytan üçgeni budur esas itibarıyla. Bunun siyasi sorumluluğu, siyasi iktidara ait değil de kime ait Allah aşkına?
NECİP NASIR (İzmir) - Bakın, onların hepsi değişti.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi "AFAD'ı ve Kızılayı karalıyorsunuz." dediniz.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ya, bağırma, duyuyoruz, korkmuyoruz. Niye bağırıyorsunuz?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani insan öfkeleniyor Sayın Turan ya, öfkeleniyor.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ya, bağırmayın ya, korkmuyoruz. Niye bağırıyorsunuz?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın "AFAD'ı ve Kızılayı karalıyorsunuz." dediniz, alakası yok. Orada AFAD emekçilerinin yaptığı çalışmayı gerçekten büyük bir saygıyla karşıladık ve ben bunu defalarca kürsüde de söyledim. Mesele AFAD emekçileri değildir, mesele AFAD'ı yöneten zihniyettir. Ya, ben bugün yine söyledim Sayın Turan.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son bir dakika efendim, izin verirseniz...
BAŞKAN - Ama söylediklerinizi tekrarlıyorsunuz. Şimdi bütün arkadaşlar yoktu burada.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hayır ama "AFAD'ı ve Kızılayı karalıyorsunuz." dedi Sayın Başkan.