GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gazeteci Abdurrahman Gök'e verilen cezaya, Ulusal Kanal muhabirinin Adalet Bakanına sorduğu soruya ve Bakan tarafından verilen cevaba, siyasi nedenlerle siyasi olarak rehin tutulmanın dünyada bir örneğinin olmadığına ve tecrit rejimini asla kabul etmeyeceklerine, İnsan Hakları İzleme Örgütünün 2023 Dünya Raporu'na, Hazine ve Maliye Bakanının yaptığı açıklamaya ve iktidarın enkaz bırakma konusundaki kararlılığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:49
Tarih:12.01.2023

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, Abdurrahman Gök bir gazeteci. İntikam duygusuyla bir ceza verilmişti, bir yıl altı ay; bu ceza onandı. Şimdi, bu ceza niye verildi, onu hatırlatmak istiyoruz. Abdurrahman Gök, Kemal Kurkut öldürüldüğü zaman, vurulduğu zaman o anı fotoğraflayan gazeteci. Yani bir polisin bir Kürt gencini vurduğu anı fotoğrafladığı için Abdurrahman Gök'e ceza verildi. Peki, vuran polise ne ceza verildi? Beraat. Ödül verildi, cezasızlık politikası. Yani bir Kürt gencini vuran polis ödüllendiriliyor, bunu tespit eden, fotoğraflayan gazeteci ceza alıyor; böyle bir durumla karşı karşıyayız. Gerçekten, bu cezasızlık politikasının, yargının intikam yargılamalarının en ilginç örneklerinden bir tanesidir Abdurrahman Gök hakkında verilmiş olan ceza. Bunun ne hukuken, ne siyaseten, ne ahlaken izah edilebilir bir hâli yoktur ama Türkiye'deki mahkemelerin durumu budur, iktidar sayesinde bu hâle gelmiştir mahkemeler. Bir kez daha şunu vurgulayalım: Abdurrahman Gök gibi özgür basın çalışanı olan, haberleri, gerçekleri, hakikatleri verme, halka yansıtma noktasından uzak durmayan gazeteciler çalışmalarını bütün bu cezalara, baskılara, zulme rağmen sürdüreceklerdir. Bir kez daha, buradan, şu anda hem Diyarbakır'da hem Ankara'da cezaevinde olan özgür basın çalışanlarını saygıyla sevgiyle selamlıyoruz. Saygıyla sevgiyle selamlıyoruz özgür basın çalışanlarını, cezaevinde olan arkadaşları.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Her gün yeni bir skandala şahit oluyoruz. Dün yine bir ilginç durumla karşı karşıya kalındı. Cumhur İttfakı'nın bir ortağı var Çinci Doğu Perinçek; onun bir televizyon kanalı var, Ulusal Kanal. Onun muhabiri, Adalet Bakanına çanak soru soruyor, diyor ki: "Hapsedilen kişiler dijital yollarla mesaj atabiliyorlar, aslında hapsedilmemiş oluyorlar. Hükümlülerin sosyal medyayı kullanmasının önüne geçecek bir düzenleme yok mu?" Kimi kastediyor? Selahattin Demirtaş'ı, önceki dönem Eş Genel Başkanımızı kastederek örnek veriyor. Adalet Bakanı ne cevap veriyor? "Evet, bunu önemsiyoruz ve çalışıyoruz, dünyada örneklerine bakıyoruz 'Ne yapılabilir?' diye." Dünyada örneği yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dünyada siyasi nedenlerle, siyasi olarak rehin tutulan bir örnek yok. Dünyada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin kararına rağmen, "Salınması gerekir." kararına rağmen, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 18'inci maddesini çiğnediniz. Açıkça, siyasi nedenlerle siz bu insanı ve diğer vekilleri tutukladınız ve cezaevinde tutuyorsunuz." kararına rağmen salınmayan bir örnek yok. Baksanız dünyada böyle bir örnek bulamazsınız gerçekten. Yani bir yandan hükümlü olacaksınız, bir yandan mesaj vereceksiniz. Ya, hükümlü olmak ya da tutuklu olmak insanların tecrit edilmesi anlamına mı geliyor? İnsanların görüşlerini, fikirlerini açıklayamaması anlamına mı geliyor? Yarın da diyeceksiniz ki: "Vatandaşsın ama oy kullanıyorsunuz, olmaz, cezaevinde oy da kullanamazsınız." diyeceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hatta bir adım sonrası "Adalet ve Kalkınma Partisine destek vermiyorsunuz, teröristsiniz zaten." diyeceksiniz ve diyorsunuz.

Şimdi, bir kez daha söyleyelim: Bu toplumu tecrit rejimine alıştırdı bu iktidar, alıştırmaya devam etmek istiyor ama bu kabullenilebilecek bir durum değil. Bir tutuklu arkadaşımızın, siyasi olarak rehin tutulan bir arkadaşımızın attığı "tweet"ten dolayı bu kadar korkmayın, bu kadar panik olmayın; bunu engellemek için bu kadar büyük bir çaba içine, "Dünyayı araştırıyoruz." deme çalışması içine girmeyin. Söylüyoruz, bir kez daha söyleyeceğiz: Bu tecrit rejimini -nerede olursa olsun, ister İmralı'da ister Edirne'de isterse de başka yerde- asla kabul etmeyeceğiz ve siyasi olarak rehin tutulan arkadaşlarımızın siyasi görüşlerini açıklama haklarını savunmaya devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, merkezi New York'ta bulunan ve dünyadaki insan hakları ihlallerini araştıran İnsan Hakları İzleme Örgütü 2023 Raporu'nu açıkladı sayın vekiller, çok ilginç, uzun bir rapor, aktaramam size hepsini, inşallah günü geldiğinde kürsüden bir konuşmada daha uzun, detaylı aktarabilirim. Ne diyor biliyor musunuz? "Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Hükûmeti eleştirenleri ve siyasi muhalifleri sistematik olarak hedef alan bir otoriter Hükûmet var. Medya ile yargıyı güçlü bir şekilde baskı altında tutuyor." diyor raporunda İnsan Hakları İzleme Örgütü, çok önemli. Medya üzerine çok önemli tespitleri var; gazetecilerin çalışmaları nedeniyle tutuklandığı örnekler var, RTÜK'ün muhaliflere verdiği cezalar üzerine örnekler var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dezenformasyon yasasının aslında seçimlerden önce çıkarılmış ve ifade özgürlüğünü, haberleşme özgürlüğünü engellemek üzere çıkarılmış olan bir yasa olduğuna dair belirlemeler var. Kavala hakkında "Türkiye'deki mahkemeler üzerinde yüksek düzeyde siyasi denetim olduğunu gösteren bir örnektir." belirlemesi var AİHM kararına rağmen salınmaması konusunda ve Avrupa Konseyinin ihlal prosedürü başlatmasının Türkiye'de iktidar tarafından dikkate alınmadığına dair belirlemeler var ve elbette ki HDP'nin eski milletvekillerinin ve belediye eş başkanlarının cezaevinde olmaya devam ettiği ve bu kişilerin konuşma ve sosyal medya paylaşımı gibi şiddet içermeyen meşru siyasi faaliyetleri sebebiyle terör suçlarıyla suçlanarak hapiste tutuldukları belirlemeleri var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin derhâl serbest bırakma kararı olmasına rağmen, Demirtaş'ın ve seçilmişlerin, eski milletvekillerinin hâlâ cezaevinde tutulduğuna dair belirlemeler var yani burada her gün konuştuğumuz her konu, aslında İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından da bu iktidarın suçları olarak, bu iktidarın baskısı ve zulmü olarak kayıtlara geçiyor; bir kez daha hatırlatmış olalım.

Son değinmek istediğim bir örnek var. Hazine ve Maliye Bakanınız çok önemli açıklamalar yapıyor her zaman, biliyorsunuz, dün dedi ki: "Tüm makroekonomik göstergelerde tarihî iyileşmeler var." Gerçekten baktık, çok tarihî bir iyileşme var(!) Dün cari açık verileri açıklanmış ve diyor ki: "Türkiye ekonomisi on üç aydır kesintisiz cari açık veriyor." İyileşme ya!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Merkez Bankası kasım ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerine göre, kasımda cari işlemler hesabı 3 milyar 666 milyon dolar açık vermiş. Ocak-kasım döneminde cari işlemler açığı 41 milyar dolar olmuş, son on iki aylık cari işlemler açığı neredeyse 45 milyar dolar olmuş. Açık, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 930 yükselmiş; bakın, işte, "Tüm makroekonomik göstergelerde tarihî iyileşmeler var." ifadesinin sonuçları. Bütçe açığı, dış ticaret açığı, ithalat patlaması, bunların hepsi makroekonomik göstergeler ve bunların iyileşme olduğunu söyleyen bir Hazine ve Maliye Bakanı var; gerçekten vahim bir durumla karşı karşıyayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bir cümle efendim.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, son olarak şunu söylemek istiyorum: Bu Hazine ve Maliye Bakanı ve bu iktidar bir enkaz bırakma konusunda çok kararlı, giderken bir enkaz bırakma konusunda çok kararlı. Ekonomide, sosyal alanda, makroekonomik verilerde ve mikroekonomik verilerde bir enkaz bırakma konusunda çok kararlı ama bu enkaz bırakma kararlılığınızı halk görüyor ve seçimlerde sandık yoluyla sizden bunun hesabını soracak, hiç merak etmeyin.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.