| Konu: | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 43 |
| Tarih: | 22.12.2022 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evet, tam kırk dört yıl önce bu topraklarda büyük bir katliam yaşandı. Katliam, Amerika Birleşik Devletleri, CIA, NATO, MİT, MHP odaklı bir katliamdı. Tam yedi gün sürdü. Yedi gün boyunca koca devlet seyirci kaldı, en az 150 insanımız katledildi, hamile kadının karnından çocuğu çıkarılıp öldürüldü, bir gözü kör olan bir annenin öbür gözü tornavidayla çıkarılıp atıldı, eşinin yanında kocasının başı baltayla kesildi, organize bir katliamdı Maraş katliamı.
Tam kırk dört yıl sonra Maraş katliamı acısı dinmedi, devam ediyor çünkü aynı açık, bütün o katliamlarda olduğu gibi hesap soramama, ne yazık ki hiçbir şekilde cezasızlığın önlenememesi, hukuksuzluğun getirmiş olduğu bir nokta. Bugün kırk dört yıl sonra insanlar çok açık bir şekilde, rahat bir şekilde anmalarını bile yapamıyorlar. Ecevit'in anılarından çıkan yazılarında, Abdi İpekçi'nin yaptığı bütün açıklamalarda ve gizli tanıkların, özellikle bir işkenceci polisin yaptığı açıklamalarda tek tek, tek tek, bu faili açık, faili net katliam ülke tarihine geçti ve yazılı. 800 insan yargılanmasına rağmen doğru dürüst ceza alan kimse olmadı. Her defasında cezasızlık, her defasında affetme, her defasında onun arkasından gelen yeni katliamlar. Organizeydi bunlar, biliniyordu, herkes her şeyi bildiği hâlde hiçbir şey yapmıyorlardı maalesef ve ne yazık ki arkası arkasına katliamlar gerçekleşti. Bir yol "Cehenneme giden yollar iyilik taşlarıyla döşenir." denilerek 12 Eylül faşist darbesi yapıldı. O gün bugündür bu kapitalist, liberal, yağmacı, talancı düzen eğer bugünlere geldiyse bunun temel sorunu 12 Eylül faşist darbesidir ve o darbe bugün bu ülkeyi ekonomide, bugün bu ülkeyi sosyal yaşamda, demokraside, adalette, gelir dağılımında, bütünüyle baktığımızda, yaşamın her alanında ne yazık ki zayıf bırakan, yetersiz bırakan, sömürü düzenine teslim eden, emeğin en yüksek oranda sömürüldüğü tarihsel bir dönemin tam da adıdır. O yüzden, kırk dört yıl önce Maraş'ta yaşanan o acı katliam, onun devamında elbette Çorum katliamı, daha sonra Sivas, bütünüyle baktığımızda 2022 yılında bu ülkenin geldiği noktayı, demokrasi ayıbını çok net şekilde ortaya koymaktadır.
Peki, ne diyor aileler? Maraş'ı bıraktılar, Maraş'tan çıktılar, bir kısmı diğer kentlere, bir kısmı yurt dışına gittiler; onlarca yıl sonra ancak küçük anmalarla acılarını ne yazık ki anma noktasına geldiler. Bugün geldiğimiz noktada bu aileler ne istiyor? Bir, toplu mezarlardan yerleri gösterilsin, bize ait olan kemikler, diğer kalıntılardan tespitler yapılsın ve biz cenazelerimize sahip çıkalım. İki, sır diye saklanan, devlet arşivlerinde olan bütün yazılar çıksın, bunlar net bir şekilde topluma anlatılsın ve toplum bununla ilgili gerekli yargılamalarını ve gerekli düşüncelerini ortaya koysun. Üç, devlet ve sistem bu olaylarla yüzleşsin; saklayarak, kapatarak, üzerine kül atarak demokrasi olmuyor, acılar dinmiyor; hiç olmazsa geldiğimiz bu çağda temel insan hakları, bireysel hak ve özgürlükler, demokrasi, adalet adına insanlığa dair bir şey olsun. (CHP sıralarından alkışlar) İnsanlık, bunu çok net bir şekilde ortaya çıkarsın, çok net. Aileler bu konuda ısrarcı ve o taleplerine devam ediyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ORHAN SARIBAL (Devamla) - Teşekkür ederim Başkan.
Bakın, kırk dört yıl sonra bile bu topraklarda sistem, kendine dair "gizli" "saklı" meselesiyle hâlâ yeni katliamlara yol açıyorsa bunu, herkesin ama herkesin, 85 milyon insanın elini vicdanına koyarak düşünmesi lazım. "Bana olmayan başkasına olsun." anlayışıyla "Bana değmeyen yılan kırk yıl yaşasın." anlayışıyla bir yere varamayız. Önce demokrasi, önce insanlık, önce acılarımızla yüzleşmek; o zaman insan olacağız, o zaman vicdanlı olacağız, o zaman gerçekten bu ülkenin onurlu, saygın, barışçı, dostluk içerisinde yaşayan insanları olacağız.
Bir kez daha Maraş katliamında hayatını yitiren insanları saygıyla, minnetle anıyorum ve bütün toplumu bir kez daha barışa, dostluğa, dayanışmaya ve demokrasiye davet ediyorum.
Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)