| Konu: | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 13.12.2022 |
CHP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmetin bütçesi, daha önceki yıllar bütçesi gibi hem yaşayan nesillerden topladığı paralarla hem geçmişlerimizin, mezarda yatan geçmişlerimizin birikimlerini harcayarak, aynı zamanda gelecek kuşakları da borçlandırarak yürüttüğü bir bütçedir. 2023 bütçesi de aynı şekilde 660 milyar Türk lirası açık veren, 566 milyar lira faize para ödeyen bir bütçedir ve Maastricht Kriterleri açısından da bütçe açıkları son iki yıl itibarıyla sınırı aşmış vaziyettedir.
Değerli arkadaşlar, bu iktidarın bütçeleme ve ekonomi yönetimindeki en önemli taktiklerinden biri rakamları eğmesi, bükmesi, gizlemesi ve karşılaştırılamaz hâle getirmesidir. Bu -en açık delili- sürekli olarak kamunun yani devletin ödeme garantilerini borçlar içerisinde göstermemesinden kaynaklanmaktadır. Bakın, şehir hastaneleri ödeme garantileri son sekiz yıl itibarıyla yani 2017-2025 arası dönem itibarıyla yani 2017-2025 arası dönem itibarıyla 221 milyar liradır. Otoyol ve köprü garantileri ise 248 milyar lira yani devasa bir rakam toplam 569 milyar lira sadece sekiz yıla ait ödeme garantileri için bütçeden aktarılan paradır. Allah aşkına, bu yatırımları bu parayla yapmaya kalksaydınız 10 kat fazlasını yapardınız. Üstelik de burada diğer garantilerin miktarının ne olduğu belli değil. Bu garantiler yirmi yıl sürecek, sekiz yıllık dönem sonrasındaki garantilerin toplamının ne olduğu da belli değil.
Aynı şekilde, değerli arkadaşlar, bakın, "Eylül-ekim aylarında yeni bir ekonomik modele geçiyoruz. Bu modelle ihracat patlayacak, cari açığı kapatacağız, dış ticaret fazlası vereceğiz." diyen Hükûmet maalesef ihracatı değil, ithalatı patlatmıştır ve hem dış ticaret açığı hem de cari açık tarihî rekorlar kırmıştır. İhracata bakıyorsunuz, 2022'de 255 milyar dolar, 2023'de 265 milyar dolar yani patinaj yapmış, yerinde sayıyor ya! Hani ihracatı patlatmıştınız? 10 milyar dolarlık bir fark var. İthalat rakamına bakıyoruz, 271 milyar dolar olan 2021 ithalatı, 2022'de 360 milyar dolar olmuş yani 90 milyar dolar artmış. Buraya, kürsüye çıktıkça Hükûmetin "İthalatı patlattık, ihracata patinaj yaptırdık." demesi lazım, gerçekçi olmak bunu gerektirir. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Cari açık aynı şekilde, 2021 yılı cari açığı 13 milyar dolar, 2022 yılı cari açığı 47 milyar dolar değerli arkadaşlar; bir önceki seneye göre 3,6 kat daha yüksek. Hani cari açığı kapatacaktınız siz bu politikayla, tarihî rekor kırmışsınız, bırakın kapatmayı, tarihî rekor. Demek ki sizin ekonomik modeliniz iflas etmiştir, bunun peşine takılıp gitmeniz yanlıştır. (CHP sıralarından alkışlar) Gayrisafi millî hasılaya oranı ise yüzde 6 civarındadır ki gerçekten çok yüksek, tarihî rekor dönemlerinden birini ifade etmektedir; ki bunu olumsuz anlamda söylüyorum, sistemin ve politikanın iflas etmiş olduğunu göstermek için söylüyorum.
Aynı şekilde enflasyon rakamlarına bakıyoruz değerli arkadaşlar, yüzde 84,4, TÜFE. "Ya, dünyada da var." Nerede var? Dünya ortalaması yüzde 9, Sayın Bakanın konuşma metninde var. Dünyada yüzde 9'luk enflasyon, Türkiye'de yüzde 84. 2002'yle karşılaştırmaya meraklısınız, 2002'de enflasyon -AK PARTİ gelmeden önce- yüzde 29'du, 3 kat artırmışsınız. Hatta ÜFE'de enflasyon 2022 itibarıyla yüzde 136'dır arkadaşlar, 2002'de bu rakam yüzde 30'du yani 4,5 kat artırmışsınız. "Aman, Batı'da da var." Ben merak ettim, AK PARTİ'nin iktidar yılları 2002'den 2022'ye yirmi yıl yapar, bu yirmi yıl boyunca Batı'da toplam enflasyon ne diye. Amerika'daki toplam yirmi yıllık enflasyon -sizin iktidarınız dönemi boyunca- yüzde 54, yüzde 54; sizin yıllık enflasyonunuz, yirmi yıllık ABD enflasyonunun neredeyse 2 katı, Avrupa Birliğinde daha düşük. Nerede dünyadan geliyor enflasyon? Sizin yanlış ve bozuk politikalarınız yüzünden geliyor. (CHP sıralarından alkışlar)
En fecisi de gıda enflasyonu. Bakın, OECD, G7 ülkelerinde, 40 ülkede gıda enflasyonunun ne olduğunu gösteriyor. En başta Türkiye var. Türkiye yüzde 100'ün üzerinde bir gıda enflasyonuna sahip, şampiyon! Türkiye'den sonra 2'nci ülke Macaristan, ondaki gıda enflasyonu yüzde 42. Türkiye'deki 2'nci ülkenin bile 2,5 katı neredeyse. Nerede başarınız var? Başarısızlık var ve uyguladığınız politikayla bir felaket var.
"Büyüme rekorları kırıyoruz." Nerede büyüme rekorları kırıyorsunuz değerli arkadaşlar? Rakamlar ortada. 2021'de gayrisafi yurt içi hasıla yani millî gelir 816 milyar dolar, 2022'de 808 milyar dolar yani 8 milyar dolar millî geliri azaltmışsınız. Sizin "büyüme" dediğiniz millî geliri azaltmak demektir. Nerede rekor kırmışsınız? (CHP sıralarından alkışlar)
"Dünya böyle şöyle..." Rakamlar ortada, sizin verdiğiniz rakamlar. Üstelik, geçmiş yıllarla bugün karşılaştırılırken salt rakamlar karşılaştırılmaz; üstel fonksiyon denilen bir şey vardır matematikte, başladığınız yıla kadar o ülkenin birikimleri vardır, ona göre bir millî gelir ortaya çıkar. Sonra "Yirmi yıl sonra millî gelir buraya geldi." diye rakamları salt, yalın karşılaştıramazsınız. Neden? Nüfus 20 milyon artmış zaten o günden bugüne. 2002'ye kadar Türkiye'nin girişimci potansiyeli, sermaye potansiyeli 2002'den sonraki döneme de ilave katkılar sağlamış ama siz bununla birlikte patinaj yapmışsınız.
Bakın, bir de dolar enflasyonu diye bir şey var. 2002'den 2022'ye kadar yirmi yıllık dolar enflasyonunu da dikkate alarak ancak kıyaslama yapabilirsiniz; bunu yaptığınız takdirde gerçekten tablo vahim. Üstelik, 2008'de, 2016'da hesap yöntemini değiştirmişsiniz, rakamlarınızı güzelleştirmek, düzeltmek için. Ekonomiyi düzeltemeyen iktidar rakamlarla oynamaya meraklıdır. Bakın, 2016 yılındaki hesap değiştirmeyle -hesaplama yöntemini değiştirmeyle- millî gelir ne hâle geldi? 2011-2016 yıllarında millî geliri eski hesaplama usulüne göre yüzde 110 artırdılar, yıllık ortalama olarak veya 2003-2010 yılları arasındaysa gittikçe geriye düşürmüşler, yıllık ortalama artış yeni hesaba göre yüzde 1; AK PARTİ döneminden önceki yıllar için -1998-2002 yılları için- ise büyüme oranını yıllık ortalama yüzde 1 küçültmüşler. Değerli arkadaş, kendi dönemine ait yıllık ortalama yüzde 110 büyütüyorsun da senden önceki dönemi niye yüzde 1 küçültüyorsun? Nasıl karşılaştıracağız? (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Özet olarak üstel fonksiyon, dolar enflasyonu, 2008 hesap değişikliği, 2016 hesap değişikliği dikkate alındığında millî gelirde bir artış yoktur, patinaj vardır ve de gerçekten vahim bir tabloyla karşı karşıyayız; zaten Türkiye'nin, dünya ekonomisi içindeki payına baktığınızda bunu görüyorsunuz. 2020'de dünya ekonomisi içerisindeki payı yüzde 1 bile değil, 0,84; 2022'de tahmini yıl sonu gerçekleşme daha düşük, 0,67.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yani, dünya ekonomisinden aldığınız pay neredeyse yüzde yarım arkadaşlar, 1 bile değil. Türkiye dünya ekonomisinde kaçıncı ekonomi? 2021'de 21, 2022'de tahminlere göre 22'nci sırada. Ya, değerli arkadaşlar, bu sıralama, 21'inci sıra 1980'de de vardı, hatta 2002'nin tahminine göre 1980'de daha yüksekti. 1990, 1991, 1993, 1998; o yıllarda Türkiye'nin dünya ekonomisi içerisindeki büyüklüğü sizinkinden daha yukarıda.
Kişi başı millî gelir açısından durum ve tablo çok daha vahimdir ama vakit kalmadığı için hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)