GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:31
Tarih:07.12.2022

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, öncelikle Sayın Bakanlara teşekkür ederiz, gerçekten medeni bir sunum yaptılar; elbette ki çok eleştirimiz var söylediklerinin içinde.

(Uğultular)

BAŞKAN - Arkadaşlar, biraz yavaş lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bir iki noktaya değinmek istiyorum. Bir tanesi, Sayın Kurum, biraz talihsiz bir ifade gibi geldi bana ama bir İstanbul Vekili olarak bunu söylüyorum, sadece Grup Başkan Vekili olarak değil: Siz konuşurken kentsel dönüşüm, deprem tehlikesi ve terörle mücadeleyi aynı cümle içinde kullandınız. Şimdi, kusura bakmayın ama ben İstanbul'da yaşayan birisi olarak biraz tüylerim ürpererek izledim. Neden derseniz; şimdi, İstanbul'da İzmit depreminden bugüne kadar deprem güncel bir hâle gelmiştir ve her geçen gün aslında tehlike büyümektedir. 7,2 ile 7,5 arasında bir deprem beklentisi vardır çeşitli raporlara göre ve bunun sonucunda yine çeşitli raporlara göre 91 bin bina ağır hasarlı veya çok ağır hasarlı olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 167 bin bina orta hasarlı olacaktır yani bu 250 bin binanın üzerindedir ve hafif hasarlılarla beraber 500 bin binanın hasarlı olacağı düşünülmektedir. Allah muhafaza etsin diyorum ama yüz binlerce insanın ölme ihtimalinden söz edilmektedir. Bu kadar ağır bir tehlikeyle karşı karşıyayken sizin bu meseleyi, bu üç kavramı bir cümle içinde kullanmanızı ben çok yadırgadım, sanıyorum İstanbullular da çok yadırgamışlardır ve bu iyi olmadı, onu söylemiş olayım.

Sayın Muş, "ihracat bakanı" olarak hoş geldiniz aramıza fakat yanınızda "ithalat bakanı"nı getirmemişsiniz. Yani, ihracat üzerine verdiğiniz bütün rakamlar çok güzel, her ay onları izliyoruz ama bu ithalatı kim yapıyor, anlamıyoruz. Bakın, en son "İhracat, ekimde yüzde 3 artışla 21,3 milyar dolar." dediniz, ithalat 29,3 milyar dolar oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Arada 8 milyar dolar dış ticaret açığı var. E, bir yıllığa baktığımızda... Yani, Türkiye'nin dış ticaret açığı yılın ilk on ayında 91 milyar dolara yükselmiş vaziyette, 2021'in aynı döneminde 25 milyar dolarmış yani dış ticaret açığında büyük bir yükselme var. Şimdi, dolayısıyla, sizin Kabinede bu ithalatı kim yapıyorsa onu da bulmanız gerekiyor Sayın Muş. Bakın, bu neden önemli? Tabii ki bunun tek sorumlusu siz değilsiniz, yanlış anlamayın ama bir "yeni ekonomi modeli" iddiasıyla bu iktidar yürüyor ve bu iddianın temellerinden bir tanesi ihracatın artması, dış ticaret açığının fazlaya dönüşmesinin sağlanmasıydı. Ne oldu? Tam tersi oldu.

Şimdi, siz diyorsunuz ki: "Enerji ve altın ithalatı." E, Türkiye enerji ithalatına, altın ithalatına yeni mi başladı? Zaten Türkiye'nin ekonomisi enerjide dışa bağımlı bir sistem üzerinde şekillenmiş bir ekonomidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dolayısıyla, ekonomi zaten bu şekilde şekillenmiştir, yeni bir durumla karşı karşıya değiliz. Demek ki bu yeni ekonomi modeli aslında çökmüş vaziyette ve bir açıklar modeli hâline gelmiş yani cari açık artmış, dış ticaret açığı artmış, bütçe açığı artmış; 3 açıkların ekonomi modeliyle karşı karşıyayız. Elbette, siz, şu anda, bunun sadece bir parçasını temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla size yönelik eleştirilerimiz o parçası çerçevesinde ama yeni ekonomi modelinin, bu iktidarın yeni ekonomi modelinin çöktüğü çok açık ortadadır. Bu bütçenin de tartışmalarında her gün bunu tartışmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ediyorum.