GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Eğitim emekçilerinin gününü kutladıklarına, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı ve beraberindeki heyetin partilerini ziyaretlerine ve taleplerine, Diyarbakır Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası temsilcilerinin partilerini ziyaretlerine ve veteriner hekimlerin sorunlarına ve vergi, ceza, harç ve tarifelerde 2022 yılına ait yeniden değerleme oranına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:25
Tarih:24.11.2022

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, öncelikle çok değerli eğitim emekçilerinin gününü kutluyorum. Büyük sorunları var, bunları dile getiriyorlar çünkü Türkiye'deki eğitim sistemi bu iktidar sayesinde tel tel dökülen bir hâle geldi ve tabii ki eğitim emekçilerinin hem eğitim sistemiyle hem de kendi haklarıyla ilgili çok ciddi talepleri var, özlük haklarıyla ilgili çok ciddi talepleri var, ataması yapılmayan öğretmenler meselesi büyük bir yara olarak varlığını sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde yapılmış olan ve aslında öğretmenler arasında bir tür kast sistemi oluşturmaya yol açacak olan bir sınav büyük bir sorundu ve bu konuda Millî Eğitim Bakanlığı bütün itirazlara rağmen bu sınavı yapmak konusunda kararlı davrandı ve yanlış yaptı. Liyakate uygun olmayan atamalar yapılmaya devam ediliyor. Öğretmenler aslında süslü laflar değil; somut, kalıcı çözümler, sonuçlar istiyorlar. Öğretmenler, çağın, toplumun gözü kulağı olmak ve emeğinin karşılığını almak için örgütlenmelerinin önünün açılmasını istiyorlar. Bir kez daha eğitim emekçilerinin sorunlarına değinip onların mücadelesinin yanında olduğumuzu vurgulamak istiyorum.

Sayın vekiller, geçtiğimiz hafta Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı ve bir heyet ziyaret etti partimizi ve bir konudaki taleplerini ilettiler. Sanıyorum, diğer parti gruplarına ve Bakanlığa da bu ziyaretleri yapmışlardır. Yarın, 25 Kasım olduğu için Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olması açısından bu ilettikleri dosyayı ve talebi bir kez daha buradan dile getirmek istiyoruz biz de. Konu şu: Türkiye, biliyorsunuz, ILO'nun üyesi olan bir ülkedir ve ILO 21 Haziran 2019'da Uluslararası Çalışma Konferansı'nda 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi kararı almış, kabul edilmiştir ve 206 sayılı Tavsiye Kararı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu, 2019'dan iki yıl sonra 25 Haziran 2021'de de yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmenin ve kabul edilen kararın esası şudur: Çalışma yaşamında şiddet ve taciz hakkındadır bu karar ve sendikalar, uluslararası alandaki bütün sendikalar ve emek hareketi için de aynı zamanda kadın işçilerin hakları açısından da son derece önemli bir sözleşme ve karardır. Kadın işçilerin uluslararası şiddet ve taciz deneyimleri üzerine inşa edilmiş olan bir karardır dolayısıyla hem sendikalar açısından hem de kadın hareketinin yıllardır sürdürdükleri kampanyaların ve çalışmaların bir sonucudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ILO'nun 190 sayılı Sözleşmesi, şiddet ve tacizden arındırılmış bir çalışma yaşamının evrensel bir hak olduğunu tanıyan, şiddet ve tacizi ortadan kaldırmak için net bir çerçeve ortaya koyan bir çalışmadır, uluslararası bir sözleşmedir. Kasım 2022 itibarıyla dünyada 18 ülke bu sözleşmeyi onaylamıştır ancak Türkiye henüz onaylayan ülkeler arasında yer almamaktadır. Türkiye ILO'nun bir parçasıdır dolayısıyla hem Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunun talebi hem de bizlerin talebi, ILO 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi'nin Türkiye'de de iktidar tarafından onaylanması ve iç hukuk düzenlemelerinin yapılmasıdır. Diyeceksiniz ki: "İstanbul Sözleşmesi'ni bir tek imzayla ortadan kaldırmış bir iktidar, ILO'nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi'ni kabul eder mi?" Etmeyeceğini biliyoruz elbette ama bizim görevimiz ve mücadelemiz bunun bir kez daha 25 Kasım öncesinde de dile getirilmesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın vekiller, bugün Diyarbakır Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası partimizi, grubumuzu ziyaret ettiler. Diyarbakır, Siirt ve Batman'da örgütlü olan veteriner hekimleri odası sorunlarını anlattılar. Sorunları esas itibarıyla 2 başlık altında toplamak mümkün. Bir tanesi, tabii ki veteriner hekimlerin özlük sorunları var, son derece ciddi sorunlar. Biliyorsunuz, veteriner hekimler Sağlık Yasası'ndan faydalanamıyorlar; bu sorunlarını dile getirdiler.

Elbette ki istihdam sorunları var çok ciddi olarak ve kamuda az istihdam olduğu için, gereken istihdam yapılmadığı için büyük sorunlar yaşanıyor. Özellikle belediyelerin, kamu kurumlarının kesimhanelerinin veteriner bulundurması zorunlu ancak bu atlanıyor ve halk sağlığı da riske atılıyor; bunu dile getirdiler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Elbette ataması yapılmayan veterinerlerin sorunları var, bunları dile getirdiler ama çok önemli bir başka sorun, aslında Türkiye'de tarım alanında ve hayvancılıkta yaşanan, iktidarın yanlış politikalarından kaynaklanan sorunlar ki hayvancılığa dayalı aile tipi işletmelerin mağduriyetlerinin çok büyük olduğunu dile getirdiler ve devlet desteği de olmadığı için hayvan bakımı ve yemlerin alımı için gerekli kaynakları da bulamadıkları için insanların, özellikle küçük işletmelerin, aile işletmelerinin hayvanlarını elden çıkarttıklarını, kesime gönderdiklerini ve çözüm bulunamadığı için de yavaş yavaş aile tipi üretimin, hayvan işletmelerinin sona erdiğini söylediler. Birçok sorun var ama zamanımız kısıtlı, bu sorunları bize ilettikleri için biz de kamuoyuna bu sorunları iletmiş olalım. Hayvancılık ve tarımı bütçede bir kez daha elbette ki detaylıca tartışacağız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son değinmek istediğim konu vergi zamlarıyla ilgili. Biliyorsunuz Resmî Gazete'de açıklandı; vergi, ceza, harç ve tarifelerde 2022 yılına ait yeniden değerleme oranı yüzde 122,93 olarak belirlendi. Aslında iktidar, vergi zamlarını, harçlardaki zamları yüzde 122,93 diye belirliyor ama enflasyona yüzde 85,51 diyor. Tabii, büyük bir çelişki. Bir taraftan "Halkı pahalılığa, enflasyona ezdirmem." diyen bir Cumhurbaşkanı var ama vergi zamlarını yüzde 50 indirme yetkisini Cumhurbaşkanı kullanmamıştır çok açık bir şekilde. Enflasyonu düşük göstererek memurun, işçinin hakkını gasbedenler vergi zamlarını aslında esas enflasyon oranında yaparak halktan vergi toplamaktan bir an bile geri durmamaktadırlar. İktidarın ekonomi politikası bir kez daha halkın haklarını büyük ölçüde gasbeden bir ekonomik politika olarak şekillenmektedir.

Teşekkür ediyorum.