| Konu: | Gaziantep'in Karkamış ilçesinde yaşamını yitirmiş olan yurttaşlara Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilediğine; Suriye iç savaşında alınmış olunan yanlış tutuma, Türkiye'nin seçim ortamına girdiğine, ülkede işsizlik maaşına erişimin giderek güçleştiğine ve TÜİK'in açıkladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ne ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 23 |
| Tarih: | 22.11.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, öncelikli olarak, Antep'in Karkamış ilçesinde yaşamını yitirmiş olan yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz; gerçekten büyük üzüntü duyduk, acılarını paylaşıyoruz. Özellikle, Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Mahir Polat'a başsağlığı dileklerimizi iletmek istiyoruz, üzüntülerimizi iletmek istiyoruz.
Hep söylediğimiz bu; savaş ortamı, 5 yaşındaki çocukların da 80 yaşındaki yaşlıların da ölmesine yol açan bir ortamdır. Savaş, yıkım ve ölüm demektir. Savaş, yokluk, yoksulluk demektir. Savaş, insanlığa kaybettirir. Savaş, acı, adaletsizlik, baskı ve zulüm demektir; insanlığa kaybettirirken silah tüccarlarına, uyuşturucu tacirlerine, kara paracılara, çetelere ve mafyalara kazandırır. O yüzden hep savaşlara karşı çıkmak ve savaşların karşısında durmak gerekiyor.
Türkiye, maalesef, Suriye'nin iç savaşı döneminde sorunlarını ve sonuçlarını yıllardır doğrudan yaşayan bir ülke oldu. Bunun nedeni de sürdürülen yanlış dış politikadır. Göçmen, mülteci sorunlarından her türlü yolsuzluk ve uyuşturucu ticaretine, kara para aklamasına kadar her türlü melanet aslında Suriye iç savaşında alınmış olan yanlış tutumdan kaynaklanmaktadır. Olması gereken, Suriye'de barışın sağlanması ve demokratik bir Suriye rejiminin inşası için çaba gösterilmesidir. Türkiye'nin hem bir bölge gücü olması açısından hem de yüzyıllardır bu topraklarda birlikte yaşadığımız komşularımız açısından baktığımızda yapması gereken, demokratik bir Suriye rejiminin ortaya çıkmasına imkân sağlayacak katkılarda bulunmasıdır.
Bir kez daha hatırlatıyoruz ki Türkiye altı ay içinde bir seçime gidecektir ve aslında seçim ortamına girilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bizler, Türkiye'de savaşsız bir seçim süreci olması gerektiğini düşünüyoruz, cenazesiz bir seçim süreci olması gerektiğini düşünüyoruz. Seçim sürecinin demokratik bir şekilde, kutuplaştırıcı ve çatışmacı bir ortamda değil, gerçekten demokratik bir ortamda yaşanması gerektiğini düşünüyoruz çünkü bu ülkenin ve toplumun beka sorunu yok -hep söyledik ve söylemeye devam ediyoruz- esas itibarıyla bu iktidarın bir beka sorunu vardır ve iktidar bu beka sorunu nedeniyle de mümkün olduğu kadar çatışmacı, kutuplaştırmacı bir seçim sürecinin yaşanması için adım atmaktadır. Bizler bir savaş felaketini önlemek için her türlü çabayı veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz çünkü biliyoruz ki yeniden bir savaşın patlak vermesi demek, Suriye'de ve bölgede sadece bölge halkları için değil bu ülkede yaşayan bütün halklar için de aslında acı demektir, olumsuz gelişmeler demektir, ekonomik kriz demektir, sosyal kriz demektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bunların yaşanmaması için bütün sorunlarımızı savaşla ve çatışmayla değil, tam tersine diyalog ve barışçıl yollarla çözmemiz gerektiğini bir kez daha özenle vurguluyoruz.
Sayın vekiller, ülkede işsizlik maaşına erişim giderek güçleşiyor. Resmî verilere göre, 2003-2022 döneminde işsizlik maaşı için 17 milyon 61 bin kişi başvurmuş, bu başvuruların 7 milyon 595 bin kişisi işsizlik ödeneği alamamış. 2022'nin on aylık döneminde işsiz kalan toplam 1 milyon 386 bin kişi olmuş ve bunlar da İşsizlik Sigortası Fonu'na işsizlik aylığı almak üzere başvurmuşlar ancak işsizlik sigortasından yararlanma koşullarının zorluğu nedeniyle başvuruda bulunanların sadece yüzde 48,6'sına yani 675 bin kişiye işsizlik ödeneği bağlanmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani aslında TÜİK'in verilerine göre, işsiz kalan vatandaş işsizlik maaşı almaya hak kazanamadığı gibi kaderine terk ediliyor, görünen o. İŞKUR'un verilerine göre de işini kaybeden her 2 kişiden 1'i hem maaşsız hem de işsiz kalıyor. E, tabii bunda İşsizlik Sigortası Fonu'nun aslında amacından saptırılan her türlü başka işe kullanılıyor olmasının da çok büyük önemi var. Fon aslında işsizler hariç her işte kullanılır oldu, bu durumun değişmesi gerekiyor. Türkiye işsizlerin sorunlarını mutlaka çözmek zorunda. Bu iktidar insanları işsiz bıraktığı gibi işsiz kalanları da parasız bırakmaya devam ediyor.
Yine, TÜİK'in açıkladığı eylül ayı verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 138 olarak hesaplandı. Ağustos ayında bu oran yüzde 135 idi. Tarımsal girdi maliyetleri her geçen ay rekor kırmaya devam ediyor. Mazotun, elektriğin, gübrenin, suyun maliyetinden çiftçi sorumlu değil; bunu biliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - İktidar ve onun Tarım Bakanı esas itibarıyla sorumlu ama Tarım Bakanı hiçbir suçu yokmuş gibi, hiçbir şey yapmamış gibi çiftçileri suçlamaktan vazgeçmiyor.
Bakın, son bir yılda mazota yüzde 236 zam yapılmış, gübreye yüzde 227 zam yapılmış, ilaca yüzde 111 zam yapılmış, elektriğe yüzde 399 zam yapılmış. Bütün bu zamların sonucunda girdi maliyetleri inanılmaz artmış; gıda enflasyonu ise yüzde 99 olarak hesaplanıyor TÜİK tarafından; hiçbir inandırıcılığı yok elbette.
2022 yılında tarımsal destek olarak bütçeden ayrılan pay 29 milyar Türk lirası, 2023 yılında bütçede -şimdi- tarımsal destek olarak ayrılan pay 54 milyar Türk lirası olacak. Zamlara gelince çiftçiye yüzde 400'ler, 250'ler, 230'lar; desteğe gelince çiftçiye bir yılda artış oranı yüzde 85'lerde kalıyor. Bu da iktidarın çiftçilere nasıl baktığını, köylülere...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu da iktidarın çiftçiye nasıl baktığını, tarım üretimini nasıl adım adım çökerttiğini gösteren en önemli örneklerden bir tanesidir. Dedim ya, 2023 yılı için 55 milyar Türk lirası çiftçiye verilecek ama kur korumalı mevduata sadece hazineden ödenen miktar bugün itibarıyla 91 milyar Türk lirası olmuş vaziyette yani yoksuldan alınıp zengine verilen paranın durumu budur esas itibarıyla.
Teşekkür ediyorum dinlediğiniz için.