| Konu: | Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 20 |
| Tarih: | 15.11.2022 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Alevilerle ilgili bir düzenlemeyi görüşüyoruz, şimdi bu kanun teklifini yapanlara sormak istiyorum: Değerli arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun, bir düşünün; Alevilerle ilgili bir düzenleme yapılıyor ama bu değişiklik yapılırken hiçbir Alevi örgütünün düşüncesi alınmıyor. Bunun bu inancın sahiplerine büyük bir saygısızlık olduğunu ifade etmek istiyorum. Aleviler yıllardan beri çeşitli zulümlere uğrayarak kendi inançlarını yaşadılar ve yaşamaya devam ediyorlar. Sizler isteseniz de istemeseniz de Aleviler -bedeli ne olursa olsun- bu inançlarını yaşamaya devam edecekler.
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; keşke birazcık Alevileri dinleseydiniz. Geçtiğimiz hafta Aleviler Meclisin önüne geldiler ve maalesef AKP'nin açılımını aslında o gün gördüler. Meclisin önüne gelen Alevi temsilcileri copla, kalkanla, biber gazıyla susturulmaya çalışıldı. Bunun da AKP'nin ve Cumhur İttifakı'nın Alevi örgütlerine bakışını göstermiş olduğunu düşünüyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bir de bir konuyu söylemek istiyorum: "Alevilerin katli vaciptir." diyen Ebussuut'u yere göğe sığdıramayanlar bu kanunu nasıl yapacak? Ya da "Alevilerin katli vaciptir." diyen Ebussuut'u yere göğe sığdıramayanlara Aleviler nasıl inanacak, bunu da sizin vicdanlarınıza havale etmek istiyorum.
Ayrıca, değerli arkadaşlar, Alevilikte rızalık vardır; rıza olmadan ne meydana girilir ne lokma yenir. Bu, aynı zamanda gönül rızalığıdır. Alevilikte rızasız lokma haramdır ve Alevilerin de bu konuda rızası yoktur.
Ayrıca, değerli arkadaşlar, devletin bir inancı tarif etme hakkı, evrensel bir dünyada da yeri yoktur. Alevilerin beklentisi, yıllardan beri ifade ettikleri gibi eşit yurttaşlıktır. Sadece insanların, Alevilerin inanç tarifini yapmaya çalışanlara ya da inançhanelerine, cemevlerine bir tarif yapmaya çalışanlara seslenmek isteriz: Siz, Alevileri yaşamda, siyasette, bürokraside ya da devletin kademesinde eşit yurttaş olarak görüyor musunuz, görmüyor musunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Bu soru kocaman bir sorudur ve Türkiye'yi yıllardan beri yönetenlerin ayıbıdır. Bir insan Alevi olduğu için kaymakam olamıyorsa, bürokrat olamıyorsa; bir Alevi başarılı olmasına rağmen, her türlü liyakati olmasına rağmen devletin organlarında bir yere gelemiyorsa sorulması gereken soru ve yapılması gereken ilk iş odur ve bir soru daha sormak lazım burada: Bir siyasi partinin liderinin inancını miting meydanlarında yuhalatanlardan Aleviler ne bekler, ne umar, bunu da tekrar sizin vicdanlarınıza havale etmek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, sizden kimsenin başka bir beklentisi yoktur, beklenti sadece eşit yurttaşlıktır. Ayrıca, bu meselenin çözümü hakikaten çok zor değildir, İbrahim Kaboğlu bu konuyla ilgili çok ciddi bir şerh koymuştur. Bakın, bir virgülle Alevilik meselesi çözülebilir, bir virgülle. O kanunda yazıyor ya "cami, kilise, sinagog" virgül "cemevi" diyeceksiniz, başka bir şey istemiyor Aleviler sizden. Bir virgülle bu mesele çözülürken Alevilik sadece demire, çimentoya ya da suya havale edildi.
Değerli arkadaşlar, bu düzenlemeyle birlikte, geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı resmî olarak kuruldu. 11 kişilik Danışma Kurulunun üyelerini kim atayacak? Cumhurbaşkanı atayacak. Sayın Cumhurbaşkanının bu konuda geçmiş deneyimleri göstermiştir ki liyakate acayip önem verir(!) Bakın, onun okumuş olduğu en önemli kitap Fesli Kadir'in tarihidir; fesli meczup, deli Kadir'in kitabıdır. Deli Kadir'i tarihçi olarak gören birinin bu kurula atayacağı insanları sorgulamak Alevilerin hakkı değil midir? Kim atayacak Allah aşkına? Verseydiniz, kendinize güveniyorsanız Alevi kurumları seçseydi ya bu insanları. Ona izin verir misiniz? Vermezsiniz. Şimdi, yakında semahın nasıl dönüleceğine de karar vermek istersiniz ama buna Aleviler izin vermez.
Değerli arkadaşlar, Kültür Bakanlığına bağlı bir kurum kuruluyor ve değerli arkadaşlar, tekrar söylüyorum, elinizi vicdanınıza koyun, hepinizin inancı var, sizin inancınız da böyle tarif edilse sizin zorunuza gitmez mi, isyan etmez misiniz ya? Alevilik bir tiyatro mu? Alevilik bir halk oyunu mu? Alevilik tarihî ya da turistik bir eser mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Ağbaba.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Alevilerin ibadeti kültürel veya turistik bir aktivite mi değerli arkadaşlar? Kendi inancınızla düşünün ve elinizi vicdanınıza koyun ya. Bu, insanlara en büyük hakarettir; bir inancın Kültür Bakanlığına bağlanması büyük hakarettir. Aleviliği dinî inanç olarak görmeyip, reddedip, folklorik kültürel bir zemine oturtup yirmi yılın ardından Alevilere daire başkanlığı vermek Alevilerle, en hafif deyimiyle, dalga geçmektir. Ezelden beri hiçbir boyunduruk altına girmeyip zalime, zalim iktidarlara boyun eğmeyen, "Başım gitsin ama dik durayım." diyen Alevilerin bu buyruklarınızı da dinlemeyeceklerini bilmenizi isteriz.
Değerli arkadaşlar, çok uzun bir mesele değil, çok ciddi bir mesele değil, çözülecek bir şey.
Ayrıca, şunu bilin ki -belki bilmeyen arkadaşlarımız olur- bu memlekette, Anadolu'da dokuz yüz yıldan beri bir cemevi var, dünyanın en eski cemevi Malatya Arapgir Onar Mahallesi'nde hâlâ yaşamaya devam etmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
VELİ AĞBABA (Devamla) - Başkanım, bir dakikam daha var mı?
BAŞKAN - Normalde yok ama buyurun.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Ayrıca, değerli arkadaşlar, bu inancın önderleri yüzyıllar önce bu topraklara barış ve kardeşlik tohumları ekmişlerdir. Bakın, hatırlayın, Avrupa'da din uğruna insanlar birbirlerini katlederken, idamlar gerçekleşirken bu inancın hünkârı bu topraklarda barışın ve kardeşliğin tohumlarını ekmiştir. Bir elinde aslanı, bir elinde ceylanı taşıyarak dünyaya hoşgörü tohumlarını eken bu inancın hünkârıdır, Hacı Bektaş Veli'dir.
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; o inancın, o hünkârın yolundan yol yürüyenlerin, yol erenlerinin düşüncelerini lütfen dinleyin. Bilin ki bugün bu topraklarda Müslümanlık varsa, İslam varsa en çok da bu inancın önderleri, hünkârları sayesinde bu inançları yaşamaktasınız. Lütfen Alevileri kendinize benzetmeye, devletin yeni bir Alevi tanımı yapmasına izin vermeyin diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)