| Konu: | Taksim'de yaşanan patlamaya, İçişleri Bakanının yaptığı açıklamaya, Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının idamının 85'inci yıl dönümüne, TÜİK'in açıklamış olduğu işsizlik verilerine, OECD'nin Türkiye'yi rüşvetle mücadele konusunda uyarmasına ve FATF'nin Türkiye'yi gri listeye almasına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 20 |
| Tarih: | 15.11.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, İstanbul'un merkezi Taksim'de iki gün önce yaşanan patlamada 6 yurttaşımız hayatını kaybetti ve 81 yurttaşımız da yaralandı. Büyük bir acı ve üzüntü duyduk; hayatını kaybetmiş olanlara Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara da şifa diliyoruz.
Gerekçesi ne olursa olsun, failleri kim olursa olsun partimiz bu tür katliamcı saldırıların tavizsiz bir şekilde karşısında durmuştur ve durmaktadır, yurttaşları hedef alan bu tür insanlık düşmanı saldırıları kınamakta ve lanetlemektedir. Yaşadığımız büyük kayıpların ve derin acıların son bulması için de mücadelemizi kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Türkiye toplumuna korku salarak, şiddet ortamını büyüterek siyaseti dizayn etme çalışmalarına ve çabalarına da yabancı değiliz. Algı operasyonlarıyla toplumu kutuplaştırarak karanlık planlarla seçim sürecini dizayn etme çabalarına asla izin verilmemelidir. Ve tüm demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesini sürdüren kesimlere de çağrımızdır: Bu konuda ortak tutum sergilenmesinin elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Topluma dayatılan bu şiddet iklimi hep birlikte reddedilmeli ve yaratılmak istenen kutuplaşma tuzağına asla düşülmemelidir. Her türlü kaos planına, savaş ve çatışma siyasetine, toplumu şiddetle esir alma girişimine karşı durmak ve her vicdan sahibi yurttaşımızın görevi olduğunu vurgulamak bizim de önemli bir hedefimizdir.
Sayın vekiller, böyle bir dönemde yapılması gereken hamaset değil, rasyonel akılla durumu tartışmak ve değerlendirmektir. Yıllardır yanlış bir dış politikanın, özellikle Suriye'deki iç savaşa yönelik, oradaki iç savaşa boylu boyunca dalmaya yönelik, yanlış dış politikanın yaratacağı sorunlara ve sonuçlara dikkat çektik ve çekmeye devam ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu konuda yapılan yanlışların Türkiye'yi, Türkiye'de yaşayan herkesi uzun yıllar boyunca sıkıntıya sokacak adımlar olduğunu söyledik, söylemeye devam ediyoruz. İşte "Taksim'de yaşanan kanlı saldırının HTŞ'yle, ÖSO'yla, IŞİD'le, El Nusra çeteleriyle kurulan yanlış ilişkilerin, karanlık ilişkilerin sonuçlarıyla alakası yoktur." diye kim diyebilir ki? Hiç kimse söyleyemez. Bakın, bu çetelerle ilişkilerin altında neler yatıyor, hangi planlar yürütülüyor, kime ne söz veriliyor ve yerine getirilmediği için son derece sıkıntılı bir ortam ortaya çıkıyor; bunların hepsinin tartışılması gerekir. Yanlış dış politikaların sonucudur bunlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bir İçişleri Bakanı düşünelim; İdlib'de, Afrin'de dolaşıp duruyor. Taksim'de patlamanın olduğu gün İçişleri Bakanı İdlib'de bulunuyor. Hangi ülkenin İçişleri Bakanısınız? Ne işiniz var başka bir ülkenin egemenlik alanında ve topraklarında? İdlib ile Afrin ilhak edildi de Türkiye'nin 82'nci vilayeti oldu da bizim haberimiz mi yok esas itibarıyla? Ulusal hukuk ayaklar altına alındığı gibi uluslararası hukuk da ayaklar altına alınıyor. Suriye'nin İçişleri Bakanı bizim topraklarımızda destursuz gezip dolaşsa, orayı burayı ziyaret etse bizim tutumumuz ne olur; bunu bir kez herkesin düşünmesi gerekiyor. Dolayısıyla böyle bir sorun var ve hamaset yerine rasyonel akılla düşünmek ve tartışmak gerekiyor.
Bir de bu iktidar bir karar versin artık.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bu İçişleri Bakanının söylediği gibi Amerika Birleşik Devletleri'nin taziyelerini reddediyorsak neden bugün "Cumhurbaşkanı" sıfatıyla Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, ABD Başkanı Biden'la buluştu ve "Taziyeleri kabul ediyoruz." dedi, neden? Yani bu işin arkasında ABD var idiyse bugün ABD Başkanıyla yapılan görüşmede acaba ona "Bu işin müsebbibi sizsiniz, arkasında siz varsınız. Kınıyoruz sizi, lanetliyoruz." dediniz mi? Değilse neden Türkiye toplumunu aldatacak, yanıltacak, yanlış kurgulara yol açacak, kaos planlarına yol açacak, toplumu kutuplaştıracak açıklamalarla İçişleri Bakanı herkesi yanıltmaya çalışıyor, bunun cevabı var mı? Neden yürütmenin içindeki yürütmenin en başı ile yürütmenin bir üyesi olan Bakan arasında 180 derece farklı açıklamalar yapılıyor, bunun cevabı var mı? Yok. Halk neden aldatılıyor, bunun cevabı var mı? Yok. Bunları bir kez daha dile getirmek istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın vekiller, 15 Kasım 1937 tarihinde Elâzığ Buğday Meydanı'nda idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının idamının 85'inci yıl dönümünü idrak ettik, saygıyla anıyoruz. Dersim halkının, Alevi ve Kürt halkının maruz kaldığı katliama, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı direnişin, umudun ve mücadele kararlılığının timsali olmuştur Seyit Rıza ve arkadaşları. Elbette bu acı burada bir dakikaya sığdırılamayacak kadar derindir ama hatırlatmak istiyoruz ki "Ben sizin oyunlarınızı çözemedim, bu bana dert olsun ama siz de bana diz çöktüremediniz, bu da size dert olsun." sözü, Seyit Rıza'nın ünlü sözü hafızalarımıza kazınmıştır, Kürt halkının hafızalarına kazınmıştır ve yer etmiştir. Bunu da hatırlatmış olalım. Bir kez daha, Seyit Rıza ve arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.
Sayın milletvekilleri, sarayın bir hesap makinesi var biliyorsunuz, adı TÜİK, işsizlik verilerini açıkladı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sarayın hesap makinesi TÜİK işsizlik verilerini açıkladı yani iktidarın "Enflasyon düşüyor, istihdam artıyor." sözlerinin tam tersi olan bir tabloyla bir kez daha karşı karşıya kaldık. Enflasyon 3 haneye yaklaştı, gayriresmî verilere göre 3 haneyi aşmış vaziyette, işsizlik 2 haneli kalmaya devam ediyor ve TÜİK diyor ki: "İstihdam 30 milyon 787 bin oldu." Bakıyoruz, erkeklerde istihdam yüzde 65; peki, kadınlarda istihdam kaç? Yüzde 30,5. Nasıl bir oransızlık, nasıl bir eşitsizlik, çok açık ve net ortaya çıkıyor. TÜİK bülteninin arka sayfalarında bir gerçek daha gizleniyor, onu da söylemek istiyorum: Atıl iş gücü yüzde 20,9'a ulaşmış vaziyette yani Türkiye'de gerçek işsiz sayısı 7 milyonun üzerindedir, geniş tanımlı işsiz sayısı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu sayıya ne eğitimde ne de istihdamda olan yani umudunu yitirmiş yaklaşık 2 milyon genci de eklediğimizde 9 milyon insana varan bir işsizlik gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz. Yani insanlar işsiz, gençler umutsuz, bu durumu yaratmış olan da işte bu iktidar.
Son olarak değinmek istediğim bir konu var. OECD Türkiye'yi uyardı -biliyorsunuz Türkiye OECD'nin bir parçasıdır- ve açıkladığı bildiride dedi ki: "Türkiye rüşvetle savaşmıyor." Çok ciddi bir uyarı ve aslında Türkiye'ye Mart 2023'e kadar bir süre vermişti OECD bu konuda; kamu kuruluşlarında rüşvetin engellenmesi, ihbarcıların korunması ve kovuşturma bağımsızlığı yolunda uyarıda bulunmuştu ve yeni açıkladığı bildiride aslında "Türkiye rüşvetle savaşmıyor." lafını ederek bir kez daha iktidarı uyarmış oldu OECD Rüşvet Çalışma Grubu. Bu, ciddi bir mesele.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.
Bu, son derece ciddi bir mesele ve bu ciddi meselenin üzerine gidilmesi gerekiyor. Gerçekten, OECD'nin "Türkiye Mart 2023'e kadar, acil, gelişim raporunu hazırlamalıdır." uyarısı dikkate alınmalıdır ve eğer iktidar bu konuda OECD'nin bu uyarılarını ciddiye almazsa ve rüşvet konusunda, yolsuzluk konusunda, usulsüz harcamalar konusunda, hırsızlık konusunda, kara para ticareti konusunda ve OECD'nin bir kuruluşu olan FATF'nin Türkiye'yi gri listeye almış olması konusunda gereken adımları atmazsa bunun vebali çok ciddi bir biçimde iktidarın sırtında olacaktır. Bunu bir kez daha söylemiş olalım.
Teşekkür ediyorum.