| Konu: | Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle, saygıyla andığına, Mardin Büyükşehir Belediyesine, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ve Türkiye'nin dünyanın çöp deposu hâline geldiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 19 |
| Tarih: | 10.11.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; 10 Kasım dolayısıyla cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve saygıyla anıyoruz. Cumhuriyetin kimsesizlerin kimsesi ve demokratik olması hedefini, gereğini ve güncelliğini bu vesileyle bir kez daha vurguluyoruz. Yurttaşlarımızdan siyaset kurumuna, Parlamentodan tüm demokratik kurumlara ve sivil toplum kuruluşlarına varıncaya kadar hepimizin ortak hedefinin demokratik cumhuriyet, özgür yurttaşlık, Kürt-Türk bütün halkların ve Alevi-Sünni bütün inançların eşitliği olduğu bir ülke ve toplum çağrısını bugün vesilesiyle bir kez daha yineliyoruz.
Sayın vekiller, hatırlarsınız, Mardin ve kayyum meselesini burada çok konuştuk. Kaç yıldır? 2019'dan bugüne kadar, konuşmaya da devam edeceğiz belli ki. Yeni bir durumla karşı karşıya kalındı çünkü Mardin'de atanan kayyum -daha önceki- Mustafa Yaman, Mardin Valisi, biliyorsunuz açığa alındı, Ankara'ya çekildi. Hakkında çok büyük yolsuzluk, usulsüz harcama ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları var. Mardin'de birçok şube müdürü de yargılanıyor ve yeni bir usulsüzlük eklendi Mardin Belediyesindeki bu uzun listeye. Ne oldu? 12 Mart 2021 tarihinde iki katlı kapalı otopark ikmal yapım işi nedeniyle bir ihale açıldı ve Kassap Mühendislik Mimarlık İnşaat Şirketine 17 milyon 247 bin liraya bu ihale verildi. Peki, sonra ne oldu? 2022 Haziran ayına kadar temel kazısı dahi bitirilemedi bu ihalenin, daha sonra firmalar artan girdi maliyetlerini gerekçe yaparak sözleşmelerini tek taraflı feshederek inşaatın çalışmasını durdurdular. Bu sefer ne oldu? Belediye yeni ihale açtı, 2 Eylülde bu ihaleyi açtı ama bu açık ihaleye bu Kassap Şirketi dışında başka bir firma davet edilmedi. Yani bu ihale yapıldı, daha önce 17 milyon 247 bin liraya yapılan sözleşmenin aksine, bu sefer maliyet 51 milyon olarak belirlendi ve yine, aynı firma 51 milyonluk ihaleyi almış oldu. Aslında, Mardin Büyükşehir Belediyesinde yiye yiye bitirilemeyen bir hazine var, öyle diyeyim. Tabii ki halkın emeğiyle, halkın alın teriyle oluşmuş olan belediye hazinesinden söz ediyoruz aslında. Usulsüz harcama orada, ihaleye fesat karıştırma orada, yolsuzluk hikâyeleri orada; Mardin Büyükşehir Belediyesine kayyum atandığından beri hırsızlık, talan bitmedi ve devam ediyor, bir kez daha bunu vurgulamış olalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın milletvekilleri, sık sık gündeme getiriyoruz, bir kez daha cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair önümüze bir başvuru geldiği için bunu paylaşmak istiyorum: Bolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 170 siyasi mahpus bulunuyor. Cezaevi birinci müdürünün değişmesiyle birlikte hak ihlallerinde ciddi bir artış yaşanmış vaziyette, idare ve infaz koruma memurlarının da tavırları değişmeye başlamış durumda. Haftada en az 2 kez odalara baskın şeklinde aramalar yapılıyor ve âdeta talan ediliyor odalar. Üç yıldan bu yana yani pandeminin başından bu yana bütün cezaevlerinde durum değişmiş olmasına rağmen, Bolu'da spor, atölye faaliyetleri gibi toplu etkinlikler yürütülemiyor, mahpusların sohbet hakkı engelleniyor, kitap kotası 3 kitaba düşürülmüş vaziyette.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Mahpusların kıyafet alımlarında daha önce kota olmadığı hâlde bir kota konuyor ve Bolu'nun iklim koşullarına uygun olmayan bir kota uygulanmaya başlanıyor. Elektrik tarifesi, 3 kişilik odalarda 200 Türk lirasından fazla elektrik faturası gelmeye başlamış bulunuyor çünkü sanayi tipi tarife orada da uygulanıyor. Yemekler tek tip ve kalitesiz, kantin fiyatları yüksek. Mahpusların koşullu salıverilme hakları engelleniyor ve şimdiye kadar 6 kişinin tahliyesi engellenmiş Bolu'da, diğer mahpuslar da aynı şekilde tahliyelerinin engelleneceği endişesini taşıyor. Bütün bu hak ihlallerine karşı, gördüğünüz gibi, güncel hayatla ilgili çok hak ihlalleriyle karşı karşıya kalınıyor. Bunlara karşı elli ikişer kişilik onar günlük periyotlarda açlık grevi başlamış vaziyette Bolu'da ve 2'nci grup eylemi devralmış vaziyette.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dolayısıyla, bir kez daha iktidara ve Adalet Bakanlığına çağrı yapıyoruz, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne çağrı yapıyoruz. Bolu Cezaevinde yaşanan bu hak ihlallerine maruz kalan mahpusların bu konudaki talepleri karşılanmalıdır; insani taleplerdir. Açlık grevi ve ölüm oruçlarının bir an evvel sonuçlandırılması için adım atılmalıdır diyoruz.
Sayın vekiller, uzun zamandır ifade ediyoruz; Türkiye, dünyanın ve Avrupa'nın ve özellikle de İngiltere'nin çöp deposu hâline gelmiş vaziyette. Bu konuyu defalarca gündeme getirdik ama iktidar buna karşı kayıtsız kaldı. Geçtiğimiz günlerde, bütçe görüşmelerinde Ticaret Bakanı Sayın Muş bu konuda aslında bir itirafta bulundu ve Türkiye'nin gerçekten çöp deposuna dönüştüğünü verdiği rakamlarla da ifade etmiş oldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 2021 yılında, Avrupa Birliği üyesi ülkelerden Türkiye'ye ihraç edilen katı atık miktarı 14,7 milyon tona ulaşmış vaziyette. Türkiye kendi ürettiği çöpü işleyemezken dünyanın çöpünü satın alır durumda ve Türkiye, istatistiklere göre, 2021'de Avrupa Birliğinin en fazla katı atık gönderdiği ülke hâline gelmiş vaziyette, son üç yıldır Avrupa'da üst üste 1'inci olmuş vaziyette ama buna karşılık geri dönüşüm konusunda ise Avrupa'da son sıralarda yer alıyor. OECD'nin rakamlarına göre, Türkiye'nin geri dönüşüm oranı sadece yüzde 12 yani son derece ciddi bir durumla karşı karşıyayız. Havanın kirlenmesi, toprağın zehirlenmesi ve suya birçok kimyasalın karışmasına neden olunuyor bu adımlarla. Dolayısıyla, bu konunun bir kez daha gündeme alınması, tartışılması ve Türkiye'nin bir çöp deposu, Avrupa'nın çöp deposu olmasından çıkarılması gerekiyor; bunu bir kez daha vurgulamış olalım.
Teşekkür ediyorum.