GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bursa'nın Yıldırım ilçesinde sobadan çıkan yangına, Anayasa Mahkemesinde görüşülecek olan Öğretmenlik Meslek Kanunu'na, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin yaptıkları eyleme, ODTÜ'lü öğrencilerin rant yolu projesi eylemine, Ekmek Üreticileri Sendikası Başkanı Cihan Kolivar'ın tutuklanmasına ve 83 yaşındaki Mehmet Emin Özkan'ın duruşmasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:18
Tarih:09.11.2022

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, Bursa'da 4 katlı bir binanın 2'nci katında sobadan çıkan yangında yaşları 3 ile 10 arasında olan 8'i çocuk 9 kişi yanarak hayatını kaybetti; ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Gerçekten çok acı bir durum, büyük bir trajedi ve maalesef her gün ülkenin çeşitli yerlerinde Suriyeli sığınmacıların yaşadığı yeni sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz ve bunları duyuyoruz. Aslında yaşanan bu olay ayrımcılığın, yoksulluğun, mülteci politikalarında yapılan yanlışların hem bir sonucudur hem de bir göstergesidir. Yani, Suriye'deki savaş politikalarında ısrar edenler, Suriye'deki savaş politikalarının içine boylu boyunca dalmış olanlar -bu iktidarı kastediyorum elbette ki- savaş tezkerelerine "evet" diyenler, halkların yaşadığı trajediye sadece bir başsağlığı dileyip geçiyorlar ama şu çok açık ki: Biz biliyoruz, Türkiye'de Suriyelilerin yaşadığı bütün sorun, göçmenlerin, mültecilerin yaşadığı bütün sorunlar aslında bu iktidarın yarattığı sorunlardır, bunu da bir kez daha söylemiş olalım. Çok acı bir durum, çocuklar ve insanlar ölüyor, hayatlarını kaybediyorlar, bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

Bugün Anayasa Mahkemesinde Öğretmenlik Meslek Kanunu görüşülecek. Eğitimciler de bu yasaya karşı çıktıkları, eleştirdikleri için bu yasanın görüşülmesi sırasında bir meslek nöbeti başlatmak üzere Anayasa Mahkemesi önüne gidiyorlar ve ne oluyor? Polis saldırıyor, çok kişi gözaltına alınıyor, gözaltına alınanlardan darbedilenler var, ters kelepçe işkencesine maruz bırakılanlar var ve bütün bunlar da Anayasa Mahkemesinin önünde yapılıyor. Yani, gerçekten bu iktidar bir hukuk abidesi olarak tarihe geçmiş vaziyette. Anayasa Mahkemesi önünde ifade özgürlüğünü, toplantı ve gösteri yapma özgürlüğünü, anayasal hakları olan özgürlükleri kullanmak isteyen öğretmenler darbedilip ters kelepçe ve işkenceyle gözaltına alınıyor; buyurun, Türkiye'de durum bu. Yani Öğretmenlerin sorunlarını derinleştiren bir yasa olduğunu söylüyorlar. Ya, bunları tartışmak, dinlemek, demokratik protesto haklarını kullanmalarına izin vermek bu iktidarın birinci görevidir ama iktidar, ters kelepçeyle gözaltına almayı daha doğru buluyor, böyle bir pozisyon yaşanıyor.

Şimdi, öğrencilerin de çok sorunları var, sadece öğretmenlerin değil. 2 tane önemli konuya değinmek istiyorum. Bir tanesi, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri bir haftadan fazla bir süredir bir eylem yapıyorlar. Eylemin sebebi de şu: "Kırk yıllık tarihi olan fakültemizden hiçbir makul gerekçe gösterilmeden, hiçbir bileşene ve öğrencilere danışılmadan alınan kararla bunca yılın getirdiği birikimi, yarattığı kültürü ve yaşattığı hafızadan, şu an içinde olduğumuz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...sosyal çevreden kopartılarak fakültemizin ihtiyaçlarına cevap vermeyen ve henüz yapımı bile tamamlanmayan, etrafında dikili tek bir ağacın bile olmadığı, âdeta bir beton yığınına zorla taşıtılıyoruz." diyor Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri. Çok haklı bir talep ama ne yapıyor rektörlük ve dekanlık? Tabii ki bu talebe kulak vermiyor. Yani öğrenciler "Ya, bir kahvenin kırk yıl hatırı var da kırk yıllık bir fakültenin hiç mi hatırı yok?" diye soruyorlar ama hukuk fakültesinde -hukukun da olmadığını biliyoruz- hukuk dekanının ve rektörünün de olmadığını biliyoruz aslında.

İkinci bir durum da ODTÜ'de yaşanıyor. Biliyorsunuz, ODTÜ öğrencilerinin "Rant yolu projesi iptal edilsin!" eylemi var ve...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ..."Bilkent-İncek Yol Projesi" olarak adlandırılan bu projenin iptali için dilekçe topladı ODTÜ öğrencileri ve bu dilekçeleri Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına teslim ettiler ama herhangi bir şekilde dikkate alınmıyor itirazları, Meclis toplantısına katılma istekleri reddedildi; üstelik de polis tarafından tabii ki saldırıya uğradılar ve 7 kişi yine ters kelepçeyle, işkenceyle gözaltına alındı yani öğrenciler de haklarını arayamıyor, itiraz edemiyorlar. Yani iktidarın istediği öğrenci tipi aslında hakkını arayan, itiraz eden öğrenci tipi değil.

Biraz evvel haberini aldık, iktidarın, tabii, hukuk doğrultusundaki çalışmaları derinlemesine devam ediyor, Ekmek Üreticileri Sendikası Başkanı Cihan Kolivar tutuklandı. Yani bir söz söyledi, bu sözü beğenirsiniz beğenmezsiniz, eleştirirsiniz, kabul etmezsiniz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

...ama sonuç olarak ifade özgürlüğü diye bir şey varsa söylediği sözden dolayı bir insanın tutuklanması kabul edilebilir bir şey değil. Tutuklandı. Tutuklanırken kendisi -çok ironik tabii- "Bir Karadenizli olarak Türk toplumuna hakaret edecek karakterde değilim." diyor ama kim dinler öyle bir şeyi. Ne demiş Cihan Kolivar? Ya, bu ekmek tüketimiyle ilgili bazı sözler sarf etmiş. Dediğim gibi sözlere katılırsınız katılmazsınız ama bu toplumu et yemeyen, protein alamayan bir hâle bu iktidar getirdi. Bu toplumu yaş sebze ve meyve tüketemeyen bir duruma bu iktidar getirdi. Yani gıda enflasyonu daha geçtiğimiz ay İstanbul'da yüzde 116 olarak ortaya çıktı. Şimdi böyle bir durum varken yani ekmekle insanların doymasına -ki ekmeğin fiyatı da çok arttı- yol açmış olan bir iktidarın bu konuda...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem efendim.

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...bir eleştirel cümle sarf etmiş olan -dediğim gibi, beğenirsiniz beğenmezsiniz cümleyi, içeriğine katılırsınız katılmazsınız- insanı halka hakaret ediyor, millete hakaret ediyor diye tutuklamak gerçekten düşünce ve ifade özgürlüğünün hiç olmadığına dair çok açık ve net bir mesajdır.

Son bir şeye değinmek istiyorum. Mehmet Emin Özkan'ı hep konuştuk. 83 yaşında, yirmi yedi yıldır cezaevinde, ağır hasta, yürüyemiyor, 5 kez kalp krizi geçirdi, yüksek tansiyon hastalığı vesaire hepsi var, ailesiyle görüşemez durumda. Yarın duruşması var, umuyoruz ve bekliyoruz ki Mehmet Emin Özkan'ı bu duruşmada serbest bıraksınlar çünkü Mehmet Emin Özkan gerçekten yaşı açısından da hastalıkları açısından da cezaevinde kalabilecek durumda değildir, elinde "Kalamaz." diye raporu vardır ve 83 yaşındaki insanı o zamandan beri, yirmi yedi yıldır cezaevinde tutan iktidar da artık onun salınması doğrultusunda bir adım atmalıdır diye düşünüyoruz.

Teşekkür ediyorum.