| Konu: | Ağrı'da yaşanan kazaya, Alevi yurttaşların Meclis Parkı'nda yaptıkları protestoya ve 4 Kasım siyasi darbesinin 7'nci yılına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 17 |
| Tarih: | 08.11.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, dün, Ağrı'da çok elim bir kaza yaşandı ve 7 yurttaşımız maalesef hayatını kaybetti, 3'ü ağır olmak üzere 21 yurttaşımız yaralandı. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.
Son üç ay içerisinde Antep'te, Mardin Derik'te ve şimdi de Ağrı Tutak'ta katliam gibi kazalar yaşandı ve bu gerçekten tahammül edilebilir gibi bir durum değil. Nasıl oluyor da kaza olan yerde Emniyet tarafından, polis tarafından gereken önlem alınmıyor ve aynı yerde bir süre geçtikten sonra -bu Tutak'ta yaklaşık bir saat sonra- tekrar bir kaza oluyor ve o kazada 7 yurttaşımız hayatını kaybediyor ve dediğim gibi ağır yaralılar da var yani bu, kabul edilebilir bir durum değil, çok açık ihmal olduğu ortada ve bu ihmalin sorumlusu, her türlü konuda, lüzumlu lüzumsuz her türlü konuda açıklama yapan Emniyet ve İçişleri Bakanlığıdır. Emniyet ve İçişleri Bakanlığı bu konudaki sorumluların kimler olduğunu, nelerin yanlış yapıldığını açığa çıkarmalıdır ve lüzumlu lüzumsuz açıklamalar yerine gerekli olan şeyleri söylemelidir, önlemler alınmalıdır. Bu durum tahammül edilmez hâle geldi, onu vurgulamış olalım.
Değerli vekiller, şimdi, bakın, bugün Alevi yurttaşlarımız Meclis önünde, Meclisin parkında demokratik protesto haklarını kullanarak bir açıklama yapmak istediler ve bunu da yaptılar. Tabii, her zaman her demokratik protesto hakkını kullanana olduğu gibi kolluğun şiddetiyle karşılaştılar ve Ayrancı'da -pazar yerinin orada- bu şiddet sonucunda çeşitli kişiler yaralanmış oldu; Hacı Bektaş Vakfı Başkanı Ercan Geçmez kalp krizi riskiyle hastaneye kaldırıldı, Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat -dededir aynı zamanda- darplardan dolayı hastanede ve dalağında yırtılma tehlikesi var, bu riskle kaldırıldı. Ufuk Emre Bektaş, Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı, darp ve travma nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Neden? Demokratik protesto haklarını kullanmak için bir açıklama yapmak istediklerinden, anayasal haklarını kullanmak istediklerinden kolluğun saldırısıyla karşı karşıya kaldılar. Ne istiyor Alevi yurttaşlarımız? Peki, açıklamada ne söylediler? Yani biliyorsunuz, burada Genel Kurulda bugün itibarıyla bir kanun teklifini görüşmeye başlayacağız, torba teklif ve o teklifin içindeki maddeleri eleştiriyorlar ve bunların değiştirilmesini, geri çekilmesini talep ediyorlar Alevi yurttaşlarımız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Diyorlar ki: "Eşit yurttaşlık istiyoruz. İnancımıza ve kimliğimize hakaret edilmesin, ayrımcılık yapılmasın. Alevilik bir haktır. Ocağımıza, inancımıza dokunmayın. Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir. Aleviler vardır ve Alevilik haktır." Alevi toplumunun çok önemli bir kesimini temsil eden, milyonlarca Aleviyi temsil eden 8 kurum bugün Meclis Parkı'nda bu açıklamayı yaptı. Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri yani 8 büyük kurum bu açıklamayı yaptı. Bu açıklamalarını destekliyoruz, dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz ve bu kanun teklifindeki maddelerin değiştirilmesi gerektiği konusundaki ve çekilmesi gerektiği konusundaki tutumumuzu sürdürdüğümüzü bir kez daha vurguluyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın vekiller, bakın, bugün, aslında 4 Kasım siyasi darbesinin 7'nci yılındayız. Bugün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yeni bir karar verdi. Bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararda o zaman, 4 Kasım 2016'da yapılmış olan darbeyle birlikte önce gözaltına alınan ve sonra tutuklanan milletvekillerimizle ilgili ihlal kararı verdi, 13 milletvekiliyle ilgili. Biliyorsunuz, daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yine aynı muameleye maruz kalmış olan Kerestecioğlu ve Encu kararlarını vermişti ve bir kez daha Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal kararı verdi. Hangi maddelerde? "5'inci maddede ihlal var." dedi yani kişi güvenliği ve özgürlüğü haklarının kullanımı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.
"5'inci maddenin üç fıkrasında ihlal var." dedi, "10'uncu maddesinde ihlal var." dedi; ifade özgürlükleri, "Ek 1 no.lu Protokol'de -yani seçme ve seçilme haklarının yazıldığı- ihlal var." dedi ve en önemlisi "18'inci maddede ihlal var." dedi. Daha önce Demirtaş ve Kavala kararlarında vermiş olduğu kararı tekrarladı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve "18'inci madde ihlali var." dedi. Ne demek 18'inci madde ihlali? Siyasi nedenlerle milletvekillerinin tutuklandığını ve bunun 18'inci madde ihlali olduğunu söyledi. Yani çok açık ve net bir biçimde milletvekillerimize 2016 yılında yapılan siyasi darbenin, partimize yapılan siyasi darbenin aslında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğunu karara bağlamış oldu ve şu anda hâlen tutuklu olan, rehin tutulan milletvekillerimizin bırakılması gerektiğini bir kez daha vurgulamış oldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Biz o zaman söylemiştik, "Haksız hukuksuz yere bu tutuklamaları yapıyorsunuz. Uluslararası mahkemelerden bu tutuklamalar geri dönecektir ve Türkiye'nin imzalamış olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı hareket ediyorsunuz." dedik, bizi dinlemediniz. İşte, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir kez daha, bugün açıkladığı kararla çok net olarak bu ihlalleri ortaya koymuş oldu. Biz bir kez daha haksız yere siyasi rehine olarak tutulan arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyoruz ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını bir kez daha vurgulamış oluyoruz.
Teşekkür ediyorum.